Perşembe, Kasım 01, 2007

Ticarethane değil, üniversite!

Nasıl anlatacağız bunun anlamını. Bugün yeni yapılan baraka spor salonunda görevli kız bas bas bağırıp sağa sola emirler yağdırıyordu. Havlusuz giremezsin, kimliğin nerede, alın bu çantaları buradan! Zaten tüm salon da uyarı yazıları ile dolu. Ne zamandır canıma tak etmişti. Spor yapandan para almak da nereden çıktı, spor salonlarına koruma memurları koymak bunlar akıl karı değil. Büyüklerimiz herşey gibi spor yapma eyleminin de alınır ve satılır bir meta olmasını buyurmuşlar. Hal böyle olunca da bir ürün (sınırlarını ve şeklini satanın belirlediği - havlu ile gelinecek, çantalar dışarıda bırakılacak, mazallah kolsuz atlet giyilmeyecek) , bir tezgahtar (o da bas bas bağıran kızcağız) ve bir de müşteri (parasını verince gönlü rahatlayan, spor yaptım artık her bi kasım acayip seksi olacak, ben de kendimi şahane satacağım diyen öğrenci) . Gidip konuşayım da anlatayım istedim. Ben de eskidim ya artık okulda, biz eskiden büyük spor salonunda, ne karışan vardı, ne görüşen, ne para soran, ne kimlik gül gibi sporumuzu yapardık. Spor yapılan alanı paylaşmayı, birlikte spor yapmayı öğrenirdik. Bunun mutluluğunu taşırdık. Orda spor yapanlarda "birlikte bir iş yapma" eyleminden dolayı birbirlerini tanırlar, severler ve sayarlardı. Spor alınan ve satılan bir meta değildi. Üniversite sadece dersliklerinde değil barındırdığı diğer olanaklarla da bir eğitim eylemi içinde olmalı. Satın almayı değil sahip olmayı ve paylaşmayı, toplumsal dayanışmayı da öğretmeli diye anlatayım istedim bas bas bağıran kızımıza. Madem kendiler bir üniversite çalışanı, bir mesleki duruşu olmalı, değil mi ama. Hemen ağzımın payını aldım. Ben onları bilmem, bu konuları düşünüp tartışamam diye buyurdu. Tabi ya yeni nesilin tüm politik duruşu Facebook'da profil resimlerine Türk bayrağı koyup, durumlarını da "Dilşah is askere gitmek istiyooooooooooooooo" yapmak. Sonra kendimi yaşlı hissettim. Gençlere hassasiyetleri olmadıkları için çıkışan orta yaşlı insan. Ben miyim o? Yok canım, o kadar da değil.

3 yorum:

evrim... dedi ki...

Yok hakkaten o kadar degil!
Ancak universite dedigin o koca ve "rafine-izole" her ne ise alanda daha onceleri 30 km hiz cezalarinin artik bir harac malzemesi olarak eylemlendirildigini bildigimden, sasirmadim Umut. (Gerci bu konuda biri dava acmisti ve kazandi diye hatirliyorum, akabinde hiz cezalari daha edepli yazilmaya baslandi :))

Isletmecilikte orgutsel davranis derslerinde ogretilen 1. altin kural sudur:
Kisiler isgordukleri mevkilere birdenbire ya da gerekli egitimi almadan gelirler ise; zalim, korkusuz ve ahmakca davranis modlleri sergilemeleri cok yuksek bir olasiliktir!

Son tahlilde; o arkadasin aklini basina devsirmesi cok zaman almayacaktir. Facebook vaka'sini da bosver, zeka geriligi yaptigi bangir bangir duyrulurken sabah programlarini kadrolu sekilde izleyen kadinlarin cocuklari onlar, senin annen gibi ogretmen ve aydin kisiler dgil! yetistirdikleri cocuklar da (bunu soylemek istemiyorum ama ogrenilmis caresizlik kuramini yavas yavas icime sindirir hadiselerin icindeyim) o kadar olur.

Slogancilik sosyal demokratlara ozgu bir davranis modeli denirdi, ancak darbeler ve bunun beraberinde gelen siyasal dusunce(sizlik) ve tahlil yetisinden uzak genclerin yetismesi malesef ulkemize ozgu bir olgu diye dusunenlerdenim.Dolayisiyla o cocuklarin secim ve cikarim mutekabiliyetleri de bundan ibaret!!

Selam, sevgi.

Evrim

Adsız dedi ki...

ya insanların görüşleri yaşları ve meslekleriyle deil yaşantılarıyla ortantılı ve sınırlıdır.
bunu lisede öğrendim.malum bende bir yatılı okul öğrencisiydim:)
ve diyorum ki gençler siyasi kimliklerini ve görüşlerini ailelerinin onları elleriyle besledikleri bir ortamda geliştiremezler

evrim... dedi ki...

'Bu dahil butun genellmeler yanlistir' der Neitchze...

Genellemeler yapmaktan kacinan ancak kisinin yasanmisliklariyla dogru orantili olarak genellemelere vardikca olasiliklari tartmanin ve secim yapmanin benzer cizgide oldugunu tecrube eden bir tavirla diyorum ki;

kisiler siyasi kimliklerini tabiki ailelerinden edinirler, hatta bizzat ailelerinin onlari beslediklerinin icinde olculebilen siyasi tavirlari da mevcuttur.

Ancak benim "herkesin ebeveyni seninkiler gibi aydin degil" derkenki tavrimda kultur siniflamasi gibi bir durus algilanmasin lutfen. Derdim, goz gore gore nasil oz kulturumuzu kaybettigimizin ve facebook genclerinin ne sekilde davranis modelleri sergilediginin uzerinde durmakti, altini cizmekti hatta ustunu boyamakti.

Merak icindeyim, kulturumuzun hangi hali anadolu feodal yapisinin icinde var olan agaliginin destekleyicisi olarak ABD'den masterli castirli insan modeline atif yapar? Bu sekilde kulturumuze engaje edilen ve aslinda hic var olmayan/olmamis/olmayacak olan ancak ozendirilen reklamin karsi konulmaz takipcilerinin dejenere tavrina ve onlarin yetistirdigi yeni neslin dusunemeyen satilmisliklarina soylenmek ve soylediklerimi kanitlarcasina kimligimin arkasinda durmak gibi bir derdim var.

Selam, sevgi.

Evrim.