<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959</id><updated>2012-01-22T21:20:56.418+02:00</updated><title type='text'>UMUT'UN GÜNLÜĞÜ</title><subtitle type='html'>hatırlamak, hatırlatmak ve hatırlanmak için alınmış notlar</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>391</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8576366833885633458</id><published>2012-01-07T19:16:00.000+02:00</published><updated>2012-01-07T19:16:48.805+02:00</updated><title type='text'>Instagram-er</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-qyNIL16yCNo/Twh1J-K5mvI/AAAAAAAABT4/WdeqHK_pzPA/s1600/instagram-2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-qyNIL16yCNo/Twh1J-K5mvI/AAAAAAAABT4/WdeqHK_pzPA/s400/instagram-2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son bir kaç haftadır ailecek sosyal medyayı keşfediyoruz. Şimdi yan sofadan yükselen konuşma baloncuğunda ¨Bir hafta sonunda instagram'a bu kadar zaman ayırmak yeter canım!¨ yazıyor. Önce &lt;a href="https://foursquare.com/"&gt;foursquare&lt;/a&gt; ile başlayan ilgimiz bu hafta &lt;a href="http://instagr.am/" target="_blank"&gt;instagram&lt;/a&gt;'a yoğunlaştı. Instagram'ı hemen hemen ilk yayınlandığı haftalarda fark ettim. İlk bakışta twitter'ın resimli olanı gibiydi. Cep telefonunuzla, hatta (sadece) iPhone'unuzla anın fotograflarını çekip, üzerinde bir kaç artistik filtre ile iyileştirme yapıp, çektiğiniz yeri işaretleyip bir başlık ekleyip yayınlamaya yarayan bir uygulama olarak algılanıyordu. Ben de uzun süre bir nevi micro foto blog olarak kullanmayı sürdürdüm. Fakat fotografları beğenme ve altına yorum bırakma, fotografçıyı takip etme özellikleri zaman içinde uygulamayı mobile bir &lt;a href="http://www.deviantart.com/" target="_blank"&gt;deviantart&lt;/a&gt; ortamı haline getirdi. En şahane fotograçı kimmiş, en çok kim takip ediliyor, en güzel yorumları kim alıyor derken iş aldı başını gitti. An itibarı ile Rabişin 20 benim ise sadece 10 takipçim olması evde de bir rekabet ortamı gelişmesine sebep olmadı değil. Bu bir yandan fotografın yayılması ve paylaşılması içim harika iken öte yandan iyi (ve taptaze) fotografa kolayca ulaşmak için yeri doldurulamaz bir durum. Fotografçılık ağır abilerin afilli ablaların ve sümüklü çocukların sanatı olmaktan çıkıp tıpkı twitter ve blogger artistleri ile yazında, youtube artistleri ile video'da olduğu gibi içinde üretme ve sunma heyecanı olana ulaşmaya başlıyor. Ha diyeceksiniz ki o iPhone denen aracın kaça olduğunu atlamıyor musun? Evet onun da farkındayım ama bu umutlanmam için engel mi? &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;P.S. Takip etmek isteyenler için instagram kullanıcı adım&amp;nbsp;&lt;b&gt;udurak&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8576366833885633458?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8576366833885633458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8576366833885633458&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8576366833885633458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8576366833885633458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2012/01/instagram-er.html' title='Instagram-er'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-qyNIL16yCNo/Twh1J-K5mvI/AAAAAAAABT4/WdeqHK_pzPA/s72-c/instagram-2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6151251721049004648</id><published>2012-01-03T23:29:00.001+02:00</published><updated>2012-01-03T23:29:18.575+02:00</updated><title type='text'>Hatay'da yılbaşı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qchrZ8h6qmk/TwNbD8SulBI/AAAAAAAABTY/R0cx-AzgW8g/s1600/iPhoto+Library.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-qchrZ8h6qmk/TwNbD8SulBI/AAAAAAAABTY/R0cx-AzgW8g/s400/iPhoto+Library.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eylül veya Ekim ayındaydı. Tam da hatırlamıyorum. Bir Pazar günü çalışma odasında internet karşısında çalışıyor gibi yaptığımız anlardan birinde yılbaşına nerede girsek sohbeti başladı. Hemen Anadolujet, Pegasus ve THY siteleri açıldı. Bir o tarafa, bir bu tarafa derken Hatay'a gitmeye karar verdik. Biletlerimizi aldık. Otellere birer birer telefon edip fiyatlarını aldık. 120-230 arasındaki fiyatlardan 150 liralık olan &lt;a href="http://www.antikbeyazitoteli.com/"&gt;Antik Beyazıt Otelinde&lt;/a&gt; yerimizi ayırttık. 170 olan &lt;a href="http://www.theliwanhotel.com/"&gt;Liwan&lt;/a&gt; ve 230 olan &lt;a href="http://www.savonhotel.com.tr/"&gt;Savon&lt;/a&gt; otellerinin adlarını aklımızın bir köşesine yazıp yılbaşının gelmesini bekledik.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-cWqP7LKqJX4/TwNb9DyBGCI/AAAAAAAABTk/7zHhB4tL_Ys/s1600/IMG_6163.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="340" src="http://2.bp.blogspot.com/-cWqP7LKqJX4/TwNb9DyBGCI/AAAAAAAABTk/7zHhB4tL_Ys/s400/IMG_6163.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sayılı gün çabuk geçti. Günler günleri kovaladı, hanım beyi gagaladı, derken geçen Cuma kendimizi havaalanına doğru araba ile giderken bulduk. Arabamızı yeni açılan Park and Fly garajına bıraktık. Taze Elite Card sahibi olarak kendimizi CIP'ye attık. CIP'nin Anadolujet için paralı olduğunu öğrenince ilk gereksiz 50 liramızı THY'de ezerek tatil psikolojisine hemen adapte olduk. Geceyarısını geçe otelimize ulaştık. Pek tarihi taşra butiği otelimizi beğendik. Ah bizde olsa bu malzeme hayalleri ile uykuya daldık. Sabahın enejisine Hatay kahvaltısının kalorilerini ekleyip düştük yollara. Hatay Valiliği ile büyülenip, Protestastan Klisesi etravında aval aval gezdikten sonra şehre yavaştan ısınmaya başladık. Eski Hatay'ın, en çok da Kurtuluş Caddesinin hastası olduk. Şehri ve kendine ait olan çok özel ruhunu hissetmeye, farketmeye çalıştık. Dar sokaklarında kaybolup, kliselerinde, camilerinde, çarşılarında, pazarlarında vakit geçirdik. Camilerin minarelerine, kiliselerin bahçelerine, insanların sıcaklığına vurulduk. İlk defa ikimiz birlikte birgün Ankara dışında yaşamak istersek bu kent güzel bir seçenek olabilir dedik. Benim gidenin görmeden dönemesi gerekenler listem Hüküment Konağı, Katalik Kilisesi (küçük kapısına aldanmayın, içine girin ve dönüp arkanızı Sarımiye Camii minaresine bakın), Habib-i Neccar Camii (mutlaka bahçesindeki çocuklardan Habib-i Neccar'ın hikayesini dinleyin) ve Kurtuluş Ceddesi (her adımda durup etrafınıza bakın, her adımınızda Antakya'yı biraz daha anlayacaksınız). Samandağı, Vakıflı ve Musa Dağını da dolandık, Harbiyeyi de gördük ama benim tercihim hep şehre dönmek oldu. Liwan'da çay içmek, Savon'da kahve içmek çok keyifliydi. Daha çok kazanmalı, gezilerde daha güzel otellerde kalınmalı dedik bol bol. Savon'u özellikle çok beğendik. Orta avlusu ile iç mekanındaki vakit geçirelebilcek ferah lobisi ile çok hoşumuza gitti.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-h1TiU8qjrVw/TwNp0fRV_HI/AAAAAAAABTw/9lKEoU4bBG8/s1600/fotog%25CC%2586raf.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" src="http://3.bp.blogspot.com/-h1TiU8qjrVw/TwNp0fRV_HI/AAAAAAAABTw/9lKEoU4bBG8/s400/fotog%25CC%2586raf.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yemeğe gelince, arkadaş yok böyle birşey. Antakya yemek için yaşıyor dersek yanlış bir tespit olmaz. Kuzum her kasabında tepsi kebabı, her köşe başında künefeci, üç sokakta bir şahane restoran. Bunlar her Anadolu kentine nasip olmaz. Kahvaltı sonrasındaki ilk eylemimizi uzun çarşıda bir kasapta yaptık. Ellerimizle daldığımız tepsi kebabı bizi bizden aldı. Akşamına Leban Restoranda yılbaşı kutlamasındaydık. Yılbaşı kutlaması dahi olsa onca insana Vedat hocamın taktir ettiği tad ve kalitede mezeler ve ana yemek sunabildiler. Ferfeneyi bir kenara bırakırsak (gece boyu fasıl için çok mu yaşlanmışız ne?), çok keyifli bir gece geçirdik. Pazar günü kahvaltı sonrasında tatlıyı fazla kaçırdık. Önce Kral kapalı zannedip Ferah'da ilk künefeyi boğduk. Sonrasında Kralın açık olduğunu farkedince bir de orda yedik ki bu sonumuz oldu. Sonrası akşam yemeğinde &lt;a href="http://www.sveyka.com/"&gt;Sveyka&lt;/a&gt;'ya nasiboldu. &amp;nbsp;Ankara'da eşi benzeri yok desem bilmem inanır mısınız. Tereyağlı humus, zeytin salatası, saç oruğu, maklube, kiraz kebabı derken kendimizden geçtik. Bence olmazsa olmaz ise zeytin salatası. Çekirdeksiz kırık zeytin, daha ne diyeyim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Velhasılı Antakya anlatmakla bitecek gibi değil. Gezmeyi seven durmasın, hemen bir gezi ayarlasın. Pişman olmayacaktır....&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6151251721049004648?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6151251721049004648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6151251721049004648&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6151251721049004648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6151251721049004648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2012/01/hatayda-ylbas.html' title='Hatay&apos;da yılbaşı'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qchrZ8h6qmk/TwNbD8SulBI/AAAAAAAABTY/R0cx-AzgW8g/s72-c/iPhoto+Library.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4566149808531353165</id><published>2011-12-24T23:01:00.001+02:00</published><updated>2011-12-24T23:01:01.644+02:00</updated><title type='text'>Günümüzü Şirinledik</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ngEnQAMM_VE/TvY63fy7hEI/AAAAAAAABTM/AjwAw5oTWFw/s1600/The+Smurfs+Movie+2011.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="275" src="http://4.bp.blogspot.com/-ngEnQAMM_VE/TvY63fy7hEI/AAAAAAAABTM/AjwAw5oTWFw/s400/The+Smurfs+Movie+2011.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İki hafta önce iş için ABD'ye giderken uçakta izlemeyi planlamıştım. Uyuya kalmışım. Dönüşte ise Rio ile Smurfs arasında kalınca Rio'yu seçmiştim. Bugüne kısmetmiş. Sabah kahvaltısında başladık izlemeye. Daha ilk planda, leylek üzerindeki şirinler dallar ve ağaçlar arasında uçuyorlardı, seyrendenler hatırlayacaktır, şirinler aslında daha güzel bir animasyonu haketmiyor mu diye sormaya başladım. &amp;nbsp;Leyleklerin uçuşu, kanatlarının haraketleri hemen Pixar'ın büyülü dünyasından çok uzaklarda olduğumuzu anımsatmaya yetti. Sonrasında gerçek görüntülere giydirilmiş anime karakterler ve ikinci sınıf bir romantik komedi içine atılmış çocukluk kahramanlarımız bizde filme karşı negatif bir his oluşturmaya başladı. Olmamış arkadaşım. Ne işi var şirin babanın, öfkeli şirinin bir Manhattan dairesinde. Ayrıca bir karısı doğurmak üzere olan kozmetik şirketi pazarlama müdürünün şirinler filminde ne işi var. Zorlayarak da olsa filmi bitirdim. Ama yazık olmuş. Şirinler bundan çok daha iyisini kesinlikle hak ediyorlardı. Sırada Tenten var. Bakalım onu neye çevirmişler...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4566149808531353165?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4566149808531353165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4566149808531353165&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4566149808531353165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4566149808531353165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/12/gunumuzu-sirinledik.html' title='Günümüzü Şirinledik'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ngEnQAMM_VE/TvY63fy7hEI/AAAAAAAABTM/AjwAw5oTWFw/s72-c/The+Smurfs+Movie+2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2620273809880652151</id><published>2011-08-27T16:55:00.002+03:00</published><updated>2011-08-27T17:23:03.351+03:00</updated><title type='text'>Nook ve Android üzerine güzelleme</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-b3p9ey-rr6Y/TljsHT-mdJI/AAAAAAAABR0/CAhw83w6cZ0/s1600/Nook-Color-1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/-b3p9ey-rr6Y/TljsHT-mdJI/AAAAAAAABR0/CAhw83w6cZ0/s400/Nook-Color-1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tatile gitmeden önceydi. Bundan sonraki yazımda uzun uzadıya anlatacağım tatilimizi Almanya, Belçika ve Hollanda'yı içeren bir rotada yapmayı planlayınca anladık ki diğer gezilerimizde olduğu gibi bir küçük Dost kitabı veya bir tane Rough Guide bizi kesmeyecek. Bulduğumuz sayısız pdf kaynaktan yararlanmak için bir e-book reader alma zamanı gelmişti. Bunun yanıda tatilde laptop taşımaktansa e-maillerimize, sosyal medya ihtiyacımıza da cevap verecek bir tablet alsak tadından yenmeyecekti. Ben de ne vakittir bu &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Android_(mobil_i%C5%9Fletim_sistemi)"&gt;Android &lt;/a&gt;olayına bir merak içindeydim. Acaba iPhone alarak hakikaten etrafında çokça bulunan Android telefon severlerin tattığı hangi zevklerden mahrum kalıyordum? Bu arada tablet teknolojisinin oturmaması, tatilden önce çok para harcamamak adına da bütçemi olabildiğince düşük tutmaya çalışıyordum. Araştırmalar esnasında alt sınırın en az Android 2.2 destekleyen bir cihaz olması gerektiğini keşfetmem çok zaman almadı. Derken 7" Samsung'a karar vermek üzere iken o esnada iş yerinden bir ekibin A.B.D'de olmasını da fırsat bilip sıkı bir kullanıcı kitlesi olan ve tablet için tasarlanmış ilk Android sürümü &lt;a href="http://www.androidturkiye.net/tag/honeycomb/"&gt;Honeycomb'a &lt;/a&gt;yükseltilebilen Barnes and Noble'ın &lt;a href="http://www.barnesandnoble.com/nookcolor/index.asp"&gt;Nook Color&lt;/a&gt; isimli tabletini sipariş ettim. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk düşüncem zaten browser ve e-book reader desteği olan orjinal Android 2.2 altyapısı üstüne kurlmuş olan Nook işletim sistemine tatilden dönene kadar dokunmamaktı. Fakat marketinin inanılmaz fakir olması, (İnanılmaz, olsa olsa 100 uygulama ancak vardır) çok pahalı olması, Android markette 3 olanın burda 13 olması, ve beni beklediğini düşündüğüm Honeycomb'un serin sularında yüzmenin dayanılmaz hafifliği ilk hafta sonunda rootlamama yetti. Rootlamak youtube'de &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=r1AJefgAli0"&gt;anlatıldığı &lt;/a&gt;kadar kolay oldu. İmajı indirdim, microsd'ye bastım. Microsd'yi Nook'a takıp reboot edince, Alis harikalar diyarından çıktı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben Android sevmedim! İlk olarak işletim sistemi açık kaynak olsa dahi Türkiye'de yaşayan faniler olarak Marketteki paralı uygulamalara ulaşamadığımız için Market Enabler isimli, bir uygulama kurarak "hacking" işine başlamamız gerekiyor. Hacking bu bir başladınız mı, kim tutar sizi? Market çöp dolu. Yok öyle değil diyeni duymadım. Paralısı, bedavası, programların sizin platformunuzda sorunsuz çalışacağının bir garantisi yok. Sürüm, donanım, çözünürlük derken olay karmaşıklaşmaya başlıyor. Bu arada Market ısrar ediyor, senin Nook'unu ben tablet olarak görmüyorum diye. Ama kuzum sana ne? Ben parasını veriyorsam izin ver istediğim yazılımı satın alabileyim. Derken, forumlarda gezinmeyi, uzun uzun denemeleri, rebootları, reinstalları tecrübe eden kullanıcı dayanıklılık ve tabiri caiz ise ustalık kazanıyor. Google'da uygulama ismi boşluk apk yazdığında paralı programların indirip kurabileceği parasız versiyonlarını bulacağını da öğrendi mi değmeyin keyfine. Torrentlerde binlik paketler halinde sunulan programları ve oyunları saymıyorum bile. Derken geceler geceleri kovalıyor. O bunla çalışmaz, bu şunla. Ben hasbelkader bu işlerden az da olsa anlıyorum. Malum temelde yazılım üreterek hayatımı&amp;nbsp;kazanıyorum ki benim iki haftamı aldı kararlı bir sistemi ayağa kaldırmam. Resmen mühendislik yaptım. Hem de kaç noktada. Sürekli debug halindesiniz. Entellektüel eğlence desen, o da değil. Neyse hala hem açılışta hemde kullanırken bir kaç saatte bir exception (nam-ı diğer hata) yerken ve artık bu iş olmayacak derken, zira iPhone/iOS sever bünye kararlı ortama alışkın, Android sever arkadaşların da telefonların da bu hataları aldıklarını ve önemsemediklerini görünce ben de beklentilerimi buna göre ayarladım. Tatilde kullandık, hala kullanıyoruz. Taşınabilirlik had safhada. İnsan hata mesajlarıyla yaşamaya alışınca kullanımı da seviyor. Fakat tablet alacaklara benim nacizane önerim beklentilerini iyi ayarlamaları, alacakları tabletin fabrika ayarlarında üstünce gelecek uygulamaları ve üretici firmanın marketini değerlendirmeleri, Andorid market ve Android hacking'e bel bağlamamaları yönünde olacaktır. Nvidia Tegra altyapısında iki çekirdekli güçlü&amp;nbsp;ekran kartlı çok şahane donanımlar var, fakat onları destekleyen kararlı uygulama platformları hala eksik. Performansı ve kararlılığı sadece üretici firma garanti edebiliyor. Kendiniz "hack" etmeye kalktığınızda binlerce sayfa forum içinde kayboluyorsunuz. Bunlarla uğraşmayıp, "dark side"ı seçmek, paraya kıyıp bir iPad almak, sürece değil sonuca odaklı kullanıcılar için değerlendirilmesi gereken bir seçenek. İş gücümü maliyetlendirsem, ben eminim, iPad'den daha fazla para harcadım. Tek tesellim Android ile tanışmış olmak.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2620273809880652151?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2620273809880652151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2620273809880652151&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2620273809880652151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2620273809880652151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/08/nook-ve-android-uzerine-guzelleme.html' title='Nook ve Android üzerine güzelleme'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-b3p9ey-rr6Y/TljsHT-mdJI/AAAAAAAABR0/CAhw83w6cZ0/s72-c/Nook-Color-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2659289422491859161</id><published>2011-06-11T13:02:00.001+03:00</published><updated>2011-08-21T18:32:55.498+03:00</updated><title type='text'>Paris'te bisiklet turu</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wYgQVVBfCis/TfM569B1lWI/AAAAAAAABQo/L7Om-_vV_XM/s1600/velib.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="242" src="http://2.bp.blogspot.com/-wYgQVVBfCis/TfM569B1lWI/AAAAAAAABQo/L7Om-_vV_XM/s400/velib.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mayıs ayının başıydı, anlayacağınız oldu biraz. Bir toplantı vesilesi ile iki günlüğüne Paris'e gittim. Toplantıyı bir buçuk günde tamamlayınca Cuma öğleden sonrası da bana kaldı. Toplantı Eragny diye bir kasabadaydı. Ulaşmak için PER C hattını kullanıyordum. Toplantı yapılacak yere görece yakın olabilmek için Porte de Clichy'de bir otel ayarlamıştım. Geçen sene de aynı yerde toplantı yaptığımızda, Rabiş de benimleydi, rahat gezebilmek için Eyfel yakınında bir otelde kalmıştık, ben toplantıya ulaşana kadar ruhumu teslim etmiştim. Konuya dönersek, Porte de Clichy'de metro istasyonu civarında bir çok kiralık bisiklet vardı. Özel otomatlara bağlı öyle kuzu gibi yatıyorlardı. Ortalıkta da bunlarla gezen bir sürü insan vardı. Gözüme kestirmiştim zaten, zaman da olunca, yarım günlük Paris turunu bu bisikletlerle yapmaya karar verdim.&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/V%C3%A9lib'"&gt;Velib&lt;/a&gt; ismi verildiğini sonradan öğrendiğim sistemi, otomat başında menüleri kurcalarken, sağdaki soldaki insanların yardımı ile çözdük. Çözdük diyorum, yalnız değildim, yanıma toplantıya beraber gittiğim arkadaşı da aldım. Önce biraz debelendik, otomat kredi kartımızdan deposito olarak 150 avro kesince Allah dedik ama hikayenin korkacak bir tarafı yoktu. 1.70 avroya günlük bilet alıyorsunuz. Her bisiklet aldığınızda ilk yarım saat bedava sonraki her yarım saat için 1 avro kesiyor. Pariste 1200 kadar bisiklet kiralama istasyonu varmış. Bize yardımcı olan herkes yarım saatinizi doldurmadan bir istasyonda bisikletinizi değiştirin ki az para verin diye uyardı ama biz olayın acemileri olarak aşağı yukarı her seferinde 40 dakikada bir bisikleti bırakarak 3 defa 1 avro ödemeyi başardık. İşin güzellikleri saymakla bitmez. İlk olarak Paris'in muhteşem caddelerinde bisiklete binmenin eşsiz keyfi. Sonra her ne kadar ertesi gün bindiğim taksinin şöfürü aksini söylese de, iki tekerleklilere alışkın, onlara göre düzenlenmiş, güvenli bir trafik. Şöyle anlatmak istiyorum: Bazı yerlerde otobüs ve bisikletler aynı yoldan gidiyor. Kırmızı ışıkta bekliyoruz. En önde biz iki bisikletli, arkamızda dolu bir belediye otobüsü. Biz ne kadar hızlı gidersek o da o kadar hızlı gidebiliyor. Bir ışık, iki ışık. Ne bir korna ne sellektör ne taciz. Şahane. Devam eder isek misal güzel bir yere geldiniz, etrafı yürüyerek gezmek istiyorsunuz, bir kahve içip etrafı seyredeceksiniz. Bırakıyorsunuz bisikleti bir istasyona, etrafta istediğiniz kadar takılıp, yeni bir tane alıp başka bir limana yelken açıyorsunuz. Bir yandan Paris ne kadar büyük gözükse de bisikletle bir yarım günde bir çok yer dolaşabiliyorsunuz. Biz çok keyif aldık. Gidecek ve gezeceklere tavsiye ederim.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2659289422491859161?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2659289422491859161/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2659289422491859161&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2659289422491859161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2659289422491859161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/06/pariste-bisiklet-turu.html' title='Paris&apos;te bisiklet turu'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wYgQVVBfCis/TfM569B1lWI/AAAAAAAABQo/L7Om-_vV_XM/s72-c/velib.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7947164174941664167</id><published>2011-04-26T22:35:00.003+03:00</published><updated>2011-04-30T10:30:33.785+03:00</updated><title type='text'>Geç kalmış bir Amasra yazısı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7kqXv6kglTw/TbcaSOGF-eI/AAAAAAAABQM/q4chYrUxpQ4/s1600/amasra.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="209" src="http://3.bp.blogspot.com/-7kqXv6kglTw/TbcaSOGF-eI/AAAAAAAABQM/q4chYrUxpQ4/s400/amasra.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;İki hafta önceydi. Züleyha'nın yüksek lisans tez jürisini savuşturması ve biz mühendisler nezdinde yüksek sosyolog, sinema televizyon ve hatta iletişim uzmanı olmasını kutlamak vesilesi ile yeşil ve tombul olan alemin en şekilli arabasına doluşuldu ve ver elini Amasra. Amasra bomboş. Hava en kralından yağmurlu. Arada izin veriyor sağolsun, iki rıhtımda yürüyüp keyif yapıyoruz. Bol balık, salata ve saz arkadaşları. Derken pansiyon. Lütfiye teyzenin eski evi. Önünden geçerken her seferinde aklımda kalan mekan. İçi o kadar da içimizi açmıyor. Ortak banyo işi bir yaştan sonra yalan. Pansiyon odası da olsa, kutu gibi olsun, içinde banyosu tuvaleti olsun. Son kararımız. Sabah kahvaltısı gene Lütfiye'de. Fakat bu seferki cafe olanı. Bu çok başarılı. İnanılmaz bir sofraya kişi başı on lira ödemek yüzümüzü güldürüyor. Paramızın geri kalanını Lütfiye cafeye bırakmaya kararlıyız. Reçeller, helvalar ve lokumlar gırla. Kat be kat hediye faturası ödüyoruz. Dönüş yolunda Safranbolu. Safran alınmadan geçilmemeli. İki gramı mazallah bir maaş. Derken güzel bir çarşı turu üstüne kızılcık şerbeti ve cevizli erişte. Arabaya binmeden Safranbolu simidi almazsak olmaz. Havaya bak sen. Yağmurla yetinme sen! Bir kar vardı ki yolda, akıllara zarar. Nisan ortasında bir karış karla vardık Cankurtaran'a. Ankara günlük güneşlik.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7947164174941664167?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7947164174941664167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7947164174941664167&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7947164174941664167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7947164174941664167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/04/gec-kalms-bir-amasra-yazs.html' title='Geç kalmış bir Amasra yazısı'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-7kqXv6kglTw/TbcaSOGF-eI/AAAAAAAABQM/q4chYrUxpQ4/s72-c/amasra.