Cumartesi, Ekim 20, 2007

Kuğu Gölü Balesi

Geçenlerde gitmiştik Opera binasına bir Fado konseri için. Çok hoşuma gitmişti. Erken Cumhuriyet döneminden kalma bina buram buram cumhuriyet Ankarası kokuyordu. Az bulunur bir kokudur ya meraklısı bilir. O zaman dedim kendi kendime. Eh oğlum Umut, madem sevdin bu binaya gelmeyi, e yaşın da artık kemale erdi. Şu bale ne imiş, opera ne imiş öğrenmenin zamanıdır. Hemen bir bilet aldım. Biliyorum önceden de denemiştim, opera olsun, bale olsun, gösterilerin biletleri bir hafta önceden bitiyor. Öyle bugün karar verdim, yarın seyredeyim bir tane yok. Neyse geçen hafta Çarşamba, hayatımda ilk defa bir baleye, Kuğu Gölü Balesi'ne gittim. 3 perde idi. 3. perdede salon görünür bir şekilde boşaldı. Kesinlikle çok mutlu olduk. Masalsı bir dünya yaratılmış. Ufaktan rahatsız eden bir asenkron durumlar vardı. Ben bale bilmem, belki olağanı budur dedim, eve geldim okudum. Bu işin makbulu senkron haraketlerin uyumu imiş. Zannedersem çok süper bir performans değildi seyrettiğimiz, sıralarda kaymalar, ellerde, kollarda uyumsuzluklar vardı ama olsun. Başka bir keyifti. Datmış olduk. Hayatta her bir keyiften bir nebze felsefemiz ile bundan sonraki amacımız bir opera gösterisine gitmek. Sonra da bu gitmeleri bir alışkanlık haline getirip ayda, iki ayda bir bir gösteri izlemek. Becerebilirsek.

1 yorum:

Anıl dedi ki...

benim de haberim olsun bu tip organizasyonlardan.uzun bir süredir benim de bu tip şeyleri düzene oturtmak gibi planlarım vardı ama bir türlü gerçekleşemedi, o yüzden haber edin bana da.