Pazar, Kasım 04, 2007

Taşlar yerinde ağır...

Dün Fatih Akın'ın son filmi Yaşamın Kıyısında'yı, bugün de Tony Gatlif'in Gadjo Dilo'sunu seyrettim. Fatih Akın Almanya'da yaşan Türk kökenli bir yönetmen, Tony Gatlif de Fransa'da yaşayan Cezayir kökenli bir yönetmen. İki film de "öteki"yi anlatıyor. Zannımca iki yönetmen de öteki olmayı iyi biliyorlar. Yaşadığımız günlerde bizim dışımızdaki herkes öteki. Kimlik politikaları tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Etnik kimlikler, dini kimlikler, politik kimlikler. Bizim dışımızdaki herşey ya kötü ve düşman; savaşılması, yok edilmesi, yola getirilmesi gerekiyor ya da ilginç; incelenmesi, pohpohlanması, acınması, "ortaya çıkarılması", hatta pazarlanması gerekiyor. İkinci düşünce de en az birinci kadar tehlikeli, değil mi?

Sözlükte Tony Gatlif ile ilgili "Emir Kusturica için 'aman ne de güzel anlatmış çingeneleri' diyenlere verilebilecek en iyi cevap Tony Gatlif filmleridir. Tony Romanlar ile film çekmeye gittiğinde 'aha film yönetmeni' geldi demez Romanlar, 'aha bizim Tony gelmiş' derler." diye bir yazı var. Almanya'daki Türkleri anlatırken Fatih Akın ne kadar rahat. İki yönetmen de filmlerinde kendi kimliklerinin ne kötü, ne de ilginç olduğunu, insana dair olduğunu anlatıyorlar. Acıyı, sevgiyi, coşkuyu, nefreti, inadı, kendi dilince, kendi halince, kendi coğrafyanda ve öznel şartlarında geliştirdiğin şekilde yaşamanın ne düşmanlığı ne de ilginçliği hak ettiğini anlatıyorlar.

3 yorum:

Turunç dedi ki...

Uzaktan bir alaka ile:
Biz de dun NTV Avrupa'da tesadufen rastlayip izledigimiz "Knjiga rekorda Sutke" (The Shutka Book of Records) adli 75 dakikalik Roman belgeseline hasta olduk. Tavsiye ederim...

notengolugar; dedi ki...

gadjo dilo iyi film, 'bu romanlar da pek bi renkli kişiliklermiş' denmesine neden olacak bir seyirlik nesne yaratmadığı için. kapitalizmin önce ötekileştirip sonra da bohem adı altında gözümüzün önüne getirme tuzağına düşmediği için. müslüm gürses'e eskiden ıyy denirdi şimdi babylona çıkarılıyor. neyse alakasız gibi oldu ama değil :D roman mı çingene mi bu da ne zor bi çıkmazdır.

bilge dedi ki...

bu "yaşamın kıyısındakiler" edebiyatı ile ilgili ne düşündüümü biliyosun abi. anlatacak bi şeyleri yok bu adamların, bi dertleri yok.
sefalet turizminden ekmek yiyorlar..
fatih akını sevmeyin. oğuz atayı sevin.