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2200327696934027033</id><published>2011-04-03T18:53:00.002+03:00</published><updated>2011-04-03T18:56:47.691+03:00</updated><title type='text'>Koşulara geri dönüş</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,47,0" height="270" id="flashObj" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://c.brightcove.com/services/viewer/federated_f9?isVid=1&amp;isUI=1" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="videoId=700464845001&amp;playerID=608459729001&amp;playerKey=AQ~~,AAAAABjSC4E~,YBF36HfcFnaSWs5j72swjzy7Iy7vussp&amp;domain=embed&amp;dynamicStreaming=true" /&gt;&lt;param name="base" value="http://admin.brightcove.com" /&gt;&lt;param name="seamlesstabbing" value="false" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="swLiveConnect" value="true" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;embed src="http://c.brightcove.com/services/viewer/federated_f9?isVid=1&amp;isUI=1" bgcolor="#FFFFFF" flashVars="videoId=700464845001&amp;playerID=608459729001&amp;playerKey=AQ~~,AAAAABjSC4E~,YBF36HfcFnaSWs5j72swjzy7Iy7vussp&amp;domain=embed&amp;dynamicStreaming=true" base="http://admin.brightcove.com" name="flashObj" width="420" height="270" seamlesstabbing="false" type="application/x-shockwave-flash" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" swLiveConnect="true" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kış boyunca koşu işini askıya aldım desem yeridir. Bir kaç sefer uzun uzun koşmayı denedim fakat koşu bandında yarım saatten fazla koşmaya bünyem bir türlü elvermedi. Sıkıldım. Sıkılmamak için film seyrettim olmadı, dizi seyrettim olmadı, müzüik ayarladım, ondan da sıkıldım. Aynı hızda 45-50 dakika koşmak bana her koşulda zulüm geliyordu. Neyse bahara doğru yaklaşırken yeniden koşulara geri dönmek lazım derken runnersworld.com'da en sevdiğimi yukarıda yayınladığım &lt;a href="http://www.runnersworld.com/article/0,7120,s6-238-263--13782-0,00.html"&gt;bu videolar&lt;/a&gt;a rastladım. Son üç haftadır, hafta en az bir defa yukarıdakinden, bir kaç sefer de "The fast 15" olanı koşuyorum. Sürenin kısa olması, hızın sürekli değişmesi sayesinde antrenmanı sıkılmadan tamalayabiliyorum. Az kaldı biliyorum, yakında evin kapısından çıkıp ormana dalacağım. O günlerden önce biraz kondisyon depolamak lazım. Bir de bisiklet mevzusu var. Şu patlayan tekerleği bu hafta Delta bisiklete götürmem lazım. Tubeless lastik nasıl tamir edilir? Nasıl? Arkası yarın...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2200327696934027033?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2200327696934027033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2200327696934027033&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2200327696934027033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2200327696934027033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/04/kosulara-geri-donus.html' title='Koşulara geri dönüş'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2968294582837887643</id><published>2011-03-28T13:25:00.003+03:00</published><updated>2011-03-29T23:34:49.501+03:00</updated><title type='text'>Blogsuzlaşma süreci</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-PCaZSJ-MYsU/TZI7OAlrxzI/AAAAAAAABQI/5UlL-Ap8zTg/s1600/bloguma-dokunma.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="170" src="http://3.bp.blogspot.com/-PCaZSJ-MYsU/TZI7OAlrxzI/AAAAAAAABQI/5UlL-Ap8zTg/s400/bloguma-dokunma.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Blog yazma işine 24 Ekim 2005 yılında başlamışım. Beş senenin üstünde yüzlerce yazı yazdım. Temelde yazdığım an yaşadıklarımı sevdiklerimle paylaşmak, sonrasında da kendi kendime kişisel tarihçemi okuyup eğlenmek için yazıyorum. Bir ay önce de artık alan adı almanın zamanıdır deyip umutungunlugu.com'u satın almıştım. Sıklığı değişse de uzun süredir, aksatmadan hem blog yazıyor, hem de okuyorum. Bu gayet otonom, gayet bağımsız, gayet dağıtık içerik yaratma işini ta başından beri çok da seviyorum. Annem, teyzem, kuzenler, arkadaşlarım yazdıklarımı okuyorlar. Bunu yanında Rahmi ile hiç tanışmadık ama yıllardır birbirimizi okuruz. Sandeletli Seyyah Bora Bilgin'i hiç tanımadım. Onu takip ettiğimi bile bilmiyordur ama o her seyahata çıktığında ben merakla bekliyorum. Bu böyle uzar gider. Benim dışımda yüzbinlerce blog sever var. Bulutsuz havalarda herkes mutlu mutlu yaşıyordu. Gök gürledi, yağmur başladı, dereler taştı, yollar çamur oldu, trafik sıkıştı, taksi bulmaz olduk, elektrikler kesildi ve Türkiye'de yaşadığımızı anımsadık.&amp;nbsp;Digitürk 240 milyon dolar futbol takımlarına aktarırken 12 milyon'u teknolojiye aktarmak yerine Diyarbakır'a avukatlarını yollayıp yüzbinlerce blogsevere, futbol severler kadar değer vermediğini göstererek hepimizi süresiz, sonu belli olmayan bir sürece sokarak memleketi blogspot.com'dan mahrum etmeyi seçti. Ellerine sağlık! Bundan sonra google'dan beklenen tabi ki Türkiye'den yayınlanan her videoyu kontrol edecek bin adam istihdam etmek. Önce onlar bakacak, olur ya Digitürk kızar falan da yargıya başvurur, Digitürk kızmaz ise işgüzar bir vatandaşın kanına dokunur, zaten yargımız için internet teknolojisi mazallah "rocket science", anlayan çıkmaz, memleketin tüm interneti kapatıverir. Gönlümden geçen bıçağın kemiğe dayanması. Yok mu Facebook'u ve Gmail'i kapattırabilecek bir avukat, arkadaşlar ile aramızda para toplayıp Çemişgezek'te bir dava açalım.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2968294582837887643?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2968294582837887643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2968294582837887643&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2968294582837887643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2968294582837887643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/03/blogsuzlasma-sureci.html' title='Blogsuzlaşma süreci'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-PCaZSJ-MYsU/TZI7OAlrxzI/AAAAAAAABQI/5UlL-Ap8zTg/s72-c/bloguma-dokunma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-268782833907891396</id><published>2011-03-28T13:14:00.002+03:00</published><updated>2011-03-29T23:01:47.025+03:00</updated><title type='text'>İstanbul Haftasonu</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-T56tqKlCcm4/TZI1SJs9e2I/AAAAAAAABQE/dkaVjqwSUcQ/s1600/moda.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="233" src="http://2.bp.blogspot.com/-T56tqKlCcm4/TZI1SJs9e2I/AAAAAAAABQE/dkaVjqwSUcQ/s400/moda.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ezgi ile İbrahim'in Gebze'ye taşınmalarının senesini devirmek üzerdeydik ki hızlı bir ayarlama ile geçen hafta sonu Pegasus sağolsun Sabiha Gökçen'e uçtuk. Pegasus sağ olsun hakikaten hem ucuz (herşey dahil 49TL), hem de havacılık alanının ciddiyetine sahip (Takside cep telefonu ile konuşan yolcuyu güvenlik görevlisi gelip teslim aldı). Cuma gecesi Gebze'deki ev keyfinden sonra Cumartesi Çengelköy'de başladı. Utku ve Sultan'ın katılımı ile sayımız altı oldu. Çınaraltında bol börekli çörekli bir kahvaltıdan sonra ve elini Kadıköy. Anadolu yakası keyfi yapacağız, niyetimiz bozuk. Ordan Moda'ya yürüdük. Wafle'ın en güzelini yedikten sonra kahve keyfi yaparken Turgay ile Gaye'de aramıza katılınca tam bir kuzen buluşması oldu. Akşamına Cadde'ye ulaştık. Güzelinden bir yürüyüş sonrasında Ankara'lının bünyesini ıslak hamburger ile ıslah ettik. Gece Tabu oynayarak bitti.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QBYgyUscogM/TZI1Npz14lI/AAAAAAAABQA/76zzvJE5J3Y/s1600/pandoamca.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://3.bp.blogspot.com/-QBYgyUscogM/TZI1Npz14lI/AAAAAAAABQA/76zzvJE5J3Y/s400/pandoamca.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pazar sabahı ilk durağımız Pando Amca'nın mekanııydı. Sıcak süt ile sucuklu yumurta, bol bol söğüş. Tam bir Beşiktaş keyfi oldu. Pando Amca da bizi kırmadı, iki kare fotograf çektik. Sonra Taksim. İstiklal'den Kuledibi'ne, ordan da Eminönü'ne. Gözümüz gönlümüz İstanbul'a doydu. Kardeş ile kuzenle doya doya görüştük. Darısı yenisine.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-268782833907891396?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/268782833907891396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=268782833907891396&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/268782833907891396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/268782833907891396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/03/istanbul-haftasonu.html' title='İstanbul Haftasonu'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-T56tqKlCcm4/TZI1SJs9e2I/AAAAAAAABQE/dkaVjqwSUcQ/s72-c/moda.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8113688929211964588</id><published>2011-03-09T23:57:00.001+02:00</published><updated>2011-03-10T10:27:15.145+02:00</updated><title type='text'>Brüksel Notları</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-_PkNRxXoAv8/TXfz8ofPOQI/AAAAAAAABPU/jWCgLJQZV98/s1600/blog.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="https://lh5.googleusercontent.com/-_PkNRxXoAv8/TXfz8ofPOQI/AAAAAAAABPU/jWCgLJQZV98/s400/blog.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde Brüksel'e hem gecenin köründe gidip, gecenin köründe de dönüyorum. Geçen Pazar sabah 2 sularında evden çkıp düştüm yollara. Otele vardığımda saat 11'e varmıştı. Geçen gidişimizden aldığım ders sonucu gene Türk mahallesinde ama bu sefer &lt;a href="http://www.hotelprestigebrussels.com/"&gt;Prestige Hotel&lt;/a&gt;'de yer ayırtmıştım. Otel güzelmiş. Beğendim. En güzeli NATO'ya giden otobüs 65 numara tam önünden geçiyor. Grand Platz'a yürüyerek yirmi dakika. Türkçe konuşulan bir ortam. Fiyatı makul. Uzun ve erken başlayan yolculuk sonrasında  kendime geldiğimde öğleden sonra olmuştu bile. Hava çok güze lgözüküyordu. Merkeze doğru yürümeye başladım. Karnımın acıktığını farkedince yol üstündeki bir fırına uğrayıp açma aldım. Açmayı tırtıklarken meydana ulaşmıştım bile. Bir iki dükkana gireyim, etrafta dolaşan insanları seyredeyim, şurada oturup bir şey içeyim derken akşam oldu. Günü midye çorbası ve patates ile bitirdim. Pazartesi toplantı ile geçti. Akşamına kısa bir şehir turu, Yunan restoranında gyro, Häagen-Dazs'da sıcak çikolata ve wafle ile günü bitirdik. Salı sabahı checkout'a kadar çalıştım. Hesapta Ankara'ya dönünce Aviyonik Semineri'nde konuşma yapacaktım. Pehh, 40 santim kar ile karşıladı Ankara beni. Seminer, iş, güç herşey iptal. İki gün kar tatili. Hava alanına gitmeden evvel bir daha meydana inip son alışverişleri yaptık. Leonidas'dan çikolatalar, H&amp;amp;M'den ucuz giyim, sahaftan plak derken çantayı doldurdum. Uzun bir dönüş yolculuğunda sonra bugün sabaha karşı eve vardım.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8113688929211964588?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8113688929211964588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8113688929211964588&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8113688929211964588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8113688929211964588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/03/bruksel-notlar.html' title='Brüksel Notları'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-_PkNRxXoAv8/TXfz8ofPOQI/AAAAAAAABPU/jWCgLJQZV98/s72-c/blog.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2473440580314531097</id><published>2011-03-01T22:54:00.001+02:00</published><updated>2011-03-01T23:01:06.949+02:00</updated><title type='text'>The Big Bang Theory</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-7CxSL88I7R0/TW1b5alrAeI/AAAAAAAABPQ/_MBAUt_e8K8/s1600/tbbt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="175" src="https://lh6.googleusercontent.com/-7CxSL88I7R0/TW1b5alrAeI/AAAAAAAABPQ/_MBAUt_e8K8/s400/tbbt.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Biraz geç kaldığımı kabul ediyorum. Dördüncü sezonuna gelmiş bir başyapıtı kaçırmışım. Zararın neresinden dönersem kardır, öyle değil mi ama? Geçenlerde Eskişehir tayfasından Servet beni ayıplayınca dün utancımdan ilk sezon ilk bölümüne bir bakayım dedim. İyi ki de bakmışım? Yok böyle güzel bir sitcom. Veya geek commedy mi desem? İzlemeyenler de bu yazım vesilesi ile bir baksınlar. Pişman olmayacaklar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2473440580314531097?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2473440580314531097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2473440580314531097&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2473440580314531097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2473440580314531097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/03/big-bang-theory.html' title='The Big Bang Theory'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-7CxSL88I7R0/TW1b5alrAeI/AAAAAAAABPQ/_MBAUt_e8K8/s72-c/tbbt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4533543270823121682</id><published>2011-02-27T23:16:00.003+02:00</published><updated>2011-02-27T23:19:22.599+02:00</updated><title type='text'>Beypazarı çıkartması</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-xiSibSHbOwA/TWq8LDnbH2I/AAAAAAAABO8/iwOEHEjPW0A/s1600/karasar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="233" src="https://lh6.googleusercontent.com/-xiSibSHbOwA/TWq8LDnbH2I/AAAAAAAABO8/iwOEHEjPW0A/s400/karasar.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fatih dağda ev aldığından beri konuşur dururduk. Fatih bize etraftaki rotalardan bahsettikçe de canımız isterdi. Abi, kesin geleceğiz. Şu zaman geleceğiz, olmadı bu zaman kesin geleceğiz derken Serap işe el atınca bu sabah hep beraber düştük yollara. Ankara'da hava biraz yağışlıydı ama eminim hiç birimiz neyle karşılacağımızı bilmiyorduk. Fatih'in deyimi ile Karaşar ayrımından Karagöle döner dönmez mevsim değişti. Mevsim değilse bile iklim değişti. Kar yürüyüşü hakkında hiç birşey bilmediğimizi farketmemiz 500 metremizi almadı. Birkaçımızda tozluk vardı ki onlar bu basit farkın lüksünü sürdüler. Geri kalan Kar Yürüyüşü 101 dersi talebeleri her dizimize kadar kara battığında botunun içine giren karı temizlemek zorunda kaldı. Hiç birimizde Tschibo'da üç paraya satılan raket biçimli ayakkabının altına takılan ismini dahi bilmediğim malzemeden yoktu. Hal böle olunca her kara gömülene, gömülürken şekilden şekile girene kahkalar ile güldüğümüz bir saatlik kısa ama keyifli bir yürüyüş yaptık. Sonrasında tam ev sahiplerimizin bize sunduğu tarhana çorbası ve gövecin keyfini çıkarıyorduk ki Gökhan bombayı patlattı. Hayatında ilk defa "vasıfsız" yürümüş. Keyif de almış. Vasıfsız yürüme lafına çok güldük. Güzel bir faaliyet olarak akıllarda kalacak. Darısı yenilerine.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4533543270823121682?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4533543270823121682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4533543270823121682&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4533543270823121682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4533543270823121682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/02/beypazar-ckartmas.html' title='Beypazarı çıkartması'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-xiSibSHbOwA/TWq8LDnbH2I/AAAAAAAABO8/iwOEHEjPW0A/s72-c/karasar.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7136469314288749332</id><published>2011-02-26T13:59:00.003+02:00</published><updated>2011-02-26T14:07:22.566+02:00</updated><title type='text'>Adres değişikliği</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-J1bjm1CKhyg/TWjqGjXbD7I/AAAAAAAABOs/bOXGhPHjPD4/s1600/moving-blog.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" src="https://lh6.googleusercontent.com/-J1bjm1CKhyg/TWjqGjXbD7I/AAAAAAAABOs/bOXGhPHjPD4/s400/moving-blog.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;En sonunda umut'un günlüğü için bir alan adı aldım. Beş senenin sonunda blog'umun kendine ait bir adresi oldu. Evet taşındık, ama uzak bir yere değil. Hemen yan daireye. Yeni adresimiz www.umutungunlugu.com. Günlüğümün saygıdeğer takipçileri, adres kayıtlarınızı güncelleyebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7136469314288749332?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7136469314288749332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7136469314288749332&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7136469314288749332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7136469314288749332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/02/adres-degisikligi.html' title='Adres değişikliği'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-J1bjm1CKhyg/TWjqGjXbD7I/AAAAAAAABOs/bOXGhPHjPD4/s72-c/moving-blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5016473732011122583</id><published>2011-02-24T00:06:00.001+02:00</published><updated>2011-02-24T00:41:56.292+02:00</updated><title type='text'>35. yaş günü hediyem</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-h8KNx-pwGpA/TWWCVcfSDMI/AAAAAAAABOk/ZmNti_b8vZg/s1600/crembrule_blog.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://3.bp.blogspot.com/-h8KNx-pwGpA/TWWCVcfSDMI/AAAAAAAABOk/ZmNti_b8vZg/s400/crembrule_blog.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Crembrule. Evet, 35. yaş günü hediyem, crembrule yapmayı öğreneceğim bir yemek kursu. İnanamıyorum. Tadı hala damağımda. Yemeklerin de evet ama, en çok Rabişimle birlikte Cookart (&lt;a href="http://www.cookart.com.tr/"&gt;http://www.cookart.com.tr/&lt;/a&gt;) mutfağında geçirdiğimiz üç saatin. İnanılmaz keyifli, çok öğretici, hani nasıl diyorlar, "hands on", hah tam öyle işte. Yapa yapa öğretiyor Cookart'ın sahibi, kendisi ile bugün tanıştığın, hatta ilk tanıştığım "Şef" (burası önemli, hakiki bir şef) Cemre Cerit. Çok şaşırdım, kendisi de öğretirken çok keyif alıyor. Altı kişilik grubumuz ile 3 hafta daha Çarşamba akşamları Kilis Sokakta olacağız. Davet menüsü hazırlayacağız. Grup da çok keyifli. Yemek yapmaktan keyif alan altı kişi bir de şef. Yahu masal gibi. Hala inanasım gelmiyor. Ne süper hediye be! Hatta en bir şahane hediye.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5016473732011122583?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5016473732011122583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5016473732011122583&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5016473732011122583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5016473732011122583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/02/35-yas-gunu-hediyem.html' title='35. yaş günü hediyem'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-h8KNx-pwGpA/TWWCVcfSDMI/AAAAAAAABOk/ZmNti_b8vZg/s72-c/crembrule_blog.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4245377416707502003</id><published>2011-02-14T22:28:00.001+02:00</published><updated>2011-02-14T22:30:46.829+02:00</updated><title type='text'>Yeni çağın madencileri</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-F_cZyzmq73w/TVmQXu2RvCI/AAAAAAAABN8/uluQVDZ54Wg/s1600/dilovasi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="123" src="http://3.bp.blogspot.com/-F_cZyzmq73w/TVmQXu2RvCI/AAAAAAAABN8/uluQVDZ54Wg/s400/dilovasi.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şimdi silik gölgelerin türküsünü söylüyoruz.&lt;br /&gt;Derin yer altı ocaklarında kazmalar,&lt;br /&gt;Derine, hep derine kazıyoruz.&lt;br /&gt;Nerde çağımızın o altın kalbi&lt;br /&gt;Çağımızın altın kalbini arıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni düşünüyorum her vurduğum kazmada&lt;br /&gt;Çocuk gözlerinde kirli bir yağmur&lt;br /&gt;Kazdıkça daha derinlere inmek,&lt;br /&gt;Kazdıkça senden biraz daha uzaklaşmak demek.&lt;br /&gt;Eski çağlardan bir yeraltı Tanrısı&lt;br /&gt;Tutup öpüyor yorgun ellerimizden&lt;br /&gt;Çağın uzaklarda vuran kalbini duyuyoruz derinden,derinden&lt;br /&gt;Üzerimizde ağır bir yeryüzü&lt;br /&gt;Gökyüzünden uzakta, çok uzakta&lt;br /&gt;Derine, hep derine kazıyoruz&lt;br /&gt;Nerde çağımızın o altın kalbi&lt;br /&gt;Çağımızın altın kalbini arıyoruz.&lt;br /&gt;Çağ yendi bizi,yorgunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;Ergin Sander&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4245377416707502003?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4245377416707502003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4245377416707502003&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4245377416707502003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4245377416707502003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/02/yeni-cagn-madencileri.html' title='Yeni çağın madencileri'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-F_cZyzmq73w/TVmQXu2RvCI/AAAAAAAABN8/uluQVDZ54Wg/s72-c/dilovasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2419277615189840345</id><published>2011-01-31T00:44:00.002+02:00</published><updated>2011-01-31T02:15:29.224+02:00</updated><title type='text'>2011 Global Game Jam'in ardından</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TUXehwAFAlI/AAAAAAAABNw/2m0oMFtxKLw/s1600/ggj11_1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TUXehwAFAlI/AAAAAAAABNw/2m0oMFtxKLw/s400/ggj11_1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu sene kaçıncısının yapıldığını bilmediğim&amp;nbsp;Global Game Jam &amp;nbsp;dünya çapında bir etkinlik. Dünya çapında derken hakikaten dünya çapında. Misal bu sene içlerinde Ankara'nın da yer aldığı 169 merkezde yapılan etkinliğe 6474 geliştirici katılmış, 1466 tane oyun geliştirilmiş. 48 saat süren etkinliğe her ülke kendi yerel saati ile Cuma günü saat 17:00'da başıyor. Önce oyunlarda kullanılacak tema açıklanıyor. Sonrasında katılımcılar gruplar oluşturup, oyun geliştirmeye koyuluyorlar. 48 saatin sonunda, Pazar saat 17:00'da da gruplar önce oyunlarını &lt;a href="http://www.globalgamejam.org/"&gt;global web sitesine&lt;/a&gt;&amp;nbsp;yüklüyor, sonra da yaptıklarını birbirlerine ve jüriye sunuyorlar. Jüri ve yarışma kısmı çok önemli değil. Dereceye girenlere öyle kayda değer hediyeler sunulmuyor. Jüri desen, sayıca yarışmacılar kadar (Bu sene 60 yarışmacı, 40 kadar jüri vardı). Yani jüri olmak da etkinliğe katılmanın bir biçimi. Ben etkinlik ile ilk defa geçen sene tanışmış, &lt;a href="http://umutungunlugu.blogspot.com/2010/02/global-game-jam-2010.html"&gt;görüşlerimi &lt;/a&gt;de sizlerle paylaşmıştım. Bu sene bir adım daha atarak etkinliğe jüri olarak katkı sağladım. Cuma konunun açıklanmasından, Pazar &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=XUJzueZpFXY"&gt;sürenin bitmesine&lt;/a&gt;, ödüllerin verilmesine kadar gidişat ile ilgilendim. Çocukların etraflarında dolandım, sorular sordum. Diğer meraklılar ve sektörden insanlarla uzun uzun oyun sohbetleri ettim. Etkinlik ODTÜ Teknokent'in oyun ve animasyon merkezi ATOM'daydı. Fırsat bu fırsat, etraftaki oyun stüdyolarını gezdim. En merak ettiğim &lt;a href="http://www.taleworlds.com/"&gt;Taleworlds &lt;/a&gt;idi, &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=UgiTCPcU1MQ"&gt;Armağan Hocam&lt;/a&gt; kırmadı beni, Taleworlds'ü de gezdim.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TUXkM9ddbNI/AAAAAAAABN0/Vd8WcbM2E_E/s1600/2011_ggj_2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TUXkM9ddbNI/AAAAAAAABN0/Vd8WcbM2E_E/s400/2011_ggj_2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ekibin önemli bir kısmını geçen seneden gözüm ısırıyordu. Bu sene yeni heves yeni heyecan ile katılanların sayısı da az değildi. Toplam 60 kadar geliştirici vardı. Geliştirici diyorsam hepsi kod geliştirici değil, çok sayıda grafik tasarımcı, ses tasarımcısı da vardı. Geçen sene kadar sıkı olmasa da, bu sene de çocukların yiyeceğini içeceğini sağlayan bir çok sponsor vardı. Kuru Kahveci Mehmet Efendi kahvelerini eksik etmedi, Eker de ayranlarını. Gülmeyelim. Böyle bir etkinliğin en önemli yanı 60 kadar 48 saat ayakta kalacak elemanı sürekli beslemek. Seneye Eti'ye, Ülker'e haber salmak lazım. Kahve Dünyasını, Fast Food zincirlerimizi olaya katmak lazım. Sponsor mühim mevzu. Hepsinin ellerine sağlık. Darısı nicelerine.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu sene de çok güzel oyunlar çıktı. &lt;a href="http://globalgamejam.org/2011/divided-we-fall"&gt;Birinci oyunu&lt;/a&gt; web sitesinden indirip oynamınızı öneririm. Gerçekten çok başarılı bir iş çıkardı grup. &lt;a href="http://globalgamejam.org/2011/ibee-0"&gt;Üçüncü oyun&lt;/a&gt; da umarım ücretsiz olarak iPhone Store'da yerini alır. Öte yandan &lt;a href="http://globalgamejam.org/2011/ziggy"&gt;Ziggy &lt;/a&gt;grubu sanatsal üretimleri ile herkesin gönlünde taht kurdu. Bu onlara derece getirmese bile güzel bir saygınlık getirdi. Tüm grupların işlerinden bahsetmem zor fakat zamanı olan için hepsi görmeye değer işlerdi.&amp;nbsp;&lt;a href="http://globalgamejam.org/games/2011"&gt;http://globalgamejam.org/games/2011&lt;/a&gt;&amp;nbsp;sitesinden Ankara'da ve dünyada üretilen tüm oyunlara ulaşabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bence bu etkinliğin çok özel bir yanı daha var. Sanatsal ve teknolojik üretimi bir tema etrafında yoğurup kısa bir zamanda eser yaratılan bir deneyim sunuyor. Mühendis aklımla soruyorum: Modern sanat bu değil de nedir? Ben hiç bir konu verilip insanların 48 saat içinde kısa film çektikleri bir etkinlik bilmiyorum mesela. Böyle bir etkinlik çok güzel olmaz mıydı? Bunu yapan oyun geliştirme camiası kanımca çığır açmaktadır. Birlikte, kendiliğinden, hemen üretim. Üretilen interaktif canlandırma ile temayı ifade etme. Bunlar çok önemli değil mi? Seneye daha güzel, daha kalabalık, daha canlı bir GGJ umudu ile.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2419277615189840345?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2419277615189840345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2419277615189840345&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2419277615189840345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2419277615189840345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/01/2011-global-game-jamin-ardndan.html' title='2011 Global Game Jam&apos;in ardından'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TUXehwAFAlI/AAAAAAAABNw/2m0oMFtxKLw/s72-c/ggj11_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2747628708224036021</id><published>2011-01-16T23:45:00.001+02:00</published><updated>2011-01-16T23:50:39.758+02:00</updated><title type='text'>Behzat Ç. kült mü oluyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TTNeNYf3QRI/AAAAAAAABNo/rgl5M3FSp20/s1600/BehzatC.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TTNeNYf3QRI/AAAAAAAABNo/rgl5M3FSp20/s400/BehzatC.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir kültür, bir alt kültür veya gruba adanan, adanır hale gelen yapıtlar kült yapılar olarak anılageliyorlar. Yakın dönem Türk sinemasında kült film denince akla gelen ilk isimlerden bir tanesi de Serdar Akar. Gemide filmini kaç defa seyrettiğimi hatırlamıyorum bile. "Bir memleket gibidir gemi" repliği ilk cümledeki grubu yaratıvermişti. Filmi seyredenlerin, veya şöyle söyleyeyim, filmi kült haline getirenlerin filmdeki karakterler ile sosyal veya ekonomik olarak bir kan bağları yoktu. Dünyaları ayrıydı. Aynı Behzat Ç.'de olduğu gibi. Serdar Akar yeni işinde de aynı bağlanmayı yarattı. Bölüm başına iki-üç yüz yorum yazan ekşisözlük yazarlarının halkımızın emniyet mensuplarını en seven grubu olduğunu söylemek kanımca pek doğru olmaz. Okumuş, beyaz yaka, bilişim sektörü çalışanlarının Behzat tesbihi ile dolaşmalarına ne demeli? Geçen gün işyerinde Rabiş'in telefonunu Behzat gibi açınca ortalık yıkıldı. Neden seviliyor bu Behzat Ç.? Nedir işin sırrı Serdar Hocam? Benim bulduğum cevap, Serdar Akar'ın işlerinin en belirgin özelliği güçlü karakter tasarımları ve güçlü replikler. Sevenleri seyrederken, "işte budur abicim" dedikleri anlar buluyorlar. İlkin, dizi son 15 senede Ankara'nın başına gelmiş en iyi şey. Ankaralılar, pardon biz taşralılar, köyümüzde çekilen diziyi zaten ilk elden seviyoruz. Dizinin bir yerinde Behzat Başkomserim "biz egemen sınıfın çıkarlarını korumak için yaratılmışız" diye bir cümle patlatınca akan sular duruyor. Bugün olduğu gibi "seviyorum merkez" diye telsiz anonsu geçilince polis frekanslarından, akan sular duruyor. Bir pazar gecesi daha biterken, ben ve Behzat Ç. sevenler cemaatinin pek saygıdeğer üyesi olan binler, haftaya merkezin ne cevap vereceğini inanılmaz bir sabırsızlıkla bekliyor. İş filmden çıkıp diziye döndüğünde Serdar Akar'ı bu heyecanı sürekli tuttuğu için de kutluyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2747628708224036021?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2747628708224036021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2747628708224036021&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2747628708224036021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2747628708224036021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2011/01/behzat-c-kult-mu-oluyor.html' title='Behzat Ç. kült mü oluyor?'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TTNeNYf3QRI/AAAAAAAABNo/rgl5M3FSp20/s72-c/BehzatC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-9220698647933237901</id><published>2010-12-19T23:46:00.003+02:00</published><updated>2010-12-19T23:55:09.103+02:00</updated><title type='text'>Ankara üzerine</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TQ53zGqYIwI/AAAAAAAABNE/GX6G-pLfYCs/s1600/Ankara_Baskent.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="271" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TQ53zGqYIwI/AAAAAAAABNE/GX6G-pLfYCs/s400/Ankara_Baskent.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir süredir iyice sıtkım sıyrıldı. Gün geçtikçe trafikte daha sinirli bir insan haline geliyorum. Her sıkıldığımızda kendimizi Tunalı'da yürüken buluyoruz. Tek avuntumuz D&amp;amp;R'a uğrayıp kitap almak, Lins'de bir kahve içmek veya Tapas'da birşeyler yemek. Ankara'da yıllar geçiyor veya yıllar geçmiyor. Geçmiyor yıllar, hayat ilerlemiyor, ilerleme yok! İlerleme yasak! Alışveriş merkezleri ilerliyor. Alıyoruz, veriyoruz. Alıp vermeyenler de orada. Neden! Neden güzelleşmiyor kent? Yaşanır hale gelmiyor. Akılla aramız açılıyor. Kurallara küskünüz. Küskünlük yetmez hatta kılız. Kuralsız yaşanıyor Ankara'da. Çok kandırıyorum kendimi metropol hayatı bu, başka türlü olmaz diye. Metropolde bir fotograf müzesi yok. Canlı Caz dinlemek gavur icadı. Festival yerine Büyükşehir'in konserleri var. Geçen gün az kalsın Büyük Ankara Sirkine (o da ne ise) gidiyorduk. Yuh! Şamil ile sohbet ederken bir türlü güzel bir semtini bulamadık Ankara'nın. Ehven-i şer Çiğdem, GOP ve Oran'a karar kıldık. Dün Rabiş tam Eskişehir'e girerken buraya taşınsak nerede otururuz diye sordu. O kadar güzel yerler vardı ki seçemedim. Bugün geri yola çıktık Eskişehir'den. İnanmazsınız trafik ışıklarında "yeşil dalga" vardı. Ankara'da zatıaililerini gören oldu mu? Dün akşam dışarı yürüyüşe çıktık. İşçi Filmleri Festivali bitiyormuş, tam ona üzülürken, Palto Film Festivali başladığını öğrendim. Haftaya Züleyha Gişe Memur filmini yönetmeni ve oyuncuları ile izleyeceğinden bahsetti, kıskanmadım. Ama festival filmlerine evden yürürlerse onbeş dakikada, tramvay ile on dakika gittiklerinden bahsedince, iki damla göz yaşı aktı gözümden. Sonra mı ne oldu? Askelik zamanımda aşina olduğum(uz Arda'ya selamlar) Şengöz baklavacısına gidip yarım kilo sütlü nuriye aldım. Ağzımın sulandığı gören usta hemen bir taneyi peçeteye koyup uzattı. Sonra taşbaşı çarşısında tanıdık bir kuyumcuya uğradık. Ankara'da hiç esnaf tanımadığımı düşündüm. Daha geçenlerde Levent Hocanın Meslekte 40 Yıl isimli fotograf albümüne bakıyordum. Eskişehir'de kırk yıldır aynı işi yapan esnafların fotografları vardı. Büyük şehir burası, herkes parayı kapmak, köşeyi dönmek, tuttuğunu öpmek peşinde. Eskiden memur kentiymiş Ankara. Rivayet bu ya, aldığı ile karnı doyan memur, okurmuş, dinlermiş, seyredermiş. Merhumdan sonra yaklaşık 30 senedir bu memleketin memuru da işini biliyor. Ankara'nın memuru da okumak da neymiş en kralından okuyanı öpüyor. Devir iktisat devri. Ankara ise en duygusal şehir. Zatıalileri ile geçen 15 senenin ardından artık ne düzelir ki? Kızılay'ın göbeğinde bu onbeş senenin anıtı var. Kızılay binası. İçimde de o bina kadar bir sıkıntı var bu şehir ile ilgili. Güzel insanlar ile çalışmak için, güzel insanlardan öğrenip, güzel insanlara öğretmek bu rezilliği çekiyoruz. Yalan mı?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-9220698647933237901?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/9220698647933237901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=9220698647933237901&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/9220698647933237901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/9220698647933237901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/12/ankara-uzerine.html' title='Ankara üzerine'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TQ53zGqYIwI/AAAAAAAABNE/GX6G-pLfYCs/s72-c/Ankara_Baskent.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5578003220662268203</id><published>2010-11-27T13:15:00.003+02:00</published><updated>2010-11-27T22:51:45.029+02:00</updated><title type='text'>Jobs ve Zuckerberg</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TPDWBMM25sI/AAAAAAAABNA/6yUL5Lj6S5Q/s1600/steve-jobs-mark-zuckerberg-apple-ping-facebook-meeting.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="183" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TPDWBMM25sI/AAAAAAAABNA/6yUL5Lj6S5Q/s400/steve-jobs-mark-zuckerberg-apple-ping-facebook-meeting.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bayram tatili çok sakin geçti. Rabiş yeterliliğe hazırlandığı için birkaç günlük Sındırgı kaçamağı dışında sürekli evdeydik. Sındırgı'ya giderken yolda okumak için AŞTİ'deki standlardan aldığım Steve Jobs kitabı tatilin ana teması haline geliverdi. Yolda gidip gelene kadar çoğunu bitirmiştim zaten. Önceden çok ilgilenmediğim Steve Jobs dehasının veya delisinin mi demek lazım, adım adım yaşadığım bilgisayar ve bilişim sektörünün gelişme sürecindeki hikayesi hakikaten şaşırtıcıydı. Bir defa sıradan çok çalıştı efendim, çok da zekiydi, süper de eğitim almıştı e başarılı oldu tabi gibi bir durum değildi. Her türlü akıl ve delilik, cehalet ve bilgelik, şans ve hırs, uykusuz geceler, serhoş sabahlar hepsi yanyanaydı. Döner dönmez, fırsat bu fırsat deyip Pixar'ın uzunlarını seyrettim bir çırpıda. Bilgisayar yapan adam nasıl oluyor da çizgi filmci oluyor canım? Hikaye boyunca Jobs'ın etrafındaki adamların resimlerine baktım netten. Nasıl elemanlar bunlar diye? Bol bol wikipedia karıştırdım. Bu arada görüştüğüm Halit Hocamla, Şamil'le hikayenin sohbetini yaptık. Dün de bu rüzgarın devamına &amp;nbsp;Social Network'ü ekledim. Film şahane olmuş eyvallah. Adam, Zukerberg ise ayrı bir hikaye. İnsan evladı sevgilisinden ayrılıp, psikopata bağlayıp, Facebook'u yazar mı? Bu iki sıradışı adamın da görebildiğim ortak yanları hırsları. Bu hırsları paraya değil yaptıkları şeye karşı. Başka olanı, kendilerinin olanı yapma, tek olanı, en iyi olanı yapma hırsları. Bu hırsları yapılan ile delilik derecesinde bağ kurmalarını sağlıyor ve tartışmasız zekaları ile yaptıkları işi farklılaştırıyor. Aynı rüzgar ile devam ederek önümüzdeki hafta da Pirates of Silicom Valey'i seyretmeyi planlıyorum. İlginç bir malzeme çıkar ise onu da bloga not düşerim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5578003220662268203?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5578003220662268203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5578003220662268203&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5578003220662268203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5578003220662268203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/11/jobs-ve-zuckerberg.html' title='Jobs ve Zuckerberg'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TPDWBMM25sI/AAAAAAAABNA/6yUL5Lj6S5Q/s72-c/steve-jobs-mark-zuckerberg-apple-ping-facebook-meeting.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-150979867772408525</id><published>2010-10-29T16:42:00.001+03:00</published><updated>2010-10-29T16:45:02.445+03:00</updated><title type='text'>Pixar Shorts</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TMrKRUAscxI/AAAAAAAABMU/dhSVbey-WP8/s1600/Boundin_Disney+Pixar_4_jpg.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TMrKRUAscxI/AAAAAAAABMU/dhSVbey-WP8/s400/Boundin_Disney+Pixar_4_jpg.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ne vakittir sohbetini yapıp duruyorduk Pixar'ın kısa filimlerinin&amp;nbsp;(&lt;a href="http://www.pixar.com/shorts/index.html"&gt;http://www.pixar.com/shorts/index.html&lt;/a&gt;). Ben de indireli bir vakit olmuştu. Dün gece sıraya koyup hepsini bir solukta izledim. Sabah da Rabişle bir defa daha izledim. En çok hangisini sevdiğimi düşünüp durdum. Sonunda &lt;a href="http://www.pixar.com/shorts/bdn/index.html"&gt;Boundin'&lt;/a&gt; filmini ilk sıraya koymaya karar vedim. 2. sıraya &lt;a href="http://www.pixar.com/shorts/omb/index.html"&gt;One Mand Band&lt;/a&gt; ve 3. sıraya da &amp;nbsp;&lt;a href="http://www.pixar.com/shorts/gg/index.html"&gt;Geri's Game&lt;/a&gt; filmlerini yerleştirdim. Sonra da oturup Pixar'ın tarihini anlatan bir belgesel seyrettim. Özendim, ağzımın suyu aktı. Ben de 10-15 kişilik bir animasyon stüdyosunda çalışmak istedim. Kabiliyetleri hali hazırdaki cep telefonlarının 100'de biri olan tır kasası büyüklüğündeki bilgisayarlarda dünyadaki ilk animasyon kısa filmleri yapıyor olmanın nasıl bir şey olacağını hayal ettim. Şanslı adamlarmış vessalam diye bir sonuca vardım. Siz ne dersiniz?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-150979867772408525?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/150979867772408525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=150979867772408525&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/150979867772408525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/150979867772408525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/10/pixar-shorts.html' title='Pixar Shorts'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TMrKRUAscxI/AAAAAAAABMU/dhSVbey-WP8/s72-c/Boundin_Disney+Pixar_4_jpg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5749223160485767524</id><published>2010-10-28T21:30:00.002+03:00</published><updated>2010-10-28T21:34:40.033+03:00</updated><title type='text'>Fotograf Notları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TMm9uFmhSYI/AAAAAAAABMQ/dowA7wqjm-k/s1600/dergiafisvakif.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="188" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TMm9uFmhSYI/AAAAAAAABMQ/dowA7wqjm-k/s400/dergiafisvakif.gif" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geniş Açı dergisinin yayın hayatına son vermesinden sonra süreli fotograf yayınları dünyamız hep eksik. Ya da ben bir türlü başka bir dergiyi Geniş Açı'nın yerine koyamıyorum. &amp;nbsp;Bugün 28 Ekim öğleden sonrasının tatil olmasını fırsat bilerek Rabiş ile Kızılay'da yürüyüşe çıktık. Yolumuz Turhan Kitapevine de uğradı. Mülkiyelilerde oturmadan önce iki dergi alalım diye dergi standını bir baştan bir başa kat ederken, Fotograf Notları dergisini fark ettim. Yahu bu da nereden çıktı, yeni mi çıkmaya başladı ki? derken kaptım bir tane. &lt;a href="http://fotografakademisi.moonfruit.com/"&gt;Galata Fografhanesi Fotograf Atölyes&lt;/a&gt;i tarafından çıkarılıyormuş. Çok sıkı bir "Foto Röportaj Dergisi" olmuş. Benim aldığım 4. sayıymış. Fatih itfayesinden, Tuzla'daki tersanelere, 112 servisinden, Haydarpaşa-Gebze hattına çok güzel dosyalar hazırlamışlar. Saman kağıda basılan dergi Anti-İz (İz dergisinin karşıtı) bir sunum kullanmış. Fotograf dünyamızın bir eksiğini doldurmuşlar. İz dergisinde "güzel" olan fotograflar, Fotograf Notları'nda "sosyal sorumlu". Böyle sağlam bir işin arkasında gözlerim Özcan Yurdalan ismini aradı, çok vakit kaybetmeden de buldu. Özcan Hocanın ve emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Hemen abone oldum. Dahası ilk sayılarını da istedim. Meraklılarına tavsiye ederim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5749223160485767524?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5749223160485767524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5749223160485767524&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5749223160485767524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5749223160485767524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/10/fotograf-notlar.html' title='Fotograf Notları'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TMm9uFmhSYI/AAAAAAAABMQ/dowA7wqjm-k/s72-c/dergiafisvakif.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3269905272633212410</id><published>2010-10-04T21:36:00.002+03:00</published><updated>2010-10-04T21:51:57.538+03:00</updated><title type='text'>Selim Amcanın Sofra Salonu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKoaHEFjEDI/AAAAAAAABMM/Tf2UVanVRJ4/s1600/ksass.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKoaHEFjEDI/AAAAAAAABMM/Tf2UVanVRJ4/s400/ksass.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sofra salonu ne kadar kadim bir isim tamlaması değil mi? Benim de aklıma ilk gelen mütevazı bir kebapçı salonu fakat hal böyle değil. Kaburgacı Selim Amca ismini ilk defa Çukurambar'da bir şube açtıklarında duydum. Bunun da üstünden iki sene olmasa da bir seneden fazla geçti. Gel zaman git zaman, hep aklımda olmasına rağmen, bir türlü gidemedik. Altı ay önce miydi, Fatih ile Diyarbakır'a gittiğimizde, Selim Amcanın asıl dükkanına uğramak da ulvi amaçlarımız arasındaydı. Fakat Diyarbakır'lılar da orası değil ama siz şuraya gidin diye hep beraber fikir birliğine varınca emelimize ulaşamadan geri gelmiştik. Bugün karnımız aç, Çukurambar'da trafiğe sıkışmış bir şekilde nereye gitsek diye düşünürken aklımıza geldi. Arabayı parkedip daldık restorana. Ortam biraz ağır. Her taraf ağır abi. Tek abla Rabia. Nezih, yanlış olmasın. Ablalar genelde ete düşkün değil herhalde. Alkol alan da yok. Çukurambar mevsiminde rakı ağır geliyor zahar, yorumları yaparak ısmarladığımız saç kavurmayı bekliyoruz. Derken masaya içli köfteler, patlıcan dolmaları, salatalar, ezmeler, soğuk çorbalar, sıcak lavaş  ve lezzetli mi lezzetli bir et geliyor. Kaburgaya cesaret edemedik. Malum ağır. Yazının son dört satırının ana fikri "ağır". Ayranı bakırdan içtik, eti saçtan yedik. Hem lezzetten, hem ihtimamdan, hem de fiyattan memnun kaldık. Ağır bir akşam yemeği için ağır ağır gidilebilir. Ağırlığınızca ağırlanır memnun da kalırsınız. Tavsiye ederiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3269905272633212410?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3269905272633212410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3269905272633212410&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3269905272633212410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3269905272633212410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/10/selim-amcann-sofra-salonu.html' title='Selim Amcanın Sofra Salonu'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKoaHEFjEDI/AAAAAAAABMM/Tf2UVanVRJ4/s72-c/ksass.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7035971140321909780</id><published>2010-10-03T15:57:00.001+03:00</published><updated>2010-10-03T16:01:29.649+03:00</updated><title type='text'>Picasso'nun izinde</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKh6Q6qj7nI/AAAAAAAABMA/3gwU6WitA80/s1600/Citroen-C3_Picasso_2009_2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="188" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKh6Q6qj7nI/AAAAAAAABMA/3gwU6WitA80/s400/Citroen-C3_Picasso_2009_2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Eski emektar Focusumuz 180bini devirince, eh dedik artık zamanı geldi yeni bir araba almanın. Bir çok modele baktık. En ekonomik olanı, en süper olanı, en güzel olanı, dizel olanı, benzinli olanı, çok satanı, az satanı, pahalısı, ucuzu, Japonu, Avrupalısı. Bu süreçte şu karara vardım. Tek seçeneğe inmek ve bunun kesinlikle en doğrusu olduğuna karar vermek nerdeyse imkansız. Biz de, bizi en çok mutlu edenin tasarım olduğuna karar verip tasarımın peşine düştük. Picasso'nun izini takip edip Citroen'e yollandık. C3 Picasso, namı diğer Spacebox'ı çok beğendik. Hala başka arabalar bakmıyor muyum? Bakıyorum tabi. Daha biraz önce yolda bir SX4 görüp, yoksa Suzuki mi diye sordum kendime ama, dönüp arabama baktığımda tasarımı beni daha mutlu edecek bir araç (bu ekonomik bütçe ile tabi ki) göremiyorum. Bu kararımda Ada'nın saygın araba programı Top Gear'ın C3 Picasso'ya&lt;a href="http://www.topgear.com/uk/citroen/c3-picasso"&gt; 20 üzerinden 16 vermesinin&lt;/a&gt; de önemli bir etkisi oldu. İşi benim görmediklerimi görmek olanlar aracı beğenmişlerdi. 500km'yi geçtik, her gördüğümüzde iyi almışız diyoruz. Citroen mi, kesin hemen bozulur, aldın ya satamazsın diyenler dışında hayatımızdan çok memnunuz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7035971140321909780?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7035971140321909780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7035971140321909780&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7035971140321909780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7035971140321909780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/10/picassonun-izinde.html' title='Picasso&apos;nun izinde'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKh6Q6qj7nI/AAAAAAAABMA/3gwU6WitA80/s72-c/Citroen-C3_Picasso_2009_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3829021089817748240</id><published>2010-09-23T20:11:00.002+03:00</published><updated>2010-10-03T16:00:22.243+03:00</updated><title type='text'>Personal Play Station yoksa Portable mıydı?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKh-Vh7715I/AAAAAAAABME/q2x2DARycnE/s1600/psp2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKh-Vh7715I/AAAAAAAABME/q2x2DARycnE/s400/psp2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;PSP son yıllarda aldığım en güzel oyuncak. Herşeyden önce ucuz. Sonra küçük. Yani portable, çok rahat taşınabilir. Sonra personal, yani kişisel. Ortamı bozmadan, kenarda, bir yandan sohbete katılıp, bir yandan dizi seyredip, öte yandan çaktırmadan oyun oynayabiliyorsun. Oyun tamamen kişisel bir deneyim. XBOX olsun PS3 olsun oyun oynamak için salonu, televizyonu ve etrafındaki herkezi oyun deneyiminin bir parçası yaparken, bununla uymadan önce, yatakta kitap okur formatta iki el Fifa atabiliyorsun. Çok abartmazsan (ki abarttık, bayram dönüşü ben araba kullanırken yan koltukta İbo Fifa oynuyordu) azar işitmiyorsun (evet, evet bayram dönüşü arabada Ezgi ve Rabiş'in gazabına uğradık, az daha cihazı camdan atıyorlardı). Oyunlar görece ucuz. Fifa 2009'u 20 tl, Tomb Rider'ı 30 tl'ye alabildim. Ah bir de değiş tokuş ortamı olsa, o vakit tadından yenmeyecek. Ne yazık Ankara bu işte kısır. Olsun onun da çözümü var. Gözünü sevdiğim E.Şehir'imin Esnaf Sarayında en üst kattaki oyun dükkanlarında üç kuruşa 2.el oyun bulabiliyor, değişim yapabiliyorsun. Velhasılı, 3 günde sıkılırsın, 2 haftaya satmaya çalışırsıncılara inat, ısrarla tavsiye ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3829021089817748240?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3829021089817748240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3829021089817748240&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3829021089817748240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3829021089817748240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/09/personal-play-station-yoksa-portable.html' title='Personal Play Station yoksa Portable mıydı?'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TKh-Vh7715I/AAAAAAAABME/q2x2DARycnE/s72-c/psp2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6536341041870049169</id><published>2010-09-22T23:44:00.000+03:00</published><updated>2010-09-22T23:44:51.108+03:00</updated><title type='text'>Teknolojik atılımlar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJpnzFEYT8I/AAAAAAAABLs/DI0GCqqBAtA/s1600/tivibu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="247" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJpnzFEYT8I/AAAAAAAABLs/DI0GCqqBAtA/s400/tivibu.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Ne vakittir yeni oyuncaklarım hakkında yazacağım ama elim ermiyor. Önce PSP aldım ki iki aydır elimden düşmüyor (Elimin neden ermediği ortada). Kendi başına bir yazıyı hak ediyor. Sonra arabada çağ atladık. 2000 model Focus'dan 2010 model Picasso'ya. Bu işin de kendi başına bir yazıyı hakkettiği kesin. Ama bunların önüne geçense, iptv, bizdeki adıyla tivibu. Geçen hafta digiturk'un attığı anlamsız spam mesajı açmayı bir türlü beceremediğim için alıcım her 10 dakikada bir kilitlenme eğilimine gark olunca, dayanamadım. Digitürkten çoktandır sıtkım sıyrılmıştı ya, daha 8 ay daha kölesiyiz, mecbur taahhüt etmişim, haberim yok. Araştırmalara başladım. Teledünya en güzeli gözüktü gözüme, derken, tesadüfen, telekomun destek firmalarından bir tanesinde çalışan bir arkadaş ile akşam yemeğinde buluştuk. Bana biraz iptv işini anlattı. Yok olmaz canım, internetten televizyon seyretme işine daha çok var sohbetlerinden sonra eve gelip tivibu'ya üye oldum. Aylık 1 lira. Şaka gibi. Kimliği fakslama saçmalığından (yahu kimlik fakslama mı kalmış ama memlekette aklı ara ki bulasın) sonra, sonunda (1 hafta aldı üye olmak) bugün hesabım aktif oldu. Hakkını vermek lazım teknoloji şahane. Hele benim gibi televizyon bilgisayarınız var ise (ingilizce Home Theater PC), tüm kanallar, durdur oynat, seç izle, film kirala hepsi önünüzde. Ayda da 1 liraya. Şaşkınım. Üstelik bir saattir izliyorum. Takıldığı da yok. Bunun HD'sini de yaparlar ise, açık söylüyorum, olay bitmiştir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6536341041870049169?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6536341041870049169/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6536341041870049169&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6536341041870049169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6536341041870049169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/09/teknolojik-atlmlar.html' title='Teknolojik atılımlar'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJpnzFEYT8I/AAAAAAAABLs/DI0GCqqBAtA/s72-c/tivibu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5126493863619413026</id><published>2010-09-19T21:54:00.003+03:00</published><updated>2010-09-19T22:11:32.346+03:00</updated><title type='text'>Karaburun, Ege'nin ucu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZcRshQRgI/AAAAAAAABLk/oynFOgBEfnY/s1600/karaburun.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZcRshQRgI/AAAAAAAABLk/oynFOgBEfnY/s400/karaburun.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Karaburun, Ege'nin ucunda, anladığımız kadarı ile de kimsenin hatırlamadığı ufak tefek, sakin mi sakin bir kasabaymış. Hepi topu dört tane pansiyon, iki tane de oteli var (Onların da bir tanesi muhafazakar kesime hitap ediyor). Ortamda pek turist yok, yerli turist hepten az. Biz &lt;a href="http://www.karaburunbutikpansiyon.com/pans/home.htm"&gt;Karaburun Butik Pansiyon&lt;/a&gt;'da kaldık. Pansiyonda iki Türkiyeli aileye karşın yanlış saymadıysam dört kadar Kuzey Avrupa ailesi vardı. Zamanımızın çoğunu &lt;a href="http://incirlikoy.com/"&gt;İncirli Koy&lt;/a&gt;'da geçirdik. Ha gidecek başka bir yer var mıydı? O da yoktu. Akşamları Bozcaada'dan oldukça fakir sofralarda vakit geçirdik. Hepi topu 200 metrelik kordonunda turladık. Zamanın saat saat değil, saniye saniye geçmesini seyrettik. Bir haftalık huzura dayanamayıp 4.günde geri döndük. Tatilin başında gidilmeli Karaburun'a. Denizi harika. Üstü kadar altı da inanılmaz. Bol bol şnorkel yapılıp, akşamları kitap okumaya ayrılmalı. Sakin ve dinginliğin doruk noktasındaki kasabaya dinlenmeye en çok ihtiyaç duyduğunuzda uğramanızı öneriyorum. Elinizi kaldıracak haliniz olmadığında, parmağınızı oynatmadan keyfini çıkaracağınız bir güzellik.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5126493863619413026?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5126493863619413026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5126493863619413026&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5126493863619413026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5126493863619413026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/09/karaburun-egenin-ucu.html' title='Karaburun, Ege&apos;nin ucu'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZcRshQRgI/AAAAAAAABLk/oynFOgBEfnY/s72-c/karaburun.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5479118203772893138</id><published>2010-09-19T21:47:00.002+03:00</published><updated>2010-09-19T21:50:22.263+03:00</updated><title type='text'>Dedetepe Çiftliği</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZapG9OStI/AAAAAAAABLc/WjM7GWH4RKc/s1600/deretepe.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZapG9OStI/AAAAAAAABLc/WjM7GWH4RKc/s400/deretepe.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Veya deretepe çiftliği. Bozcaada'da planlar biraz karışınca, kuzeyden güneye, Dikili'ye doğru inerken bir gece de kaz dağlarına uğrayalım dedik. &lt;a href="http://www.bugday.org/tatuta/"&gt;Tatuta &lt;/a&gt;(açılımı zannımca tarım turizm tatil gibi) çifliklerini görmek ne zamandır istediğimiz bir şeydi. Dedetepe.org adresine ulaşmamız çok uzun sürmedi. Önce merak içinde doğa dostu hayat, kendi elektriğini üretme, Montessori eğitimi derken sitenin altını üstüne getirdik. Aradık hemen biz gelmek istiyoruz, bir gece de kalmak istiyoruz müsaitseniz dedik. Hay hay buyurun dediler. Giderken nasıl insanlar ile karşılaşacağımız ve nasıl bir deneyim yaşayacağımız konusunda biraz karışık duygular içindeydik. Bozcaada'dan çiftlikteki insanlar ile birlikte yemek üzere aldığımız dört kilo kadar üzümü, yok efendim bu organik değil, üstünde bilmem ne ilacı var diye yemezlerse ne olacaktı? Bu doğal yaşamcılara karşı önyargılarımız olduğunu farkediverdik.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Erkan ve misafirleri bizi etrafta atların, tavukların köpeklerin, çocukların dolaştığı zeytinliklerin içinde bir çiftlikte karşıladılar. Sıcak mı sıcak bir ortamdı. O hafta sonu düzenlenen Montessori eğitimi vesilesi ile ortamda hatırı sayılır bir sayıda (bir kısmı anladığım kadarı ile "ünlü" olan) psikolog vardı. Rabiş onlarla dakikasında kaynaştı. Ben de yok çiftliği gezerken, yok elektrik nasıl üretiliyor derken, yok dereye girip yüzerken akşam oluverdi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Vejeteryan yemeklerimizi yedik. Bulaşıklarımızı kendimiz yıkadık. Güneş batana kadar herşey çok güzeldi. Sonra herkes ağaç evlerine (Olimpos'takiler ile alakaları yok. Bunlar harbi kütük ev) çekildi. Ortalık neredeyse enerji tüketmeyen led'lerle aydınlatıldı. Sivriler, börtü böcek, sıcak ki ne sıcak derken kendimizi evin içine zor attık. PSPimde (PSP ayrı bir blog konusu olmalı) Shrek seyrederek geceyi tamamladık. Sabah uyandığımızda cibinlik denen aletin sivriden pek de korumadığına kanaat getirdik. Kahvaltı yaparken bir daha gelmeye ama bu sefer daha serin bir havada gelmeye karar verdik. Değişik bir deneyimdi. Yolu Altınoluk'a düşenlere Dedetepe çiftliğine uğramalarını tavsiye ederiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5479118203772893138?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5479118203772893138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5479118203772893138&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5479118203772893138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5479118203772893138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/09/dedetepe-ciftligi.html' title='Dedetepe Çiftliği'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZapG9OStI/AAAAAAAABLc/WjM7GWH4RKc/s72-c/deretepe.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8779543001416239103</id><published>2010-09-19T21:42:00.005+03:00</published><updated>2010-09-19T21:45:47.304+03:00</updated><title type='text'>Bozcaada</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZY_ztiLYI/AAAAAAAABLE/Trj2VMhSwWM/s1600/bozcaada_01.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZY_ztiLYI/AAAAAAAABLE/Trj2VMhSwWM/s400/bozcaada_01.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu seneki yıllık izniminizin ilk durağı Bozcaada'ydı. Ekşisözlük'deki tavsiyeye uyup &lt;a href="http://www.ayanakonukevi.com/"&gt;Ayana Konukevi&lt;/a&gt;'nde kaldık. Çok sıcak bir ailenin işlettiği üç odalı bir pansiyon. Butik nedir derseniz, işte budur. Hepi topu 6 tane konuk. O da pansiyon doluysa. Mekan Rum mahallesinin girişinde. Odalar tabir yerinde ise denizin içinde. Güzel kahvaltılar, güzel sohbetler. Gidecek olanlara gönül rahatlığı ile tavsiye ederim. Uzun bir Bozcaada tatili olduğu için elimizin değmediği taş kalmadı desem yalan olmaz. Ha bunda Rabia'nın "Aaaa bunu da yapmadan gitmek olmaz ki canım!"larının etkisi de var. Yoksa ben plajda (hatta sadece bir plajda) altı gün yatar dönerdim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ada'da birbirinden güzel altı tane plaj var. Bunların en ünlüsü, yani herkesin gittiği, daha çok balık istifi modelinde güneşlenilen, şezlong ve şemsiyeler Bozcaada Spor tarafından kiralanan Ayazma plajı. Suyu da kumsalı da güzel ama en güzelini yıllar önce gittiğimde yapmıştım, yaklaşık 500 m. kadar açılırsanız karşınıza çıkan denizin altındaki kayalık. Bunun üstünde ayağa kalkıp kıyıdakilere el sallayabilirsiniz. Ayazma etrafındaki restoranlar öğle yemekleri için ideal. Şehir içindeki bir çok ünlü restoranın Ayazma'da şubeleri var.&lt;a href="http://www.mitosbozcaada.com/documents/mitos_beach.html"&gt; Mitos Beach&lt;/a&gt; veya Habbele plajı ise halkın değil "concon"ların takıldığı mekan. Çeşme, Bodrum ayarında olmasa da biraz pahalıca. İkinci günümüzü geçirdiğimiz bu tesis güzel işletiliyor. Denizi temiz. Playlist'i çok güzel. Müzik seviyesi yerinde. Tek sıkıntısı, biraz kalabalık. Yandaki teyzenin hayat hikayesine on dakika sonra ister istemez hakim oluyorsunuz. İki günümüzü şezlonglu, şemsiyeli mekanlarda geçirip sabahtan akşama plajda pinekledikten sonra bendeniz deniz özlemimi biraz bastırabildim. Takip eden günlerde gündüzleri kasabada geçirip, akşam üstleri tesisi olmayan, az insanın uğradığı plajlara yollandık. Çayır plajı bunların ilkiydi. Upuzun bir plaj, geniş bir kum, turkuaz bir deniz ve size en yakın insanla aranızda en az 100 metre. İşte budur dedik. Sonrasında gittiğimiz Tuzburnu da ona keza. Akvaryum biraz kalabalıktı fakat güneşin devrilmesine yakın o da sakinleşiyordu. İnsan sesi duymadan dalga sesi ile kitap okumak, uyumak, eli kolu kimseye çarpma endişesi olmadan yüzmek isteyenler için bu plajlar birebir. Ha evet elinizi kaldırınca bira gelmiyor. İlla ki şemsiye olsun derseniz, arabanızda bir tane taşımanız lazım. Acıktıysanız, bir koşu arabanıza binip bir zahmet on dakika kasabaya uzanıp bir kaç çeşit poğaça börek, bir kilo üzüm kapıp gelin. Bunun da zevki bambaşka.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZZNuzQRRI/AAAAAAAABLM/1f4_MsS6yg8/s1600/bozcaada_03.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZZNuzQRRI/AAAAAAAABLM/1f4_MsS6yg8/s400/bozcaada_03.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gündüzleri adada yapacak çok şey var. İlki, tembeller için bir kafeye çöküp uzun uzun kitap okuyup, gelip geçenleri seyrederken, garsonlar, mekan sahibi ile laklak ederken zamanı öldürmek. Birbinden güzel bir çok kafe var. Biz daha çok &lt;a href="http://www.bozcaada.info/adacafe"&gt;Ada Cafe&lt;/a&gt;'yi tercih ettik. Gelincik şerbetini, şambali ve sakızlı muhallebisini tavsiye ederim. Ha illa ki gezeceğim göreceğim derseniz (veya sevdiğiniz size öyle derse), &amp;nbsp;Bozcaada Kalesi ve Bozcaada Müzesi olmazsa olmazlar. İkisi için de bir sürü önyargım vadı. Öncelikle "Ne gerek vardı canım?". Ama kazın ayağı öyle değilmiş. Kale hakikaten iyi korunmuş, büyük bir kale. Ankara kalesi ile hiç alakası yok. İkincisi, kasaba kaleden çok güzel görünüyor. Müzeye gelince; böylesi dostlar başına. Çok emek harcanmış, ilginç ve eğlenceli bir kasaba müzesi yaratılmış. Bir yandan kasabadaki Rum ve Türklerin yarattıkları etnografya sunulurken, bir yandan adanın tarihinden kesitler sergilenmiş. Çanakkale savaşı esnasında işgal kuvvetlerinden askerlerin Adadaki postaneden attıkları kartpostallardan, Adanın zenginlerinden Merhum Bilmemkim Beyin ellilerden bu yana kullandığı şapkalara kadar. Adayı ve adalıyı anlatan fotoğraflar da cabası.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öteyandan Bozcaada deyince ilk akla gelenlerden biri de şarap. Adada&amp;nbsp;Corvus, Çamlıbağ, Talay gibi&amp;nbsp;şarap üreticileri var. &amp;nbsp;Adaya özgü üç ayrı da üzüm cinsi varmış Karalahna, Kuntra ve Vasilaki. Hangi üreticiye gitsek de tadım yapsak, yoksa hepsine mi gitmek lazım derken tavsiyeler bizi &lt;a href="http://www.camlibag.com.tr/"&gt;Çamlıbağ&lt;/a&gt;'a yöneltti. Dört kuşaktır şarap üreten, Çamlıbağ'ın sahibi Yunatçılar ailesinin hali hazırda işlerin başındaki temsilcisi&lt;a href="http://www.yunatcilar.com/hakkimiz.html"&gt; Haşim Yunatçı&lt;/a&gt; ile tanıştık. Bağcılık ve asma üzerine sohbet edip tadım yaptık. Ada üzümlerinden yapılanlarından ikişer şişe yüklenip arabamızın bagajına attık. Biz de, bize soranlara Çamlıbağ'da tadım yapmalarını önermeye karar verdik.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZZcI9SkSI/AAAAAAAABLU/DUBwOGo-8g8/s1600/bozcaada_02.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZZcI9SkSI/AAAAAAAABLU/DUBwOGo-8g8/s400/bozcaada_02.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Akşam yemeklerimiz Bozcaada tatilimizin en keyifli zamanları idi. Birbirinden çeşitli restoranları ve zengin bir mutfağı olan adada yemek yemek hakikaten bir zevk. Sandal, Lodos, Salkım, Koreli, Şehir gibi adada marka olmuş bir çok restoran var. Hepsinde olmasa da günlerimiz elverdiğince her gece bir tanesinde uzun yemekler yemeye çalıştık. İlk gece &lt;a href="http://www.bozcaadarehberi.com/nm-Sandal_Restoran-cp-140"&gt;Sandal&lt;/a&gt;'daydık. Izgara kalamar ve ahtapot ile sıkı bir başlangıç yaptık. Sonrasında limana uzanıp&lt;a href="http://www.boruzanrestoran.com/"&gt; Boruzan&lt;/a&gt;'da asma yaprağında sardalya, takibinde &lt;a href="http://www.bozcaadatenedos.com/documents/salkim_cafe_restaurant.html"&gt;Salkım&lt;/a&gt;'da Girit pilavı, asma yaprağında keçi peyniri, &lt;a href="http://www.korelibozcaada.com/"&gt;Koreli&lt;/a&gt;'de çeşit çeşit Ege otları, kaya koruğu, &lt;a href="http://www.bozcaadarehberi.com/nm-Tenedos_Bal%C4%B1k%C3%A7%C4%B1s%C4%B1-cp-324"&gt;Tenedos&lt;/a&gt;'ta mezgit derken günleri bitirdik.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8779543001416239103?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8779543001416239103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8779543001416239103&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8779543001416239103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8779543001416239103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/09/bozcaada.html' title='Bozcaada'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TJZY_ztiLYI/AAAAAAAABLE/Trj2VMhSwWM/s72-c/bozcaada_01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4312580538314103706</id><published>2010-07-12T22:07:00.009+03:00</published><updated>2010-07-12T22:20:54.191+03:00</updated><title type='text'>Butcha - The Butcher Shop and Steakhouse</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TDtn41G4FvI/AAAAAAAABKs/G7yh358Mxak/s1600/logo.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TDtn41G4FvI/AAAAAAAABKs/G7yh358Mxak/s200/logo.png" width="158" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;İlk Çayyolunda gördüğümden beri aklımdaydı. Şöyle doya doya biftek yemek. Hatta mekan çok afilli gözüküyor, kesin burda&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;a href="http://www.hayvanbilgisi.com/sigir-yetistiriciligi/angus-sigiri-961/" style="color: #6699cc; text-decoration: none;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Angus&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;da bulunur diye düşünmedim (düşlemedim) de değil. Öte yandan, cahilliğimi mazur görün, bu kuru yaşlandırılmış et (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Beef_aging#Dry_aged_beef" style="color: #6699cc; text-decoration: none;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;dry aged beef&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;) olayı bu güne kadar farkında bile olmadığım bir uzay çağı teknolojisi idi, bugün Butcha'da çağ atladım. &amp;nbsp;Neyse efendim, uzun lafın kısası, evde mi yesek, dışarda mı yesek derken, kendimizi geçen gün Panora'da da açıldığını farkettiğim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;a href="http://www.butcha.com.tr/" style="color: #6699cc; text-decoration: none;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Butcha&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;'da bulduk. On onbeş dakika sonra Rabişimin önünde bir Ribeye Steak, benim önümde ise bir Newyork Steak vardı. Öncesinde saniyesinde gövdeye indirdiğimiz nefis salam ve köfteden bahsetmek bile istemiyorum. Efendim o ne ihtimam. İnanılmaz özenli bir servis. Uzun uzun sabırlar etler ve pişirme usulleri&amp;nbsp;hakkında bilgilendirmeler. Etlerimizi yemeye başladık ama bir türlü iki cümle çıkmıyor ikimizden de. Sadece karşılıklı yediğimizin ne kadar lezzetli olduğunu belirten sesler çıkarabildik uzun süre. İnanılmaz güzel pişmiş, inanılmaz lezzetli etler yedik. Sevenlerine ısrarla tavsiye olunur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4312580538314103706?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4312580538314103706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4312580538314103706&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4312580538314103706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4312580538314103706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/07/butcha-butcher-shop.html' title='Butcha - The Butcher Shop and Steakhouse'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TDtn41G4FvI/AAAAAAAABKs/G7yh358Mxak/s72-c/logo.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7226707005991398018</id><published>2010-06-29T23:02:00.002+03:00</published><updated>2010-07-17T12:05:31.172+03:00</updated><title type='text'>Roma'dan Ankara'ya</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TCpMhBZT2NI/AAAAAAAABJY/LbgIhBNUjtY/s1600/roma.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TCpMhBZT2NI/AAAAAAAABJY/LbgIhBNUjtY/s400/roma.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şansımız yerinde. Birinci evlilik yıl dönümümüz benim Roma'daki iş toplantıma denk geldi. Hal böyle olunca, hafta sonuna doğru prenses uçağa atlayıp bir çırpıda yanıma geldi. Yorucu bir hafta süren toplantılar dizisi inanılmaz güzel bir hafta sonu ile devam etti. Geçen sene kısa süren Roma turumuzda tadına varamadığımız ne varsa hepsine zaman ayırdık. Hemen her gün Sant Eustachio'da kahve içtik, Giolitti'de dondurma yedik. Toplantıdaki Alman katılımcının tavsiyesi ile Roma'nın Yahudi gettosunu ve inanılmaz "roman" mutfağını keşfettik. Kızarmış enginar yedik. Yıllarca Roma'da yaşamış ABD'li katılımcının önerisi ile İspanyol merdivenlerinin hemen iki sokak arkasındaki 34 isimli restoranı keşfettik. Yemekler inanılmazdı. Birinci yıl dönümümüzü de tripadvisor'da 31. sıradaki Bebetto isimli restoranda kutladık. Bol yemeli içmeli, bol yürümeli fotoğraf çekmeli, çok keyifli bir iş seyahati oldu vesselam. Daha büyüsünden kurtulamamıştım ki dün altı üstü bir saat kadar hızla yağan yağmurda Ankara trafiğinde kilitlenip kaldım. Büyükşehir belediyemizin cefakar işçileri maazallah arabalar mahsur kalır diye muhtelif batçıkları kapatmışlardı. Hal böyle olunca da zaten keşmekeş olan başkent trafiğimiz arap şaçına dönüvermişti. Gene kendi kendime sordum. Deli miyiz biz? Niye bu keşmekeş içinde boğuşup duruyoruz. Şimdi mi? Bekliyorum, bu kötü düşünce bulutları dağılsın diye.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7226707005991398018?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7226707005991398018/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7226707005991398018&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7226707005991398018'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7226707005991398018'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/06/romadan-ankaraya.html' title='Roma&apos;dan Ankara&apos;ya'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TCpMhBZT2NI/AAAAAAAABJY/LbgIhBNUjtY/s72-c/roma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4433114701101493115</id><published>2010-05-16T12:05:00.004+03:00</published><updated>2010-07-17T12:07:00.463+03:00</updated><title type='text'>Treme'den müzikler</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S--0bBlVQ6I/AAAAAAAABJQ/9mxY7kPu29Y/s1600/treme-hbo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="262" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S--0bBlVQ6I/AAAAAAAABJQ/9mxY7kPu29Y/s400/treme-hbo.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;HBO'nun Treme dizisini takip etmeye devam. 5. bölüm geçen hafta yayınlandı. Bölümler bir bir ilerledikçe müzikleri sadece diziyi seyrederken dinlemek yetmemeye başladı. Önce alt yazıların üstünden geçip adı geçen tüm müzisyenlerden bulabildiklerimden örnekler dinlemeye başladım. Sonra da dizide çalan müziklerden kendime bir playlist oluşturdum. Sonra da dedim ki blog ne güne duruyor, ben bu müzikleri sevdiklerimle bir paylaşayım. &lt;a href="http://listen.grooveshark.com/#/playlist/Treme/29192407"&gt;Grooveshark Playlist'i&lt;/a&gt; tıklayarak siz de dizinin birbirinden güzel müziklerine ulaşabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4433114701101493115?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4433114701101493115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4433114701101493115&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4433114701101493115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4433114701101493115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/05/tremeden-muzikler.html' title='Treme&apos;den müzikler'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S--0bBlVQ6I/AAAAAAAABJQ/9mxY7kPu29Y/s72-c/treme-hbo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3170790877164269747</id><published>2010-05-02T22:39:00.003+03:00</published><updated>2010-05-03T21:09:01.041+03:00</updated><title type='text'>Son yemeksepeti.com maceram</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S98RIYgTn_I/AAAAAAAABJI/oK2YQNNY2_Y/s1600/bkvsys.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="155" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S98RIYgTn_I/AAAAAAAABJI/oK2YQNNY2_Y/s400/bkvsys.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Daha da yemeksepeti.com'dan sipariş vermem. 20:10'da verdiğim sipariş 21:40'da geçti elime. Turan Güneş'deki Burger King'den Oran'a on dakikalık da yol. Önce yemeksepeti.com call center'ını aradım. Dediler ki efendim biz 8:30'da bildirdik Burger King'e onlar bir saattir getirmemişler. Herhalde restoran yoğun. Pazar akşamı Petrol Ofisindeki Burger King niye yoğun olsun arkadaşım. Ardından hızımı alamadım, çünkü hala&amp;nbsp;sipariş&amp;nbsp;gelmemişti, ankara@yeme... adresine saat 8:10 geçe akşam yemeği olarak verdiğim siparişi saat 10'da ne diye yiyeyim &amp;nbsp;konulu bir mail attım. 5 dakika geçmeden yemeksepetinden telefon ettiler. Bu sefer başka bir beyfendi, kusura bakmayın Burger King Merkez sizin adresinizi tespit etmek için 20 dakika zaman kaybetmiş, biz kendilerini uyaracağız dediler. Ah keşke şikayete duyarlı oldukları kadar siparişe de duyarlı olsalar derken kapı çaldı, sipariş geldi. Burger King'den gelen eleman da veryansınımda payını aldı. Onun açıklamaları ise yemeksepetine verip veriştiriyordu. Sitelerinde 40 dakika yazıyor ama biz buraya bir saatte getiriyoruz. Bize yarım saate ancak haber veriyorlar derken pos cihazı da çalışmayınca ben artık dayanamayıp çaresizlikten al kuzum sen siparişini ben &amp;nbsp;kendime makarna yapacağım dedim. Adam halime acıyıp, tamam beyfendi buyrun bu da bizden olsun diyip gitti. Derken yemei daha yemeye fırsat olmadan bir telefon daha. Bu sefer yemeksepetinden bir bayan tüm suçu Burger King'in restoranına atıyor. Biz uyaracağız siz merak etmeyin diyor. Aman uyarmazsanız şaşardım. Buradan aldığımız ders nedir? Hepi topu 10 liralık sipariş için 80 tane b2b sistemini araya sokmaya, 3 ayrı call center operatörü ile muhattap olmaya, kuryeye dert anlatmaya gerek yok. Arabana binersin, hem iki hava alırsın, hem de istediğini beş dakkada alır gelirsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3170790877164269747?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3170790877164269747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3170790877164269747&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3170790877164269747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3170790877164269747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/05/son-yemeksepeticom-maceram.html' title='Son yemeksepeti.com maceram'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S98RIYgTn_I/AAAAAAAABJI/oK2YQNNY2_Y/s72-c/bkvsys.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6452512765354871399</id><published>2010-05-02T15:22:00.000+03:00</published><updated>2010-05-02T15:22:03.767+03:00</updated><title type='text'>Treme: Müzikle dolu bir dizi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S91sSxx8ElI/AAAAAAAABI4/Gk2tEpXtdG8/s1600/treme.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S91sSxx8ElI/AAAAAAAABI4/Gk2tEpXtdG8/s400/treme.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Treme'yi Ft. Worth'da otel odasında yorgunluktan bayılmış bir şekilde zap yaparken farkettim. HBO'nun yeni dizilerinden bir tanesiymiş. O kadar güzel müzikler vardı ki gösterdikleri tanıtımlarda, meraklandım&lt;a href="http://www.hbo.com/treme"&gt; web sitesine&lt;/a&gt; baktım. Dizi ile ilgili videoları bir bir seyrettim. Dizide Katrina'dan üç ay sonra New Orleans'ın müzsiyenlerinin yaşadığı, orta kesiminin oturduğu, turistik olmayanın yaşandığı Treme mahallesindeki felaket sonrası travma anlatılıyor. İçlerinde müzisyen, aşcı, akademisyen, bar sahibi ve avukat içeren farklı kesimlerden bir çok kahramanımız var. Hepsinin ayrı ayrı ama ilişkili hikayeleri akmaya başlıyor. Bugün ABD'de 4. bölümü yayınlanacak. HBO şimdiden 2. sezon anlaşmasını yapmış. Müzik dolu, caz dolu, insan dolu bir dizi. İlk üç bölümünü dün bir solukta izleyiverdim. Tavsiye ederim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6452512765354871399?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6452512765354871399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6452512765354871399&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6452512765354871399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6452512765354871399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/05/treme-muzikle-dolu-bir-dizi.html' title='Treme: Müzikle dolu bir dizi'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S91sSxx8ElI/AAAAAAAABI4/Gk2tEpXtdG8/s72-c/treme.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7313408800147173664</id><published>2010-04-27T21:14:00.000+03:00</published><updated>2010-04-27T21:14:43.567+03:00</updated><title type='text'>Florida Texas Yolculuğu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S9cmG-KeptI/AAAAAAAABIw/vTnd8GfI2Sk/s1600/texas.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S9cmG-KeptI/AAAAAAAABIw/vTnd8GfI2Sk/s400/texas.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu seferki ABD seyahatim diğerlerine göre biraz farklıydı. Önce Florida'da üç gün geçirdikten sonra Texas'a geçip bir hafta kadar da orada çalıştım. Bu sayede tek seferde iki uzak eyalet ve iki ayrı şehir görme şansım oldu. Fort Walton uçsuz bucaksız sahili ve inanılmaz güzel iklimi ile bana gene denizden uzak geçen ömrüme ah ettirdi. Sabahın 7'sinde kumsalda koşarken, Ankara'da yaşayarak bir yerlerde fena bir yanlış yapıyorum ama hadi hayırlısı dedim kendi kendime. Fort Worth kısmı ise yeni bir kültüre merhaba şeklindeydi. Hakikaten kovboy denilen insanlar varmış. İnanır mısınız, at yarışı yapıyorlar, rodeo yapıyorlar, yarısına kadar pisliğe batmış çizmeler ve beyaz şapkalar ile geziyorlar. Üstüne bunları turistik olsun felan diye de yapmıyorlar. Bu arada outlet gezmeyi, alışverişi de aksatmadık tabi. Saat, tişört, kot, Rabiş'e en şahanesinden kovboy çizmesi, kızılderili kolyesi, dreamcatcher, ne bulduysam, 23 kg.lık limitim neye yeterse bavula doldurup geldim. Tek hayıflandığın, Melih'e Les Poul getirememek oldu. Luftansa'nın bagaj politikası, telefon ile aradığım elemanların olmaz efendimleri felan derken, gitarı alıp getirme işini beceremedim. Napalım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7313408800147173664?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7313408800147173664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7313408800147173664&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7313408800147173664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7313408800147173664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/04/florida-texas-yolculugu.html' title='Florida Texas Yolculuğu'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S9cmG-KeptI/AAAAAAAABIw/vTnd8GfI2Sk/s72-c/texas.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7133224567123226857</id><published>2010-04-10T13:19:00.001+03:00</published><updated>2010-04-10T13:20:01.394+03:00</updated><title type='text'>Geleneksel rafting şenliği</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S8BN3KXigNI/AAAAAAAABIo/HLC7zB70ybA/s1600/rafting2010.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="203" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S8BN3KXigNI/AAAAAAAABIo/HLC7zB70ybA/s400/rafting2010.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk olarak 2006 yılında gitmiştik Dokuz Değirmen köyüne. Düzce'de rafting yeni yeni ünlenmeye başlamıştı. Ertesi sene bir daha gittik. Çok "extreme" olmasa da, senede bir defa güzel bir heyecan oluyor. Geçtiğimiz iki sene bir fırsat bulup ayarlayamamıştık. Bu sene sağlam bir ekip ile düştük yola. İki senede Düzce Rafting iyi yol almış. Güzel bir kahvaltı üstüne, güzel bir rafting. Sonrasında da sıkı bir öğle yemeği ile tamamladık geziyi. Tek sıkıntım kalabalık olmamızdı. Toplam 14 bot indik suya, bu da 100 kişi eder mi eder. Koordine edelim derken, bir sürü beklemek zorunda kaldık. İster istemez heyacanımız bir türlü yükselemedi. Geçmiş yıllarda az sayıda botla iner, birbirimizi çok beklemezdik. Momentum ve heyecan yolun sonuna kadar artardı. Bu sefer ikram ve keyif düzeyi artırılmış, daha turistik bir gezi oldu. Düzce Rafting'e tavsiyem, seviyelendirilmiş bir hizmet sunmaları olacak. Misal, heyecan isteyenlere sabahın daha erken bir saatinde daha hızlı bir tur ayarlanabilir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7133224567123226857?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7133224567123226857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7133224567123226857&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7133224567123226857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7133224567123226857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/04/geleneksel-rafting-senligi.html' title='Geleneksel rafting şenliği'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S8BN3KXigNI/AAAAAAAABIo/HLC7zB70ybA/s72-c/rafting2010.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-1755183564726158114</id><published>2010-03-28T22:15:00.001+03:00</published><updated>2010-03-28T22:18:58.736+03:00</updated><title type='text'>Yeni bisiklet, yeni heves</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S6-nWJghQhI/AAAAAAAABIY/KHCQe15prQg/s1600/bisiklet.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="231" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S6-nWJghQhI/AAAAAAAABIY/KHCQe15prQg/s400/bisiklet.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çok uzun zamandır istiyordum aslında. İki sene kadar önce düşüp iki kolumu birden yaralayınca, eldeki bisikletle arazide fink atmanın çok akıllıca olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu arada da onca iş, ihtiyaç ve heves arasında bir türlü de sıra gelmiyordu, ta ki Rabiş olaya el koyana kadar. Kocasına dünyanın en büyük kıyağını yapan karıcım, iş yerindeki altın gününden gelen parayı, "al canım, git kendine en güzelinden bisiklet al" diye bana verince, aldı beni bir heyecan... Corratec, Connandale, Giant derken &lt;a href="http://www.marinbikes.com/2010/"&gt;Marin &lt;/a&gt;isimli şahane Amerikan işi markaya karar verdim. Şöyle olabildiğince dengeli, yere yakın, bileşenleri yüksek kalitede, hidrolik disk frenli, amortisörünün traveli uzun, gereksinimlerimi beklentilerimin üzerinde karşılayan ve yüzde yirmi beş indirimle bütçemin içine giren &lt;a href="http://www.marinbikes.com/2010/bike_specs.php?serialnum=1609"&gt;B-17&lt;/a&gt; modelini seçtim. Cuma işten bir saat erken çıkıp koşarak &lt;a href="http://www.sdsbisiklet.com/"&gt;Sıradışı Bisiklet&lt;/a&gt;'in yeni dükkanına gittim (aslında gittik, yanımda Argün'ü de götürdüm, o da Giant Terrago 3 aldı). Cumartesi Eymir'de, bugün de Yalıncak'ta bir buçukar saat yeni bisikletlerimizi denedik. Çocuklar gibi şenim anlayacağınız. Yeni bisiklet, yeni heves, ve hatta çok ama çok sağol karıcım...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-1755183564726158114?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/1755183564726158114/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=1755183564726158114&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1755183564726158114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1755183564726158114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/03/yeni-bisiklet-yeni-heves.html' title='Yeni bisiklet, yeni heves'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S6-nWJghQhI/AAAAAAAABIY/KHCQe15prQg/s72-c/bisiklet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4643281170748229661</id><published>2010-03-28T09:01:00.002+03:00</published><updated>2010-04-11T08:43:23.062+03:00</updated><title type='text'>Pazar şarkıları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S67wlNp82bI/AAAAAAAABH0/zrevZHCIPlA/s1600/sunday_best.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S67wlNp82bI/AAAAAAAABH0/zrevZHCIPlA/s400/sunday_best.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;1. Sunday Morning - The Velvet Underground&lt;br /&gt;2. Sunday Papers - Joe Jackson&lt;br /&gt;3. Everyday Is Like Sunday - Morrissey&lt;br /&gt;4. Sunday Bloody Sunday - U2&lt;br /&gt;5. Lazing On A Sunday Afternoon - Queen&lt;br /&gt;6. Sunny Sunday - Joni Mitchell&lt;br /&gt;7. Sunday Morning Coming Down - Johnny Cash&lt;br /&gt;8. Lazy Sunday - The Small Faces&lt;br /&gt;9. Sunday - Sonic Youth&lt;br /&gt;10. Sunday - Nick Drake&lt;br /&gt;&lt;a href="http://listen.grooveshark.com/#/playlist/Sunday/26931987"&gt;Grooveshark Link&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4643281170748229661?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4643281170748229661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4643281170748229661&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4643281170748229661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4643281170748229661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/03/pazar-sarklar.html' title='Pazar şarkıları'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S67wlNp82bI/AAAAAAAABH0/zrevZHCIPlA/s72-c/sunday_best.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3034174225900382665</id><published>2010-03-08T23:59:00.000+02:00</published><updated>2010-03-08T23:59:35.800+02:00</updated><title type='text'>Yorumsuz</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/q6tAgJStVlo&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;hl=en_US&amp;feature=player_embedded&amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/q6tAgJStVlo&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;hl=en_US&amp;feature=player_embedded&amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowScriptAccess="always" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;13 yaşındaki Lia Mills'in ötanazi konusundaki görüşleri...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3034174225900382665?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3034174225900382665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3034174225900382665&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3034174225900382665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3034174225900382665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/03/yorumsuz.html' title='Yorumsuz'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-1092886523130061527</id><published>2010-02-27T20:40:00.001+02:00</published><updated>2010-02-27T20:54:49.230+02:00</updated><title type='text'>İhtiyar delikanlılar...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S4lcu9kx-hI/AAAAAAAABHo/3E_OG3pbHAk/s1600-h/erkinbaba.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S4lcu9kx-hI/AAAAAAAABHo/3E_OG3pbHAk/s400/erkinbaba.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dün akşam Dip Sahne'de Erkin Koray konseri vardı. Mehmet ses etmese, haberimiz de olmazdı hani. Toplandık Ankara tayfası. Dokuzda kapılar açılıyor, &amp;nbsp;aman geç kalmayalım diye saat onda mekanda buluştuk. Erkin babanın sahneye çıkması gece yarısını buldu. Bir de güzel süprizi vardı. Kurtalan Ekspres'in efsane bascısı Ahmet Güvenç'i de getirmişti yanında. İhtiyar delikanlılar iki saatlik aralıksız müzik bir ziyafeti sundular. Sahne performansları parmak ısırtacak cinstendi. Akrebin Gözleri, Şaşkın, Esterabim, Deli Kadın derken bir noktada Erkin Koray Chuck Berry gibi 80'ninde de sahnede olmak istediğini söyleyince büyük bir alkış koptu. Hepimiz onları her daim bu enerjileri ile sahnede görmek istiyorduk. &amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-1092886523130061527?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/1092886523130061527/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=1092886523130061527&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1092886523130061527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1092886523130061527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/02/ihtiyar-delikanllar.html' title='İhtiyar delikanlılar...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S4lcu9kx-hI/AAAAAAAABHo/3E_OG3pbHAk/s72-c/erkinbaba.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5667862507015920050</id><published>2010-02-21T21:59:00.000+02:00</published><updated>2010-02-21T21:59:09.968+02:00</updated><title type='text'>Zeytine gel abim...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S4GMC4xC46I/AAAAAAAABHE/9PxfwPpoDpc/s1600-h/zeytin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S4GMC4xC46I/AAAAAAAABHE/9PxfwPpoDpc/s400/zeytin.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir buçuk aylık bekleme bitti. Ocak ayının başıydı. Kipa'da dalından yeni kopmuş zeytinleri görünce dayanamayıp atmıştım sepete. Laf başı geldi mi, Egeliyim ben, deyip mangalda kül bırakmıyordum ya, buyur işte taze zeytin, hadi Umut göster kendini. E tabi önce internette dolandım bol bol. Türkçe kaynak bulmak ne mümkün derken, vurdum kendimi İngilizce sitelere. Zaman almadı, buldum, okudum İtalyan bu işi nasıl yapıyor, Lübnan'lı nasıl. Sonra telefona sarıldım, annemin tarifini aldım. Hikayenin özü çok basitti. İster sadece tuzla, olmadı tuzlu su ile, istersen çizerek, istersen kırarak, olmadı hiç müdahale etmeden, zeytinin acısını tuza bırakması sağlanıyordu. Tariften tarife, bu iş bir ila bir kaç ay alıyordu. Benim gibi bir acemi için en uygununun About.com'dan Salt Cured Ripe Olive Recipie (Olgun zeytin için tuz kürü tarifi) olduğuna karar verdim. Bir plastik kabın tabanına temiz bir el bezi yerleştirip, üstüne aynı miktardaki tuz ve zeytini karıştırarak doldurdum. Haftada bir defa karıştırmak dışında pek birşey yapmadan 6 hafta bekledikten sonra bu hafta tuzlarını temizleyip güzelce yıkadım. Tarifi ve annemin lafını dinlemeyip, kurumalarını beklemeden, yağ ve sirke ile kavanozlara bastım. Evet üzerlerindeki sular yağın içinde kaldı ama, napalım, ilk elin günahı olmaz. Lezzeti mi? İki gündür yiyoruz, biz çok beğendik. Sırada peynir işi var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5667862507015920050?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5667862507015920050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5667862507015920050&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5667862507015920050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5667862507015920050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/02/zeytine-gel-abim.html' title='Zeytine gel abim...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S4GMC4xC46I/AAAAAAAABHE/9PxfwPpoDpc/s72-c/zeytin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3703313833593531337</id><published>2010-02-07T01:15:00.001+02:00</published><updated>2010-02-07T01:18:08.330+02:00</updated><title type='text'>Global Game Jam 2010</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S230eZqxjrI/AAAAAAAABG8/RlrqPQGPGEk/s1600-h/ggj_ankara.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S230eZqxjrI/AAAAAAAABG8/RlrqPQGPGEk/s400/ggj_ankara.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Reçelin böylesini hiç görmemiştim. Bu kadar mı şahane bir organizasyon olur, dedim durdum. Geçen Cuma açılışından , Pazar kapanışına kadar etraflarında dolaştım çocukların. &lt;a href="http://www.globalgamejam.org/"&gt;Global Game Jam&lt;/a&gt;, tüm dünyada yüzün üzerinde merkezde, bilmem kaç bin katılımcı ile yapılan oyun geliştirme etkinliği. Geçen sene izlemeyi çok istemiştim, olmamıştı. Bu sene etkinlik Enformatik Enstitüsü'nde oldu, bir yandan üst katta odamda iş yaparken, bir yandan aşağıya inip inip oyunların gelişimini seyrettim. 70 katılımcı 48 saat uyumadan oyun geliştirdiler. 15den fazla oyun çıktı ortaya. 4-5 tanesi hakikaten çok güzeldi. Seneye gene orada olacağım. Başta &lt;a href="http://www.metutech.metu.edu.tr/atom/"&gt;ATOM &lt;/a&gt;olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3703313833593531337?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3703313833593531337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3703313833593531337&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3703313833593531337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3703313833593531337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/02/global-game-jam-2010.html' title='Global Game Jam 2010'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S230eZqxjrI/AAAAAAAABG8/RlrqPQGPGEk/s72-c/ggj_ankara.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4920437644531216131</id><published>2010-02-07T00:48:00.001+02:00</published><updated>2010-02-07T00:55:49.887+02:00</updated><title type='text'>Paris dönüşü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S23ocPqhEPI/AAAAAAAABG0/c2_30sHztZQ/s1600-h/blog_paris.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S23ocPqhEPI/AAAAAAAABG0/c2_30sHztZQ/s400/blog_paris.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İki hafta kadar oldu Paris'ten döneli. Ha bugün yazacağım, olmadı yarın akşam yazarım canım, derken günler geçti. Kendileri zaten bu aralar geçerken pek bana sormuyor. Çok güzel, çok yorucu, çok kıskandığım bir haftaydı. Altı günün 4 günü Eragny Organize Sanayii'nde Sony ilen Toyota fabrikalarının arasında kalan Sagem'de toplantı üstüne toplantı yaptım. Yetmezmiş gibi 4 günün 3 günü oturum başkanıydım. Kenara çekilip de iki dakka kafa dinleyeyim de diyemedim. Kötüsü Fransa savunma sanayii de bizimki gibi internetin kötülüklerinin farkına varmıştı. Sonuç, toplantı salonunda internetsizdik. Ha bu esnada canım sevgilim Rabik, çok sevgili dostum Bilge beyler ve eşi Özge hanımlar, o Pont Neuf sizin, bu Pompedue bizim, akşama kadar gezip, akşam kalan 3 gram enerjimle hayran kalmaya çalıştığım Paris konusunda açmak istediğim muhabbetlere, "Biz onu gündüz konuşmuştuk!" diyerek limon sıktılar. Durum o kadar da sıkıcı değildi tabi. Sabah 7'de çıkıp 2 -2.5 saatte vardığımız Avrupa Birliği'ne girmiş Sincan OGS kılıklı yerden akşamları 1.5 saatte dönebiliyorduk. Sonrasında 8 civarı kendimizi caddelere vurup, şöyle bir Paris çekip ciğerlerimize, mekanların en şahanesinden bol şaraplı, güzel yemekli, derin sohbetli geceler geçirdik. Cuma gününü de Montmartre ve Latin Square'e adayınca değmeyin keyfime. Sorbonne'un hemen önünde müşterilerinin yarısı en az 60lık hocalardan, diğer yarısı en çok 25indeki öğrencilerden oluşan kafelere oturduk sevdiğimle. Kafenin sigara büfesinden bir paket Gitane alıp, espressomun yanında birini tüttürdüm. Sonra el ele, o sahaf senin bu sahaf benim gezip, plak, dergi, kitap yüklendik. Kağıt bardakta sıcak şarap alıp, tekne ile Seine gezdik. Gönül daha ne ister?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4920437644531216131?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4920437644531216131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4920437644531216131&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4920437644531216131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4920437644531216131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/02/paris-donusu.html' title='Paris dönüşü'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S23ocPqhEPI/AAAAAAAABG0/c2_30sHztZQ/s72-c/blog_paris.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-1277404694852518737</id><published>2010-01-05T22:08:00.004+02:00</published><updated>2010-01-05T22:11:22.521+02:00</updated><title type='text'>Lhasa'ya veda</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S0ObGxghHLI/AAAAAAAABGo/FuzQNIJQtjU/s1600-h/lhasa_veda.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S0ObGxghHLI/AAAAAAAABGo/FuzQNIJQtjU/s400/lhasa_veda.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Küçük, küçücük bir bir şarkı yaptın ve tüm gece boyunca onu söyledin. Yağmur yağdıkça, rüzgar estikçe söyledin. Sabah olana kadar söyledin. Biz bir ömür sesini dinlemek isterken, sen yeni gelen yılın ilk sabahında bizi bırakıp gittin. Güle güle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-1277404694852518737?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/1277404694852518737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=1277404694852518737&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1277404694852518737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1277404694852518737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2010/01/lhasaya-veda.html' title='Lhasa&apos;ya veda'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/S0ObGxghHLI/AAAAAAAABGo/FuzQNIJQtjU/s72-c/lhasa_veda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5158196410141115337</id><published>2009-12-30T22:44:00.003+02:00</published><updated>2009-12-31T08:21:55.734+02:00</updated><title type='text'>Gezegenimizin kullanım ömrü dolmuştur</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Szu1cWGZyeI/AAAAAAAABGg/M1gaYqqceag/s1600-h/avatar-cameron.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Szu1cWGZyeI/AAAAAAAABGg/M1gaYqqceag/s400/avatar-cameron.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Gezegenimizin kullanım ömrü dolmuştur, canlıların üzerinde eşsiz bir biyolojik uyum ile yaşadıkları düşsel dünyamıza hoş geldiniz. İşler öyle karmaşıklaştı ki. Sayımız iyiden iyiye arttı. Topraktan çimento, taştan çelik, kumdan cam yaptık. Üstüste koyunca, kendimizi içine hapsedecek küçük dünyalar yarattık. İstifler halinde, hayatımızı yaşanmaz hale getirmek için el ele verdik. Yıllar yılları kovalarken, odalarımız kübiklere, evlerimiz çöp &amp;nbsp;yığınlarına, çevremiz de yollara, arabalara, fabrikalara, alışveriş merkezlerine dönüşüverdi. Akıl bunların yenileri, en hızlı, en canti, en şahanelerini yapıp satmaya adanınca, elde olanın kullanımı bahta kaldı. Avatar hayaldeki gezegeni sunarken, ben tüm sıkıntımın zanlısı son 15 senelik Ankara'daki saltanattır deyip rahatlıyor muyum?&amp;nbsp;Kopenhag'da toplanıp bir türlü iklim konusunda anlaşamayan gelişmiş dünyanın sultanlarının, kafalarına göre sabah ve akşam trafiğinde sağdaki soldaki ara yolları kapatıp, tüm arabalar ana yollardan giderse trafik akar diye buyuran başkent trafiğinin şehzadelerinden ne farkları var? Akıl öldü. Akıl, öldü. Son altı ayda emniyette üçüncü defa parmak izi verdim. Son seferinde, neden bana geçen iki sefer verdikleri kağıdı getirmedim diye fırça yedim. Siz nasıl oluyor da TC kimlik numaramdan verime ulaşamıyorsunuz? Bu mükerrer veriyi sonra kim temizleyecek? sorularım ise boşlukta asılı kaldı. Öldü. Akıl, öldü!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5158196410141115337?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5158196410141115337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5158196410141115337&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5158196410141115337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5158196410141115337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/12/gezegenimizin-kullanm-omru-dolmustur.html' title='Gezegenimizin kullanım ömrü dolmuştur'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Szu1cWGZyeI/AAAAAAAABGg/M1gaYqqceag/s72-c/avatar-cameron.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7594248828387777613</id><published>2009-12-01T13:08:00.000+02:00</published><updated>2009-12-01T13:08:52.343+02:00</updated><title type='text'>Ahmet Uluçay</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SxT3tWxoF9I/AAAAAAAABFY/7GLh8yI79T4/s1600/au.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SxT3tWxoF9I/AAAAAAAABFY/7GLh8yI79T4/s400/au.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep&lt;/b&gt; - al&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Mehmet&lt;/b&gt; - ne bu&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep&lt;/b&gt; - treş parası&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Mehmet&lt;/b&gt; - almam valla hakettin oğlum anası ağlattın saçların. acemi nalbant gavur eşşeğinde öğrenirmiş. sen de bizim kafada öğrendin valla. ben nihal in yüzüne bir tek daha ne zaman bakacam. bu iş bitti sağdıç.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep&lt;/b&gt; - sen de küçük kızı sev oğlum pittiyse nasılsa sana yangınmış al şu paralarını&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Mehmet&lt;/b&gt; - almam hem ne biçim laf o büyük kız olmazsa küçük kız var mı bizim kitabımızda oyle. ben nihalsiz yaşayamam arkideş * bugun de ceviz veren dedim almadi.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep&lt;/b&gt; - almaz oğlum o kızdan sana hayır gelmez. al şu paralarını.&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Mehmet &lt;/b&gt;- hem nihalden neden hayır gelmezmiş bana. hem de nasıl gelir. yapamadik anasini sattiğimin sinemasını. şimdi karpuzcu parçasıyız. tabi gelmez. ben bir recisör olen de o zaman gorsun o&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep -&lt;/b&gt; recisor olsan ne olcek aslanım. o kızın gözü yükseklerde.&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Mehmet&lt;/b&gt; - ne yükseği kimmiş yüksek. sinemacı olcez diyom. ne zaman büyür bu saçlar sağdıç ?&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep&lt;/b&gt; - iki aya kadar büyür herhalde.&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Mehmet&lt;/b&gt; - iki ay mi iki aya kadar karpuz mevsimi bitiyor bize de köyün yolu gözüküyor. gabak mevsimi geldi gabak sayende. olcekti bu kızın gönlü. şimdi işin yoksa köyü bekle.&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep&lt;/b&gt; - olm sinemaya minemaya gitmek için gelmicez mi kasabaya. aha u zaman görürsün işte. al şu paralarını.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Mehmet&lt;/b&gt; - valla mafettin sağdıç. bugun yeni aynayla tarak aldiydim. usta eski beyaz gömleklerinden birini verdiydi onu da giyecektim. anası ne güzel saçların var diyodu. verirdi bu kızı bana. sen benim oğlum ol diyodu. valla mafoludum sağdıç.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;b&gt;Recep&amp;nbsp;&lt;/b&gt;- yeter gali bea çocuklaştın iyice. al şu paralarını.&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;Bir güzel insanı daha kaybettik.&amp;nbsp;Ahmet Uluçay aramızdan ayrıldı.Toprağı bol olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7594248828387777613?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7594248828387777613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7594248828387777613&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7594248828387777613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7594248828387777613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/12/ahmet-ulucay.html' title='Ahmet Uluçay'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SxT3tWxoF9I/AAAAAAAABFY/7GLh8yI79T4/s72-c/au.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2008386787693083145</id><published>2009-11-26T14:09:00.001+02:00</published><updated>2009-11-26T14:14:22.125+02:00</updated><title type='text'>Diane Arbus</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sw5qWdacdoI/AAAAAAAABE4/_vqplPQvvtI/s1600/NY0015-lrg.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sw5qWdacdoI/AAAAAAAABE4/_vqplPQvvtI/s400/NY0015-lrg.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Diane Arbus, Amerikan fotoğrafı denildiğinde &lt;a href="http://www.anseladams.com/"&gt;Ansel Adams&lt;/a&gt;'dan sonra akla gelen ilk isimdir desek yanılmış olmayız. 2006 yapımı &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0422295/"&gt;Fur: An Imaginary Portrait of Diane Arbus&lt;/a&gt; filmi ünlü fotoğrafçının hayatından bir kesit sunuyor. 2006 yılında WinterSim için Monterey'e gittiğimde ABD'de sinemalarda oynuyordu fakat dışarıdaki hayattan vazgeçip, filme girmemiştim. Zannedersem Türkiye'de hiç vizyona girmedi. O vakitten bu yana izleyecektim, sıra ancak dün akşam gelebildi. Grip, sinüzit ikilisi nedeni ile raporluyum. Rabia ise H1N1 ile girdiği güreşten galip çıkmak üzere. Sabahtan akşama uyuduktan sonra, akşam yemeği yerine içtiğimiz hasta çorbası üstüne başlattık filmi. Görselliği ve dili çok güzel olmuş. Hikaye tamamen doğruyu mu yansıtıyor bilemiyorum ama Arbus'un ucubeleri fotoğraflamaya olan tutkusunu izleyenin gözleri önüne serebiliyor. Fotoğrafa meraklı olan, Arbus'u ve fotoğraflarını seven herkese tavsiye ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2008386787693083145?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2008386787693083145/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2008386787693083145&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2008386787693083145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2008386787693083145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/11/diane-arbus.html' title='Diane Arbus'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sw5qWdacdoI/AAAAAAAABE4/_vqplPQvvtI/s72-c/NY0015-lrg.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4780889553921264079</id><published>2009-11-24T11:45:00.001+02:00</published><updated>2009-11-24T11:46:05.791+02:00</updated><title type='text'>Bugün öğretmenler günü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SwuqxzmyZRI/AAAAAAAABEw/iStenzndvZo/s1600/koy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SwuqxzmyZRI/AAAAAAAABEw/iStenzndvZo/s400/koy.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Ne güller fışkırır çilelerimden&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Kandır, hayattır, emektir benim güllerim&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4780889553921264079?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4780889553921264079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4780889553921264079&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4780889553921264079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4780889553921264079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/11/bugun-ogretmenler-gunu.html' title='Bugün öğretmenler günü'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SwuqxzmyZRI/AAAAAAAABEw/iStenzndvZo/s72-c/koy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8934517644903011014</id><published>2009-11-22T20:14:00.000+02:00</published><updated>2009-11-22T20:14:03.293+02:00</updated><title type='text'>Roll is over!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Swl8uQiO2iI/AAAAAAAABEo/SKtGKz_SV9Y/s1600/roll.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Swl8uQiO2iI/AAAAAAAABEo/SKtGKz_SV9Y/s400/roll.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Gene kaybettik. Bir güzelliği daha gitti hayatın. Her sayısını almasam da, bu sefer ne yazmışlar diye dergi standlarında gözlerimin aradığı, iki üç ayda bir alıp bundan sonra sürekli almak lazım dediğim, okudukça iyi ki var bu herifler de böyle güzel bir dergi yapıyorlar diye düşündüğüm Roll kapandı. Geniş Açı kapandığında da bir şeyler kötüye gidiyor, bu adamların yeri doldurulmaz demiştim, öyle de oldu, artık fotograf okuyabileceğiniz bir dergi yok memlekette. Roll da gitti, müzik okuyacak dergi de kalmadı. İnternette okuruz diyorusunuz, duyuyorum. Ama iş o değil. İnternet, daha açıkçası bu bloglar, wikiler, namı diğer Web 2.0, İngilizce tabirle "Periodical killer" mıdır? Değildir. Hepsinin yeri ayrı değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8934517644903011014?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8934517644903011014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8934517644903011014&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8934517644903011014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8934517644903011014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/11/roll-is-over.html' title='Roll is over!'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Swl8uQiO2iI/AAAAAAAABEo/SKtGKz_SV9Y/s72-c/roll.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4073227276362161171</id><published>2009-11-02T22:21:00.006+02:00</published><updated>2009-11-03T08:59:53.666+02:00</updated><title type='text'>Moualla</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Su88Y8guGOI/AAAAAAAABEU/Gx5fpsNbnfk/s1600-h/fikret_mualla_066.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Su88Y8guGOI/AAAAAAAABEU/Gx5fpsNbnfk/s400/fikret_mualla_066.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Fikret Mualla'nın Osmanlı'nın yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına, birinci dünya harbine ve hatta ikinci dünya harbine denk düşen hayatında, nasıl dünya işlerinden uzak, nasıl bohem, alkoliklik ile delilik arasında bir sarkaç gibi sallandığını anlatan bir kitap okuyorum. Orhan Koloğlu'nun hazırladığı, &lt;a href="http://www.dr.com.tr/Product.aspx?pid=0000000135566"&gt;Fikret Mualla Bir Garip Kişi&lt;/a&gt; kitabını tavsiye ederim. Anlatımı Mualla'nın eserleri ile süslenmiş kitap sizi ressamın hayatının içine alıveriyor. Bir anda onunla birlikte kendinizi Paris'te buluyorsunuz. Memleketten size yollanan yeni bir ceketi hemen aşağıda satıp, parası ile evdeki misafire sunmak üzere peynir ve şarap almaya yöneliyorsunuz. Sonrası gene sefalet içinde bir dahi ve üç paraya dağıttığı desenleri.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4073227276362161171?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4073227276362161171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4073227276362161171&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4073227276362161171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4073227276362161171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/11/moualla.html' title='Moualla'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Su88Y8guGOI/AAAAAAAABEU/Gx5fpsNbnfk/s72-c/fikret_mualla_066.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6867189183793658046</id><published>2009-10-25T23:09:00.005+02:00</published><updated>2009-10-25T23:24:23.428+02:00</updated><title type='text'>Yapının morfolojisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SuS_rrewxtI/AAAAAAAABDU/PF_xfzyIdsk/s1600-h/gaudi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SuS_rrewxtI/AAAAAAAABDU/PF_xfzyIdsk/s400/gaudi.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396649010623727314" /&gt;&lt;/a&gt;Bir dahinin yaratığı güzelliklerle doluydu Barselona. Gaudi Barselona'da modernizmi, yeni sanatı, sorgulayanı ve yeniyi, iyisini arayanı temsil ediyor gibiydi. Onun zamanına kadar gelmiş olan klasiği, yani barok mimariyi sorgulamış Gaudi. Neden diye sormuş, doğada gördüğümüz renkler, şekilleri göremiyoruz yaptığımız yapılarda. Sonra yaratmaya koyulmuş. Casa Batllo, Casa Milo, Sagrada Familia, Park Güell gibi Barselona'ya giden hemen herkesin tavaf ettiği şahaserler ortaya çıkmış. İnsanın etkilenmemesi imkansız böyle sıradışı bir mimariden. Gelirken aldığım ufak Gaudi &lt;a href="http://www.amazon.com/Gaudi-Juan-Eduardo-Cirlot/dp/8489815941/ref=sr_1_8?ie=UTF8&amp;amp;s=books&amp;amp;qid=1256505666&amp;amp;sr=8-8"&gt;kitabını&lt;/a&gt; biraz önce bitirdim. Hemen not alayım dedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6867189183793658046?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6867189183793658046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6867189183793658046&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6867189183793658046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6867189183793658046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/10/yapnn-morfolojisi.html' title='Yapının morfolojisi'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SuS_rrewxtI/AAAAAAAABDU/PF_xfzyIdsk/s72-c/gaudi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-532926505787618178</id><published>2009-10-17T20:08:00.005+03:00</published><updated>2009-10-17T20:38:33.973+03:00</updated><title type='text'>Barselona'nın ardından</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Stn7gNLDMyI/AAAAAAAABC0/p7b7NlK9P80/s400/barcelona1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393618559463273250" /&gt;Salı'dan Perşembe'ye Barselona'da toplantım vardı. Rabiş ile ne vakittir hayalini kurduğumuz benim iş gezilerine beraber gitme fikrini hemen devreye aldık. Nasıl olsa ben otel ayarlıyordum, iş yerine de "bir fazla bilet alın onu da ben ödeyeceğim" deyince tüm hazırlıklar bitiverdi. İtalya'ya da bize 6 ay çok girişli vize verdiği için teşekkür etmeyi ihmal etmemek lazım. Pazartesi öğlen civarı otelimize yerleştik. Vurduk kendimizi yollara. La Rambla'ya gitmeye çalışırken benim seyrüsefer sistemimdeki bir işaret hatası bizi Sagrada Familia'nın önüne götürdü. Dilimizi yutacaktık. Gaudi ile ilk tanışma her fanide aynı etkiyi mi yaratır bilmiyorum ama benim mimari algımı biraz sarstı. Gaudi ile ilgili bilahare ayrı bir yazı yazmak istiyorum. Sonrasında Rabiş'in eskilerden arkadaşı, muhteşem yerel rehberimiz Billur ile buluştuk. Sonra gelsin Tapas gitsin Sangria. Nerde Flamenko, biz orada.&lt;br /&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Stn7vJAQbjI/AAAAAAAABC8/Kandw6PHcM8/s400/barcelona2.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393618816042298930" /&gt;Toplantılar çok uzun sürdü. Sabah 8:30 akşam 18:30 mesaisi yaptık. Bu arada Rabiş şehrin altını üstüne getirip bizi çok kıskandırdı. Bize ise akşamları ona eklenmek kaldı. Saat 10'dan önce akşam yemeğine oturana iyi gözle bakmayan Katalanlar sayesinde, akşamları uzun yürüyüşler yapma şansımız oldu. Geç bir akşam yemeği sonrasında otele zor ulaştık. Çok güzel bir şehir Barselona. Bizde, insanın hayatını nasıl cehenneme çevirdiğimizi konuştuk sık sık. Şehirde herşey insan içindi. Her kavşaktaki ışıklar, bisiklet yolları, bir yere hızlı gitmenin tek yolu olarak tasarlanmış metrosu, pazarları, meydanları, scooter ve bisikletli insanlar, parklarda koşanlar. Yahu bunların hiç biri yok Ankara'da deyip deyip durduk. Mimari içinde kaybolduk. Bol bol Paela yedik. Velhasılı döndük kendi cennetimize, daha doğrusu cehennemimize, Ankara'ya.&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Stn7gNLDMyI/AAAAAAAABC0/p7b7NlK9P80/s1600-h/barcelona1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-532926505787618178?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/532926505787618178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=532926505787618178&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/532926505787618178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/532926505787618178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/10/barselonann-ardndan.html' title='Barselona&apos;nın ardından'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Stn7gNLDMyI/AAAAAAAABC0/p7b7NlK9P80/s72-c/barcelona1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7229245975170800497</id><published>2009-09-27T22:57:00.005+03:00</published><updated>2009-09-27T23:43:38.318+03:00</updated><title type='text'>Yeni web sayfaları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr_Et2H5UiI/AAAAAAAABB8/FgRPKCCBw8Y/s1600-h/ws.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 159px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr_Et2H5UiI/AAAAAAAABB8/FgRPKCCBw8Y/s400/ws.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386239971260191266" /&gt;&lt;/a&gt;Derslerin başlamasına ramak kala, hem kendim için hem de ders için web sitesi hazırlama işine giriştim. Hani öyle karmaşık tasarımlar peşinde değildim ama gene de eli yüzü düzgün gözükse fena olmazdı. Bu sefer nvu kullanmaya karar verdim. Bu aralar gözdem açık kaynak araçlar. Ne zaman bir yazılıma ihiyacım olsa google'a soruyorum. Bu sefer de "Dreamviewer open source" diye sordum, o bana &lt;a href="http://www.net2.com/nvu/"&gt;nvu&lt;/a&gt; dedi. Nasıl Photoshop yerine &lt;a href="http://www.gimp.org/"&gt;Gimp&lt;/a&gt;'den memnun kaldıysam, Corel Draw yerine &lt;a href="http://www.inkscape.org/"&gt;Inkscape&lt;/a&gt;'den memnun kaldıysam, nvu da beni hayal kırıklığına uğratmadı. Her istediğimi, alışık olduğum şekilde yapmama olanak sağladı.  Ortaya &lt;a href="http://www.ii.metu.edu.tr/~udurak/"&gt;http://www.ii.metu.edu.tr/~udurak/&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.ii.metu.edu.tr/~udurak/gate541/"&gt;http://www.ii.metu.edu.tr/~udurak/gate541/&lt;/a&gt; çıkıverdi. Hazır elim değmişken, blogun da temasını değiştiriverdim. Çok güzel oldu. Çok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7229245975170800497?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7229245975170800497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7229245975170800497&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7229245975170800497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7229245975170800497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/09/yeni-web-sayfalar.html' title='Yeni web sayfaları'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr_Et2H5UiI/AAAAAAAABB8/FgRPKCCBw8Y/s72-c/ws.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6040038406989956251</id><published>2009-09-27T21:36:00.011+03:00</published><updated>2009-09-27T22:55:12.659+03:00</updated><title type='text'>Sezon Bitmeden</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr_C6hQyRII/AAAAAAAABB0/PiA_APu0qEc/s1600-h/dikili.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 207px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr_C6hQyRII/AAAAAAAABB0/PiA_APu0qEc/s400/dikili.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386237989975377026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sezon bitmeden, bayramdan hemen önceki hafta izin alsak diyorduk düğünden bu yana. Bir türlü şöyle doya doya dinlenememiştik. Temasını da belirlemiştik tatilin. İnce Memed okunacaktı. Dört cilt &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/ince-memed-4-kitap-takim-ciltli-yasar-kemal/tanim.asp?sid=OLCURYOH97CBCT72E9KH"&gt;İnce Memed&lt;/a&gt;i, Lütfi Özgünaydın'ın &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/cukurova-yasar-kemal-lutfi-ozgunaydin/tanim.asp?sid=OQZR8UD9WY8YQS5KEG6N"&gt;Çukurova albümü&lt;/a&gt;nü arabaya atıp. Cuma gecesi Eskişehir, Cumartesi gecesi Balıkesir konaklamalı Dikili yolculuğumuza çıktık. Bir taraftan Türkiye sel sele, biz de tedirgindik. Yazlık yerde sürekli yağmur yağar da, burnumuzu evden çıkaramazsak, tüm hevesimiz kursağımızda kalır diye. Şanslıydık, Ege bize Eylül'ün en güzel yüzünü gösterdi. Her gün saat 1 civarı ulaştığımız plajda saat 7'ye kadar güneşlendik, kitap okuduk. Lost muhabbeti yapamıyorduk ama olsun, bizim de İnce Memedimiz vardı. Tüm mevzumuz İnce Memed, Çukurova ve ağalardı. Cismen Dikili sahilinde, fikren kah Değirmenoluk'ta, kah Vayvay köyündeydik. Rabiş 3. cildi ben de ilk iki cildi soluksuz okuduk. Velhasılı, doyasıya dinlendik. Ordan ver elini Balıkesir.&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr-9NWLnviI/AAAAAAAABBk/wF2WrHF-CkU/s400/emendere.JPG" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 203px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386231716348673570" /&gt;Bayram Sındırgı'sız olmaz dedik. Büyüklerin ellerinden öptük.  Bol bol gezdik. Rabişim Sındırgı'yı ve köylerini gördü. Av eti ve bol bol tatlı yedik. Emendere köyünden yeni yapılan t&lt;a href="http://www.sindirgitermal.com/"&gt;ermal tesislere&lt;/a&gt; gittik. Bol koşturmacalı bir Balıkesir mesaisi sonrasında, bayramın 2. gününde Ayaş'a doğru yola koyulduk. Yok Susurluk'taki outletler yok Bursa'daki Ikea derken gece yarısından önce Ayaş'a varabildik.&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr-_OdxwGCI/AAAAAAAABBs/xPiLuOX9KDE/s400/villies.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 304px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386233934590777378" /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. güne kalmış Ayaş bayramlaşmamız çok uzun sürmedi. Rabiş'in yoğun tezahüratı sayesinde 59 model Willys pickup garajdan çıktı. Büyük bir gürültü ile biz önde, kızlar kasada, yaylaya doğru yola koyulduk. Asfalt yolda kendini çok göstermeyen ihtiyar delikanlı Willys, araziye geldiğimizde meziyetlerini ortaya koydu. Buradan traktör zor gider diye içimden geçirdiğim yollardan, patikalardan hatta yol iz olmayan yerlerden büyük bir keyifle sekerek geçti. Ben de her fırsatta Willys kullanmanın inceliklerini öğrendim. Hazır yaylaya gitmişken biraz ceviz silktik, alıç ve ahlat topladık. Yaylada bir o yana, bir bu yana yürüdük. Ağaçların, çeşmenin, taşların, Ayaş'ta göçer davarcılığın hikayelerini dinledik. Velhasılı buraya o kadar yakınken, o kadar uzaklara gittik ki, bunu daha sık yapmalı diye diye Salı akşamı evimize döndük. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6040038406989956251?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6040038406989956251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6040038406989956251&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6040038406989956251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6040038406989956251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/09/sezon-bitmeden.html' title='Sezon Bitmeden'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sr_C6hQyRII/AAAAAAAABB0/PiA_APu0qEc/s72-c/dikili.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2311430191131371679</id><published>2009-09-08T00:58:00.004+03:00</published><updated>2009-09-08T01:11:41.201+03:00</updated><title type='text'>Makale çağrısı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SqWDaxwjDGI/AAAAAAAABAg/7DNaNPcu7P4/s1600-h/cfp.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 125px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SqWDaxwjDGI/AAAAAAAABAg/7DNaNPcu7P4/s400/cfp.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378849826020723810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.scs.org/pubs/jdms/jdms.html"&gt;Journal of Defense Modeling and Simulation&lt;/a&gt; dergisi için konuk editör olarak 2011 baharında yayınlanmak üzere bir özel sayı hazırlamaya niyetlendim. İlgilenenler için makale çağrısına bu &lt;a href="http://www.scs.org/pubs/jdms/specialIssues/specialRICAWS.html"&gt;bağlantıdan&lt;/a&gt; ulaşılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2311430191131371679?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2311430191131371679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2311430191131371679&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2311430191131371679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2311430191131371679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/09/makale-cagrs.html' title='Makale çağrısı'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SqWDaxwjDGI/AAAAAAAABAg/7DNaNPcu7P4/s72-c/cfp.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-485906035044567749</id><published>2009-09-07T22:31:00.003+03:00</published><updated>2009-09-07T22:42:52.546+03:00</updated><title type='text'>İlk göz ağrısı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SqVf_GjuTCI/AAAAAAAABAY/N3D4EZx9T68/s1600-h/blog.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 282px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SqVf_GjuTCI/AAAAAAAABAY/N3D4EZx9T68/s400/blog.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378810867660770338" /&gt;&lt;/a&gt;İlk tez öğrencim Kamil bugün tez jürisine girdi. İnsanda bir heyecan oluyor. Olmadı desem yalan. İlk araştırmaya başladığımız günden bu güne az yol katetmedik. Doğrudur, Kamil iyi iş çıkardı. Aklımızdaki bir çok soruya cevap bulduk. Elimizden geleni ardımıza koymadık. Kemal Hocam, sabırla bizi dinleyip, katkılarını sundu. Bir konferans makalemiz yayınlandı. Bir dergi makalesi hazırlıyoruz. Daha ne olsun? Ama öyle olmuyor. İnsan gene de heyecanlanıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-485906035044567749?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/485906035044567749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=485906035044567749&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/485906035044567749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/485906035044567749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/09/ilk-goz-agrs.html' title='İlk göz ağrısı'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SqVf_GjuTCI/AAAAAAAABAY/N3D4EZx9T68/s72-c/blog.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4223417610254788626</id><published>2009-08-30T12:38:00.005+03:00</published><updated>2009-08-30T13:24:10.201+03:00</updated><title type='text'>İnsan neyle yaşar?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SppJoXhwdAI/AAAAAAAABAQ/retin7HCMRQ/s1600-h/11B_afis.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 295px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SppJoXhwdAI/AAAAAAAABAQ/retin7HCMRQ/s400/11B_afis.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375690063079306242" /&gt;&lt;/a&gt;Bu seneki İstanbul Bienali'nin kavramı Brecht'in ünlü sorusu "İnsan neyle yaşar?" imiş. Sabah gazetelerde gördüğüm Bienal'in konstrüktivist tarzda tasarlanmış görsellerine hayran oldum.  Pazar keyfi yaparken geçen haftayı düşündüm. İnsan neyle yaşar? Salı anneler geldi, Çarşamba Rabişim ameliyat oldu. Hacettepe Hastanesi'nde geçen iki gün sonrasında hastanelerin ne karmaşık, ne  büyük, Hacettepe'nin ne kadar düzgün bir hastane olduğu duyguları ile eve döndük. Doktorlara olan saygım bir kat daha arttı. Biz mühendislerin, mühendisliği seçmeyip doktor olan arkadaşlarını, "parlak insanlar" listesine almayı unuttuklarını farkettim. Yaşıtım, işlerinde çok güven veren, parlak bir sürü doktor gördüm. İnsan neyle yaşar? Cuma günü normal hayata döndük. Evdeki annelerin sunduğu konfor ile ne zamandır aklımda olan akademik problemlere gömüldüm. Dün gece yarısı başardım. Ontoloji olarak resmileştirdiğim alan bilgisi üstüne yazdığım kurallar ile bilgisayara çıkarım yaptırttım. Ne mi olacak şimdi? Daha akıllı insansız hava aracı rotalayabileceğiz. Algoritmamız "insan gibi" durumu irdeleyip çıkarımlar yaparak, daha uygun arama yöntemleri kullanarak en uygun rotayı hesaplayabilecek. İnsan neyle yaşar? Bu sırada ara ara XBox'ımı açıp taze indirdiğim EA tarafından geliştirilen Mirror's Edge oyununun demosunu oynadım. Fizik motorlarının geldiği son nokta olan PhysX kullanan aksiyon, macera tipi oyun hakikaten çok güzel olmuş. Tez zamanda oyunu satın almaya karar verdim. İnsan neyle yaşar? Bu sabah ise 30 Ağustos havası ile uyandım. "Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır, ne ağaç, ne kuş sesi, ne toprak kokusu vardır." dizesi geldi aklıma. Destanı bir daha okumalı dedim. İnsan neyle yaşar?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4223417610254788626?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4223417610254788626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4223417610254788626&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4223417610254788626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4223417610254788626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/08/insan-neyle-yasar.html' title='İnsan neyle yaşar?'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SppJoXhwdAI/AAAAAAAABAQ/retin7HCMRQ/s72-c/11B_afis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7312904880785076604</id><published>2009-08-23T12:07:00.004+03:00</published><updated>2009-08-23T12:36:58.684+03:00</updated><title type='text'>Assassin's Creed</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SpEH4AJwceI/AAAAAAAABAI/QjwYSgJfkWg/s1600-h/AssassinsCreed_b.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SpEH4AJwceI/AAAAAAAABAI/QjwYSgJfkWg/s400/AssassinsCreed_b.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373084489124704738" /&gt;&lt;/a&gt;XBox mucizeleri sürüyor. Konsol kardeşim Argün &lt;a href="http://assassinscreed.wikia.com/wiki/Assassin's_Creed_Home"&gt;Assassin's Creed&lt;/a&gt;'i bitirir bitirmez bana getirdi. Cuma gecesi dünyadan koptum. Dün gece saat biri geçeli epey olmuş, evdeki tüm ışıklar kapalı, haşhaşi kardeşim Altair ile Ortaçağ Ortadoğusu'nda at koştururken, artık bu kadar yeter, yatayım, sabah da oyuna başlamadan bloga not düşeyim dedim. Evet, oyunun ikincisinin çıkmasına iki ay kala ancak oynuyorum oyunu, ama söz ikincisi için bu kadar gecikmeyeceğim. İnanılmaz bir game world tasarlanmış. Hikayesi ise oynayana tarihin içinde Ortadoğu turu attırıyor. Benim gibi oyun yeteneksizinin bile zevkle level'ları geçebileceği kolaylıkta olması ise başka bir artısı. Hazır bu aralar akademik olarak da oyun işi ile ilgilenmeye başlamışken o konuda da iki not düşmek lazım. Ata binme sahneleri dışında oyundaki fiziksel gerçeklik hoşuma gitti. Ata binme işi ise kanımca başlı başına bir problem, insan bir taraftan çok eklemli bir sistem, öte yandan at ona keza. İki sistemin gerçek zamanda "coupled" çözülmesi, 2007 yılında ha bu kadar çözülebilmiş. Bunun yanında "cloth modeling" konusunda yenecek daha çok fırın ekmek var zannımca. Ortalıkta dolaşan dervişlerin elbiseleri kolalı gibi gözüküyor. Bunun yanında "swarm behaviour", "team behaviour" da oyunda denenmiş ama az daha üstünde çalışılsa daha güzel olurmuş dediğim teknolojiler oldu. Netekim biraz önce oyunun ikincisinin videolarını izledim. Geliştiriciler team işinin üzerinde çok durduklarını anlatıyorlardı. Bu jenredeki yeni oyunlar &lt;a href="http://www.gamespot.com/xbox360/action/saboteur/index.html?tag=result;title;0"&gt;Saboteur&lt;/a&gt; ve A&lt;a href="http://assassinscreed.uk.ubi.com/assassins-creed-2/"&gt;ssassin's Creed II&lt;/a&gt;'yi sabırsızlıkla bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7312904880785076604?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7312904880785076604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7312904880785076604&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7312904880785076604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7312904880785076604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/08/assassins-creed.html' title='Assassin&apos;s Creed'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SpEH4AJwceI/AAAAAAAABAI/QjwYSgJfkWg/s72-c/AssassinsCreed_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-815229118136025112</id><published>2009-08-17T23:54:00.004+03:00</published><updated>2009-08-18T09:33:26.118+03:00</updated><title type='text'>Kafka'nın Davası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SonGnOnVaeI/AAAAAAAABAA/yBXVD9TV7Ic/s1600-h/090805dava4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SonGnOnVaeI/AAAAAAAABAA/yBXVD9TV7Ic/s400/090805dava4.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371042407856302562" /&gt;&lt;/a&gt;Dava bu kadar güzel çizilebilirmiş ve Kafka'nın dünyası bu kadar güzel resmedilebilirmiş. NTV yayın evinden çıkan Kafka'nın &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/dava-franz-kafka/tanim.asp?sid=EBQGOVMPO6OS2EBIPQF2"&gt;Dava&lt;/a&gt;'sının çizgi romanından bahsediyorum. &lt;a href="http://www.montellier.org/"&gt;Chantal Montellier&lt;/a&gt; tarafından resmedilmiş eser hakikaten çok güzel olmuş. Şu sıralar Google Translate ile web sitesini keşfetmeye çalıştığım çizerin diğer işlerini bulmak için sabırsızlanıyorum. Kafka ve çizgiroman severlere ısrarla tavsiye edilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-815229118136025112?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/815229118136025112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=815229118136025112&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/815229118136025112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/815229118136025112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/08/kafkann-davas.html' title='Kafka&apos;nın Davası'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SonGnOnVaeI/AAAAAAAABAA/yBXVD9TV7Ic/s72-c/090805dava4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7266801526804645625</id><published>2009-08-09T23:50:00.005+03:00</published><updated>2009-08-10T00:08:28.875+03:00</updated><title type='text'>Yazboz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sn83KVK6S7I/AAAAAAAAA_g/Emsk70ZsOIw/s1600-h/AAA.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 314px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sn83KVK6S7I/AAAAAAAAA_g/Emsk70ZsOIw/s400/AAA.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368069931470048178" /&gt;&lt;/a&gt;Microsoft, evinde iki satır kod yazmaya hevesli oyunseverleri avucunun içine almaya çalışıyor. Yazdıklarına göre, XNA Game Studio ile oyun yazmak pek kolay. Hem de yazdığınız oyunları XBOX'ınızda da oynayabiliyorsunuz. Ben de fırsat bu fırsat, hazır ders için platform bakarken, bir de şu XNA'i deneyeyim dedim. Cuma gece başladığım ufak arcade oyunu biraz önce bitirdim. 5-6 saatlik bir iş gücü ile hem XNA framework'e giriş yapmak, hem de ufak bir arcade oyun geliştirmek mümkün oldu. Sol köşedeki topunuzla havadan gelen düşman gemilerini vurarak şehirlerinizi koruyabiliyorsunuz. Vurduğunuz düşman gemilerinin sayısını da skor olarak yazdırdım. Oyunu geliştirirken bir tutorial takip ettim. Edindiğim izlenim XNA kullanarak oyun geliştirme konusunda kaynak sınırsız. Elim değsin, iki oyun da  ben yazayım, namım yürüsün diyenlere tavsiye ederim. Şimdi oyunumu XBOX 360'a deploy etme zamanı. Sonra, "kendin pişir kendin ye" düsturunun oyun işine ilk uygulamasını yapacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7266801526804645625?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7266801526804645625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7266801526804645625&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7266801526804645625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7266801526804645625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/08/yazboz.html' title='Yazboz'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/Sn83KVK6S7I/AAAAAAAAA_g/Emsk70ZsOIw/s72-c/AAA.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8262115055905019023</id><published>2009-08-05T23:22:00.006+03:00</published><updated>2009-08-05T23:43:33.784+03:00</updated><title type='text'>Oyun zamanı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SnnqZOesvpI/AAAAAAAAA_Y/z9tMbqqzjdA/s1600-h/poster_blog.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 218px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SnnqZOesvpI/AAAAAAAAA_Y/z9tMbqqzjdA/s400/poster_blog.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366578150093143698" /&gt;&lt;/a&gt;Bu dönem ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde &lt;a href="http://www.ii.metu.edu.tr/Graduate_Programs/Modeling_and_Simulation/GameTechnologies.php"&gt;Oyun Teknolojileri Yüksek Lisans Programı&lt;/a&gt; açıyoruz. Bir seneyi geçkin zamandır hazırlıkları sürüyordu. Derslerin belirlenmesi, içeriklerin oluşturulması, YÖK'e başvuru derken, ciddi ciddi önümüzdeki hafta sonu (15 Ağustos) mülakat yapıyoruz. Programın ilk öğrenci adayları ile tanışacağız. Bir son dakika süprizi olmaz ise bu dönem çocuklara bilgisayar oyunlarında kullanılan fiziği anlatacağım. Bu aralar akşamları o kitap senin, bu web sitesi benim harıl harıl okumaktayım. Farklı farklı oyunlar oynamakta, oyun motorlarını denemekte, ufak tefek demo kodları yazmaktayım. İş çok eğlenceli. Dahası biraz önce, bahanesi ile aldığım XBOX360'ımı kutusundan çıkardım. Bu yazımı bitirir bitirmez kendisini televizyona bağlayacağım. He he. Yahu pek keyifli. "Rabiacım ben çalışıyorum" deyip, oyunun başına kuruluyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8262115055905019023?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8262115055905019023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8262115055905019023&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8262115055905019023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8262115055905019023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/08/oyun.html' title='Oyun zamanı'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SnnqZOesvpI/AAAAAAAAA_Y/z9tMbqqzjdA/s72-c/poster_blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2500695512598306521</id><published>2009-07-29T18:03:00.004+03:00</published><updated>2009-07-29T23:53:33.728+03:00</updated><title type='text'>Çok uzun zaman oldu...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SnBm06tVlLI/AAAAAAAAA_Q/0vjPXfBaQN0/s1600-h/evfoto.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SnBm06tVlLI/AAAAAAAAA_Q/0vjPXfBaQN0/s400/evfoto.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363900215496905906" /&gt;&lt;/a&gt;Çok uzun zaman oldu. Bu ara çok şey geldi geçti, ama beni de Rabia'yı da yazmaktan alıkoyan, bir hayat kurmak için tüm mesaimizi vakfetmek oldu. Çok güzel bir evimiz oldu, çok da güzel bir düğünümüz, sonrasında rüya gibi bir balayı. Yazmayı bırakalı beri kaçamaklar da yaptık. Herkes bizi ev ile uğraşıyor zannederken, 1 Mayıs'ı Yedigöller'de geçirdik. Düğüne 2 hafta kala ben iş münasebeti ile kısa bir Belçika kaçamağı yaptım. Bunları yazamadık. Geçen Emrah ile konuşurken farkettim. Yazmak için bilgisayar karşısında çok oturmak lazımmış. Oturmak yetmez, çok iş yapmak lazımmış ki, arada sıkıldıkça blog yazılsın. Yeniden çalışma tempomuza dönüyoruz. Yeniden yazmaya da tabi ki. Bir de elim erer ise blogumun şeklini şemalini değiştirmeye niyetliyim. Hadi hayırlısı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2500695512598306521?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2500695512598306521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2500695512598306521&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2500695512598306521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2500695512598306521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/07/cok-uzun-zaman-oldu.html' title='Çok uzun zaman oldu...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SnBm06tVlLI/AAAAAAAAA_Q/0vjPXfBaQN0/s72-c/evfoto.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-9107068023916925770</id><published>2009-03-19T09:24:00.002+02:00</published><updated>2009-03-19T09:43:35.982+02:00</updated><title type='text'>Hallelujah...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/ScHzflObhpI/AAAAAAAAA9o/sk_AqOMqszg/s1600-h/1231539919.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 277px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/ScHzflObhpI/AAAAAAAAA9o/sk_AqOMqszg/s400/1231539919.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314796759168026258" /&gt;&lt;/a&gt;Mart ayının sonuna geldik. Hala bahardan bir ses yok. Hava kapalı, olursa kar olmazsa sert bir rüzgar. Gökyüzü bir karanlık karanlık üstüne geliyor insanın. Madem öyle mi? diyor bünye de, vut o zaman kendini Jeff Buckley'e, Nick Cave'e, Tindersticks'e, Patti Smith'e.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;maybe i have been here before&lt;/div&gt;&lt;div&gt;i know this room, i've walked this floor&lt;/div&gt;&lt;div&gt;i used to live alone before i knew you.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;i've seen your flag on the marble arch&lt;/div&gt;&lt;div&gt;love is not a victory march&lt;/div&gt;&lt;div&gt;it's a cold and it's a broken hallelujah&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-9107068023916925770?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/9107068023916925770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=9107068023916925770&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/9107068023916925770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/9107068023916925770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/03/hallelujah.html' title='Hallelujah...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/ScHzflObhpI/AAAAAAAAA9o/sk_AqOMqszg/s72-c/1231539919.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8171814463250511763</id><published>2009-03-02T21:05:00.005+02:00</published><updated>2009-03-02T21:22:21.163+02:00</updated><title type='text'>Po nehrinin kıyısında</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SawvCegsSJI/AAAAAAAAA9I/NPkVsbeqpdo/s1600-h/torino1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308669780359399570" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 201px; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SawvCegsSJI/AAAAAAAAA9I/NPkVsbeqpdo/s400/torino1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Sabah 3 sularında Ankara 100.Yıl'dan Torino seferine çıkan atlılarımız, İtalya saati ile saat 16 sularında Po nehri kıyılarına ulaştı. Gönül buraları pek bir hasret ile özlediği Rabia ile gezmek istiyor fakat bu sefer kısmet değilmiş, bir dahakine diyerek kendini avutuyor. Saat 4'de açık restoran bulunamayan Torino sokaklarında yorulmuş bünye "yatak, yatak" diye bağırırken, saatine 3 avro verilen internetin bitmesine 15 dakika kalmış durumda. Yurttan ve dünyadan Umut dolu haberlerimizin sonuna gelirken, buralardan, oralara kucak dolusu sevgiler, selamlar...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8171814463250511763?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8171814463250511763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8171814463250511763&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8171814463250511763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8171814463250511763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/03/po-nehtinin-kysnda.html' title='Po nehrinin kıyısında'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SawvCegsSJI/AAAAAAAAA9I/NPkVsbeqpdo/s72-c/torino1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8466844433346364732</id><published>2009-02-24T00:34:00.004+02:00</published><updated>2009-02-24T07:47:42.416+02:00</updated><title type='text'>Marangozluk zanaati</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SaMf27awVrI/AAAAAAAAA8E/GiBFHVajRrk/s1600-h/umut.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306119814495884978" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 267px; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SaMf27awVrI/AAAAAAAAA8E/GiBFHVajRrk/s400/umut.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ahşaptan hayaller inşa etmek için marangozluk zanaati öğreniyorum. Şaka felan değil, hakikaten de öğreniyorum. İlk eşya bakmaya başladığımızda farkına vardım ki başkasının bana yaptığı değil, kendimin kendimize yaptıklarının çok kıymeti olacak. Yoksa, satın almaya çok alışık olduğumuz bu çağda üretmek Çinli, Endonezyalı, Filipinli işçilerin bir lokma, bir hırka için yaptıkları bir eylem haline gelince, biz de çok isteyerek ama çok isteyerek aldığımız şeylerimize aldığımız gibi yabancılaşıyoruz. Buna inat işte Rabia ile kullanacağımız her şeyi ellerimle yapmak istedim. O kadar uzun boylu olmadığını ben de biliyorum tabi, ama gene de ikimiz de emek verecek fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz kendimize. Yeni tuttuğumuz Oran'daki dubleks evimizin merdivenlerini elden geçirmek de işte tam bu amaca hizmet ediyor.&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306121728979977602" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 267px; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SaMhmXbVRYI/AAAAAAAAA8M/L6ry98Rpza0/s400/rabia_umut.jpg" border="0" /&gt; Yalnız da değiliz bu süreçte. Sevdiklerimiz de ellerinden geldiğince destek veriyorlar. Naci Dayım (Rabia'nın marangoz olan dayısı) yol gösteriyor. Ağır işlerin altında ezilmemizi önlüyor. İbrahim ile Ezgim etrafımızda pervane. Hal böyle olunca, iş zaten çok keyifli bir hal alıyor. Bu arada ne yaptığımızı anlatmayı unuttum. Merdivenin trabzanlarını ve ahşap olan basamaklarını güzelcene boya sökücü ile temizliyoruz. Sonra zımpara ile elden geçirip, renkli vernik ile de boyuyoruz. Önümüzdeki hafta da son kat verniklerini atıp, yerlerine monte edeceğiz.&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306123490481440802" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 267px; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SaMjM5iAiCI/AAAAAAAAA8c/uuyDMejgzqc/s400/balkon.jpg" border="0" /&gt; İşte bu da evimizin balkonundan bir manzara. Bozkırın ortasında, çamın içinde ev bulduk. Biz çok beğendik, her gelen de çok beğeniyor evimizi. Bu da bizi ayrı bir mutlu ediyor.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8466844433346364732?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8466844433346364732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8466844433346364732&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8466844433346364732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8466844433346364732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/02/marangozluk-zanaati.html' title='Marangozluk zanaati'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SaMf27awVrI/AAAAAAAAA8E/GiBFHVajRrk/s72-c/umut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3242042317343151829</id><published>2009-02-03T22:15:00.003+02:00</published><updated>2009-02-03T22:31:17.815+02:00</updated><title type='text'>2009 sezonunu açtım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SYimTihaR1I/AAAAAAAAA7k/K-DCAPxjxbM/s1600-h/running09.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 283px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SYimTihaR1I/AAAAAAAAA7k/K-DCAPxjxbM/s400/running09.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298667816216053586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün 4km'lik bir jog ile 2009 sezonunu açtım. Arada koş(a)madığım 3 ay bana 3 kilo olarak geri dönse de, geçen sene kazandığım ayrobik temele güveniyorum. Kısa zamanda, en keyiflisinden 10K'lar  koşmak lazım. Yeniden, bir çabuk motive olmak lazım. Şu üstümdeki ölü toprağını atmak lazım. Hedefim de var. Boşa gaz vermemekteyim kendime.  12 Nisan'da koşulacak 4. Uluslararası Bursa Osmangazi Yarı Maratonu. 21 koşmak için 3 ayım var. Yeter mi? Yeter.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3242042317343151829?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3242042317343151829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3242042317343151829&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3242042317343151829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3242042317343151829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/02/2009-sezonunu-actm.html' title='2009 sezonunu açtım'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SYimTihaR1I/AAAAAAAAA7k/K-DCAPxjxbM/s72-c/running09.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7478479484541774559</id><published>2009-02-02T23:13:00.003+02:00</published><updated>2009-02-02T23:24:32.058+02:00</updated><title type='text'>Kocaman koltuk, kocaman hayaller</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SYditGlA2VI/AAAAAAAAA7c/KKJQbhznoLE/s1600-h/picture_00106.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SYditGlA2VI/AAAAAAAAA7c/KKJQbhznoLE/s400/picture_00106.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298312013624170834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sevdiceğimle birlikte yaşayacağımız evi hazırlamaya başladık. Anlaştık. Emek, emek, özene bezene kuracağız herşeyi. Aman bu da böyle oluversin demeyeceğiz hiç. İlk parçalar Mudo Concept'ten. Bir üçlü, bir de ikili koltuk. Sırada Tepe'deki Berjerler var. Bugün Rabia'ya işi bırakıp marangozluk öğrenip, yatak odası ve yemek odasını kendim yapmayı önerdim. Hadi ordan dedikten 10 dakkika sonrası baktım yastıklara etamin yapmaktan bahsediyordu. İlmek ilmek örmeye başladık kocaman hayallerimizi. Şu dakikada kesinkes eminim, hayellerimizden güzelini kuracağız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7478479484541774559?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7478479484541774559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7478479484541774559&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7478479484541774559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7478479484541774559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/02/kocaman-koltuk-kocaman-hayaller.html' title='Kocaman koltuk, kocaman hayaller'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SYditGlA2VI/AAAAAAAAA7c/KKJQbhznoLE/s72-c/picture_00106.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4300858043560084778</id><published>2009-01-28T00:32:00.004+02:00</published><updated>2009-01-28T00:54:00.315+02:00</updated><title type='text'>Sahnede düğün var</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SX-L8uoY3TI/AAAAAAAAA7U/34iFy_Y0fOQ/s1600-h/s4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296105562236837170" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 229px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SX-L8uoY3TI/AAAAAAAAA7U/34iFy_Y0fOQ/s400/s4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dilin gelmiş geçmiş en ustası buyurdu,&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt; "Bütün dünya bir sahnedir… Ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu..."&lt;/span&gt; Öyle mi? dedi erkek. O hade vurulsun davullar! Bu yaz gün dönümünde Rabia ile Umut evcilik oynamaya başlayacaklar. Bir ömür oynayacağım oyunların en güzeli başlayacak Eskişehir'de gün ortasında, günün altında, tüm sevdikleri ile birlikte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4300858043560084778?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4300858043560084778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4300858043560084778&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4300858043560084778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4300858043560084778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/01/vurulsun-davullar.html' title='Sahnede düğün var'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SX-L8uoY3TI/AAAAAAAAA7U/34iFy_Y0fOQ/s72-c/s4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5143667864225795533</id><published>2009-01-19T22:43:00.005+02:00</published><updated>2009-01-19T23:31:08.670+02:00</updated><title type='text'>EFSAD'da bu Cuma</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SXTpvp5YAfI/AAAAAAAAA7E/WfTM5kFk4x0/s1600-h/efsad.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 126px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SXTpvp5YAfI/AAAAAAAAA7E/WfTM5kFk4x0/s400/efsad.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5293112466976801266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Haziran ayının ilk günlerinde &lt;a href="http://no-tengo-lugar.blogspot.com/"&gt;Züleyha&lt;/a&gt; sayesinde kendimi &lt;a href="http://www.cekimdefteriolsunistedim.blogspot.com/"&gt;Oğuz&lt;/a&gt;'un Deklanşör filminin setinde bulmuştum. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Set Fotoğrafçılığı &lt;/span&gt;uğraşı ile böylece tanış olmuştum. Hatırlarsınız konu ile ilgili bir de &lt;a href="http://umutungunlugu.blogspot.com/2008/06/deklanr.html"&gt;yazı&lt;/a&gt; yazmıştım. Çekimlerden hemen sonra, ekip filmi kurgularken, ben de çektiğim fotoğraflardan bir saydam gösterisi hazırlamıştım. Hedef, filmin galasında, ilk gösterimin akabinde set fotoğraflarından oluşan saydam gösterisini de sunmaktı fakat benim yoğun Ankara mesaim buna izin vermemişti. Bu arada &lt;a href="http://www.efsad.org.tr/"&gt;Efsad &lt;/a&gt;ekibi ile tanış olmuş, saydam gösterisini Efsad'da yapma fikri oluşmuştu. Aradan aylar geçti. Ben Ankara'ya döndüm. Gösteri işini de iyiden iyiye unutmuştum ki, iki-üç hafta önce Eskişehir'den bir telefon geldi. Efsad ekibi ile gösteriyi bu Cuma yapmaya kavullaştık. Bugün baktım web sitelerinden de &lt;a href="http://www.efsad.org.tr/ocak-ayi-etkinlikleri"&gt;duyurmuşlar&lt;/a&gt;. İlk saydam gösterim olacak ya, pek heyecanlıyım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5143667864225795533?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5143667864225795533/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5143667864225795533&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5143667864225795533'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5143667864225795533'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2009/01/efsadda-bu-cuma.html' title='EFSAD&apos;da bu Cuma'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SXTpvp5YAfI/AAAAAAAAA7E/WfTM5kFk4x0/s72-c/efsad.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-577826004070313064</id><published>2008-12-28T12:25:00.004+02:00</published><updated>2008-12-28T12:53:01.128+02:00</updated><title type='text'>Çocuklar için "Sol"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SVdYf689t-I/AAAAAAAAA4Y/YkXkiUnwMl8/s1600-h/kucuk+prens.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 285px; height: 191px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SVdYf689t-I/AAAAAAAAA4Y/YkXkiUnwMl8/s400/kucuk+prens.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284789993166714850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bizim yaşımızdakiler için Cumhuriyet okumak pek de "moda" sayılmaz. Okuyan da yok denecek kadar azdır. O nedenle, bu gün gazetede çıkan, okumaktan çok keyif aldığım Işıl Özgentürk'ün yazısını paylaşmak istiyorum. Işıl teyzenin, yazısını buraya koyduğum için bana kızmayacağını umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Küçük çocuk annesine sordu: “Sol ne demek?” Anne bir süre düşündükten sonra yanıtladı: “Sol, sokakta seksek oynamak demek; korkudan öleyazsan da lunaparkta zincirli sandalyeye binmek demek; gece yatağından gökyüzünü izleyip gözüne kestirdiğin bir yıldızla sır paylaşmak demek; küçük fokları gaddarca öldüren fok katillerini hiç unutmamak ve kürk giymiş bir bayanın üstüne ‘Yaşasın foklar’ diyerek kalıcı boya atmak demek; yunusların bazen bir insan olduğunu düşünmek ve onların o muhteşem özgürlüklerini kıskanmak demek; Afrika’da bir ay sonra 700 bin yaşıtın çocuğun susuzluktan öleceğini öğrenip kumbaradaki parayı koşarak acil yardım kurumlarına götürmek ve bundan böyle diş fırçalarken musluğu kapalı tutmak demek; yemeğini bitirip geri kalanını üşenmeden bir torbaya koyup en yakın havyan barınağına götürmek demek; köpeğini gezdirirken bir poşete onun bıraktıklarını almak ve çöp kutusuna atmak demek. Kesilen her ağaç, yanan her orman için ne yapıp edip mutlaka ve mutlaka ağaç dikmek demek.. kimselerin ‘Bu orada ne yapıyor’ demesine aldırmadan insanların kumsalda bıraktığı çöpleri toplamak demek; çok meraklı olmak demek; şu yaşadığımız dünyada kaç dil konuşuluyor, farklı kaç renk insan var, neden Çinliler sütle yapılmış yiyecekleri yiyemezler.. güney ve kuzey kutbuna kaç kişi gitmiştir? Onların bu yolculuklarda başına neler gelmiştir? Şu bizim oturduğumuz kentin kaç kapısı var, şu bizim oturduğumuz kentte kaç müze var? Yazıyı ilk bulan kavim Sümerler’in kaç tanrısı varmış, Hititler’in kaç tanrısı, Hint mitolojisiyle, Yunan mitolojisindeki tanrılar birbirine ne kadar benzer? Güçlülerin tanrısı Apollon’un da, Hint tanrılarından en sevilen insan başlı fil tanrı Gadeş’in de yardımcıları neden faredir? Bir karınca bir kilometreyi ne kadar zamanda alır, sesten hızlı giden uçakların hızı saatte kaç kilometredir? Neden erik ağaçları erken açar? Dünyada kaç çeşit kurbağa vardır, insanın en yakın akrabası gerçekten su sineği midir? Freud neden herkesin bildiği bir bilim adamıdır? Karpuz neden soğuk suya bırakılır, dünyada parfüm yapılan kaç çeşit çiçek vardır, çöllerde kum fırtınaları neden hâlâ insanların korktuğu bir doğa olayıdır, kırlık alanlarda neden ay ve yıldızlar daha parlaktır? Aşk nedir, bu neden başımıza gelir, kalbimiz sık sık neden kırılır, vicdan nedir, neden yalan söylerken yüzümüz kızarır...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük çocuk “Anne dur biraz” dedi, “kafam karıştı.” “Elbette karışacak” dedi annesi, “dünyanın en zor sorusunu sordun, devamı var. Sol demek, her yaptığın işin neye yarayacağını bilmek demek; okuduğun her kitabı, denizlerin tuzunu, göklerin mavisini iyi bilmek demek; bir ormanda pusula olmadan Kutupyıldızı’na bakıp yolunu bulmak demek; herkes birinin karşısında mum gibi dururken, kendin gibi durmak demek.. geceden ölesiye korkmak, ama geceyi sevmek demek; gün batımlarını sevmek demek, ormandaki tüm sesleri sevmek demektir.. kendin için dans etmek demek, ağız dolusu gülmek demek, her yenilgiden sonra şöyle bir silkinip kendi küllerinden yeniden doğmak demek...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük çocuk birden bağırdı: “Şimdi anladım” dedi, “sol demek hiç durmadan düş kurmak demek!”&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: right; font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Işıl Özgentürk, Cumhuriyet, 28 Aralık 2008.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-577826004070313064?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/577826004070313064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=577826004070313064&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/577826004070313064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/577826004070313064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/12/ocuklar-iin-sol.html' title='Çocuklar için &quot;Sol&quot;'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SVdYf689t-I/AAAAAAAAA4Y/YkXkiUnwMl8/s72-c/kucuk+prens.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3479110825262399695</id><published>2008-12-06T23:40:00.006+02:00</published><updated>2008-12-07T00:08:59.954+02:00</updated><title type='text'>Orda mı burda mı derken...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/STr0o5Fn7lI/AAAAAAAAA34/Hg9dIn_lsFY/s1600-h/42-16041834.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/STr0o5Fn7lI/AAAAAAAAA34/Hg9dIn_lsFY/s400/42-16041834.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276798896774311506" /&gt;&lt;/a&gt;Gazi Osman Paşada oturmalı, yok yok Çankaya daha güzel olur. Dikmen vadisinden bir daire denk gelse çok şahane olmaz mı? Çiğdem benim favorim. Çayyoluna mı gitmeli, Ezgi'ler de oraya taşındı. Cancazım ben mahallede oturmak istiyorum. Düz bir yer olsun. Bahçeli olmaz mı? Ama ev illaki bakımlı olmalı. Bir kaç aydır, Rabişimle düşünüp konuşup duruyorduk. Bir gün oraya, birgün buraya kara veriyorduk. Havanda pek güzel su dövüyorduk. Bugün Rabişimin Sincan'daki çocuk teslimi sonrasında Bahçeli keyfi yaptık. Kahvaltı üstüne Mango Outlet. Arabaya dönerken 7nin hemen arkasında, 30. sokakta bir kiralık gözümüze çarptı. Emlakçıda hemen karşısında çıkınca, adım bir adım daha mı diyordum bir önceki yazımda, evet, çok heyecanlı bir ilk adım attık. Uzunca bir sürecin, evimizi, birlikte yaşayacağımız yaratma sürecinin ilk adımını attık. Evet, evet, eve baktık. Bir ev kesmedi sonra 1. Cadde üzerinde bir ev daha baktık. Başlıyoruz. Düğüne kadar "Koştur, Durma!". &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3479110825262399695?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3479110825262399695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3479110825262399695&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3479110825262399695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3479110825262399695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/12/orda-m-burda-m-derken.html' title='Orda mı burda mı derken...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/STr0o5Fn7lI/AAAAAAAAA34/Hg9dIn_lsFY/s72-c/42-16041834.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-252837770802582342</id><published>2008-12-01T00:37:00.004+02:00</published><updated>2008-12-01T00:58:26.669+02:00</updated><title type='text'>Bir adım, bir adım daha...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/STMW1zyKDeI/AAAAAAAAArU/WEc-rrIXS-o/s1600-h/roomwiththestove.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 178px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/STMW1zyKDeI/AAAAAAAAArU/WEc-rrIXS-o/s400/roomwiththestove.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274584702270442978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir adım, bir adım daha, sonra bir adım daha yaşıyoruz hayatı. Memlekette erkeğin hayatında hep konuşulup durulan, en çok bahsi geçen, her şeye engel denen, gidip gelsem de diye başlayan cümlelere konu olan askerliğim bitti. Çok şanslıydım. Çok güzel bir askerlik yaptım. En çok istediğim yerde, çok sağlam bir ekiple, sevdiğim işi yaparak bu süreci tamamladım. Evet rahatlamadım desem yalan olur. Hayatımdaki en büyük belirsizlik artık yok. Ama hüzün de var yanı başında. Çok sevmiştim Eskişehir'i. Eskişehir'de yaşamayı. Askerde olmanın verdiği o iş yeri sorumlulukları ve sıkıntılarından uzak, ekonomik olarak her şeyin mübah olduğu güzel zamanları özleyeceğim. Öyle, yukarıdaki Nuri Bilge fotoğrafındaki gibi bakıyorum camdan dışarıya. Bir adım, bir adım daha, hayat devam edecek. Eski projeler, yeni projeler, koşturmalar, yetişmeler, kaçırmalar, bağırış çığırış bir hayat. Yeniden merhaba. Dursak iyi aslında ama, durulmuyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-252837770802582342?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/252837770802582342/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=252837770802582342&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/252837770802582342'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/252837770802582342'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/12/bir-adm-bir-adm-daha.html' title='Bir adım, bir adım daha...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/STMW1zyKDeI/AAAAAAAAArU/WEc-rrIXS-o/s72-c/roomwiththestove.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4399336515382247960</id><published>2008-11-22T17:05:00.004+02:00</published><updated>2008-11-22T17:20:34.504+02:00</updated><title type='text'>Çağan Irmak'ı seviyoruz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSgg7zS3tTI/AAAAAAAAAqE/82nHS00tSks/s1600-h/issiz_adam.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 263px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSgg7zS3tTI/AAAAAAAAAqE/82nHS00tSks/s400/issiz_adam.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271499575590892850" /&gt;&lt;/a&gt;Dün &lt;a href="http://www.issizadam.com/"&gt;Issız Adam&lt;/a&gt;'ı seyrettik. Açıkçası çok hazırlık yapmamıştık filme. Rabişle hafta başından bu yana Ferzan Özpetek'in filmine gitmeyi planlarken, bir anda bu filmi kaçırdığımızı farkedince, rotayı Çağan Irmak'ın filmine çevirdik. Filmi çok beğendik. Herşey yerli yerindeydi. Oyunculuk, hikaye, planlar, müzikler, hepsi özenle seçilmiş, kurgulanmış.  Çağan Irmak bu sefer Ferzan Özpetek gibi, şehri, şehir hayatını çekmiş. Şehirli olanın köklerine yabancılaşmasını, kendine yabancılaşmasını, insana yabancılaşmasını bir aşk hikayesine yedirmiş. Seyredilesi bir film çıkmış ortaya. Tavsiye ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4399336515382247960?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4399336515382247960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4399336515382247960&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4399336515382247960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4399336515382247960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/11/aan-irmak-seviyoruz.html' title='Çağan Irmak&apos;ı seviyoruz'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSgg7zS3tTI/AAAAAAAAAqE/82nHS00tSks/s72-c/issiz_adam.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-7446063825683778736</id><published>2008-11-19T22:05:00.005+02:00</published><updated>2008-11-19T23:11:16.108+02:00</updated><title type='text'>Romantik mühendislik</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSRzZKpMcTI/AAAAAAAAAp8/bIHALE0inYg/s1600-h/devrim.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 264px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSRzZKpMcTI/AAAAAAAAAp8/bIHALE0inYg/s400/devrim.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270464340121383218" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Romantik, TDK'nın tanımı ile "davranışlarında duygu ve coşkunun aşırı ölçüde etkisi bulunan" demek ya romantik mühendisliği de duygu ve coşku ile yapılan mühendislik faaliyeti diyebiliriz. Bu önermeyi biraz daha irdelersek tanımı motivasyonu duygusal tatmin olan, coşku ile yapılan mühendislik diye de yapabiliriz. Devrim Arabaları da işte bu romantik mühendisliğin ülkemizdeki tarihini gözler önüne seren ilk yapıt olduğu için pek kıymetli olmuş. 1956 mezunu makina mühendisi bir senatör amcam var benim. Benzer hikayeleri ondan dinlemiştim ilk. Bir işi ilk defa yapmanın verdiği güçle ve hevesle çalışılan özveri dolu yıllar. Devrim arabalarından önceki ilk örnek, filmde de bahsi geçen teyyare fabrikalarıdır. Bilge ile Ankara Rüzgar Tüneli hakkında çalışma yaparken ilgilenme havacılık tarihimiz ile az da olsa bilgi sahibi şansı bulmuştum. Bugünlere devreden bir mühendislik mirasımız ne yazık ki olamamış. Bu film mühendislik tarihimiz ile ilgili ilk film ya umarım devamı da gelir. Bu filmdeki atıf, yönetmenin bu filmden sonra yoksa havacılık tarihimizle ilgili bir projesi mi var diye düşündürttü. Teyyare fabrikalarının hikayesi de film olmayı haketmiyor mu? Pek de güzel olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-7446063825683778736?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/7446063825683778736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=7446063825683778736&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7446063825683778736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/7446063825683778736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/11/romantik-mhendislik.html' title='Romantik mühendislik'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSRzZKpMcTI/AAAAAAAAAp8/bIHALE0inYg/s72-c/devrim.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6495482669784647956</id><published>2008-11-19T21:36:00.004+02:00</published><updated>2008-11-19T22:42:40.382+02:00</updated><title type='text'>Ain't got nothing but the blues</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSRtGFEHyhI/AAAAAAAAAp0/V-hs06VPUqs/s1600-h/efesPilsenBluesFestival.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 239px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSRtGFEHyhI/AAAAAAAAAp0/V-hs06VPUqs/s400/efesPilsenBluesFestival.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270457415136430610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eskişehir'deki son günlerimin tadını çıkarıyorum. Akşam üstü saat 5 civarı karar verdik konsere gitmeye. İşten çıktım, ufak tefek işler vardı, onları hallettim önce. Köfteci Ali'ye uğrayıp yemeğimi yedim. Varuna'ya oturup kahve eşliğinde günün gazetelerini okurken Züleyha geldi. 6 buçukta sallana sallana vardık 222'ye. Saat 7'yi geçerken 2000 kişi doldurmuştu eski kiremit fabrikasını. Gözünü sevdiğim Eskişehir. Önce Watermelon Slim isimli şahane amca çıktı sahneye. Güneyli aksanı ile, Tom Waits'i andıran duruşu ile yatık gitarını konuşturdu. Work Songs ile başladı, mızıkalarıyla Chicago style işler çalarak kapattı programını. Ardından kocaman bir zenci teyze çıktı sahneye. Sharrie Williams kendi performansı ile göz doldururken, ben grubu Wise Guy'sın çok da hastası olmadım. O gitarcı oğlanın yerine, bizim Süleyman Bağcıoğlu'muzu koysak kat be kat şahhane olurdu kanısınayım. Son eleman, John Lee Hooker Jr. çıktıığnda biz zaten 3 saattir blues dinlemekteydik. Efsanin oğlu da rap yapacakmış fakat baba mesleğine devam etmek zorunda kalmış hissiyatı yaratınca bizde, 3. şarkısından sonra, bizden bu kadar deyip çıktık konserden. Bencileyin gecenin yıldızı Watermelon Slim'di. "Nerdesin be Birader" filmini seyredipte, müziklerine hasta olanlara ısrarla tavsiye edilir. Blues'un köklerinden bir ses.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6495482669784647956?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6495482669784647956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6495482669784647956&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6495482669784647956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6495482669784647956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/11/aint-got-nothing-but-blues.html' title='Ain&apos;t got nothing but the blues'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SSRtGFEHyhI/AAAAAAAAAp0/V-hs06VPUqs/s72-c/efesPilsenBluesFestival.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-141369772645470476</id><published>2008-11-03T21:46:00.004+02:00</published><updated>2008-11-03T22:45:44.158+02:00</updated><title type='text'>Ezgi'mizi evlendirdik</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SQ9VvBe3ZsI/AAAAAAAAAoc/SXaJbXrS6po/s1600-h/dugun_bal.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 268px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SQ9VvBe3ZsI/AAAAAAAAAoc/SXaJbXrS6po/s400/dugun_bal.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5264520755759507138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çarşamba sabahı erkenden düştük yola. Eskişehir'de Sebahat annemin muhteşem ıspanaklı gözlemeleri için bir kahvaltı molası verdikten sonra bir solukta vardık Balıkesir'e. Kaptan pilot bendeniz, hostesimiz sevdiceğim, gelinle damadı bulutların üstünde kız evine attık. Kız tarafı olmamızdan herhalde, herkes çok duygu dolu idi. Annem, teyzesi gelince, "anneanneniz yok ama bakın teyzeniz geldi" deyince, küçük teyzemle benim gözlerimizin yaşları salıverdi kendilerini.  Düğün sabahı damadı berber salonuna bırakıp, kendime bir kanvas pantolon, bir gömlek aldım bir koşu. Hiç gelin abisi olmadım ki, ne bileyim her daim şık olmam gerektiğini. Şıkır şıkır gittim kuaföre, gelini ve sevdiğimi almaya bir de ne göreyim, yarım günlük kuaför mesaisi sonunda gelin ayrı güzel, yenge ayrı. Gene gözlerim doldu, kardeşimi gelinlikler içinde görünce. Akşam düğün salonu sevdiklerimle dolup taşmıştı. Sağımda solumda önümde arkamda belki yıllardır görmediğim, bana çok emekleri geçmiş hısmımız akrabamız, annemin babamın pek muhterem dostları ile dolu idi. Erol amcam, "Umut'um ölünce mi görüşeceğiz be!" deyince salondaki sevdiklerimi nasıl da özlediğimi hissettim. Bol bol oynadık, kına yaktık, aralarda kaçamak çay içmeye çıkıp özlediklerimizle çene çaldık. Ertesi sabah gelinimizi, Ezgi'mizi oğlan tarafının arabasına bindirirken, babam elinde bayrak ile indi evden aşağıya, çok güzel bir konuşma ile İbrahimim ile Ezgime bayrağı teslime ederken, bu sefer ben değil oradaki herkes ağlıyordu. Oğlan tarafının ardından, iki saat sonra biz de düştük yola. Kuzenlerim Turgay ve Didem, sağ olsunlar, bizi yalnız bırakmadılar. Vara vara vardık oğlan evine.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SQ9d1pyufgI/AAAAAAAAAok/pGQS_I1V9lU/s1600-h/Picture+308.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 295px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SQ9d1pyufgI/AAAAAAAAAok/pGQS_I1V9lU/s400/Picture+308.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5264529665752464898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu duygusal durum kızı verene kadarmış. Bilecik'te bir eğlendik ki, sormayın gitsin. Oğlan tarafı bizi el üstünde tuttular. Rabiacım, Rabiyenge'liğe terfi etti. O bir taraftan yengeliğin tadını çıkarırken biz Turgay ile oğlan tarafının adamları ile kaynaştık. Damadın sağdıcı, ODTÜ Endüstriyel Tasarım mezunu, 50 ineğe bakan, 1000 dönüm tarlaya pancar soğan eken, Tata marka pickupı ile gönüllerimi fetheden Süha ile hayvancılık işine girmek gerektiğinden başlayan, ordan Bauhaus'a uzanan sohbetler ettik. Düğün sabahı gelenleri karşılamak ile geçti. Gene bir yarım günlük kuaför mesaisinden sonra afete dönen kızları alarak konvoya katıldık. Da diri diri dit dit diye düdük çala çala vardık düğün salonuna. Bu kadar mı oynanır kuzum. Bir çuval kaşık geldi. Kaşığı alan ortaya atıyor kendini. Çiftetelli ile başlayan oyunlar davullu klarnetli hepimizi coşturdukça coşturdu. Bilecik Yeniköy'ün yaşını başını almış delikanlıları, "yörükler oynadı mı böyle oynar" diye, çöke çöke oynadılar. Biz kah katıldık coşkuya, kah kenardan, "vay be ne güzel oynuyorlar" diye iç geçirdik. Dillere destan güzellikte bir coşku ile kutladık dünyalar güzeli Ezgim ile, aslan damat İbrahim'in hayatlarını birleştirmelerini. Onlar erdi kemaline, biz çıkalım kerevetine.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-141369772645470476?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/141369772645470476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=141369772645470476&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/141369772645470476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/141369772645470476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/11/ezgimizi-evlendirdik.html' title='Ezgi&apos;mizi evlendirdik'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SQ9VvBe3ZsI/AAAAAAAAAoc/SXaJbXrS6po/s72-c/dugun_bal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8179990917269321974</id><published>2008-10-15T22:56:00.002+03:00</published><updated>2008-10-15T23:09:56.799+03:00</updated><title type='text'>Dağlarca'yı kaybettik</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPZLLH8VkYI/AAAAAAAAAnM/PqFjLuMlGBw/s1600-h/fhd.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPZLLH8VkYI/AAAAAAAAAnM/PqFjLuMlGBw/s400/fhd.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257472269484396930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tahta zeminine zift dökülen, duvarlarında mevsim şeridi olan, yeşil tahtasına tebeşirle yazılan, siyah önlüklü ilkokul günlerinizi anımsayın. O sıralar siz de en az bir defa okumuşsunuzdur şairin şu şiirini; Mustafa Kemal' i gördüm düşümde/Daha, diyordu./Uğruna şehit olasım geldi hemen,/Sabaha, diyordu.&lt;br /&gt;Çocukluğumuzun anılarından günümüze uzanan yaşayan tarih, koça çınar devrildi. Hem de gene şiirle; Beyaz kefenler giydirmesinler,/Sızlamasın karanlığım havada./Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım,/Ki bütün azalarım hülyada.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8179990917269321974?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8179990917269321974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8179990917269321974&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8179990917269321974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8179990917269321974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/10/dalarcay-kaybettik.html' title='Dağlarca&apos;yı kaybettik'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPZLLH8VkYI/AAAAAAAAAnM/PqFjLuMlGBw/s72-c/fhd.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8822347236054533133</id><published>2008-10-13T18:21:00.006+03:00</published><updated>2008-10-13T21:06:43.789+03:00</updated><title type='text'>Sabagöz Vadisi Yürüyüşü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPOOKv7veoI/AAAAAAAAAnE/2A26YKsen5s/s1600-h/beypazar%C4%B11.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPOOKv7veoI/AAAAAAAAAnE/2A26YKsen5s/s400/beypazar%C4%B11.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256701505388378754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu Pazar 2. Geleneksel Doğa Yürüşümüzü yaptık. Geçen sene Işık Dağına giden ekip bu sene de Beypazarı Sabagöz Vadisinin yolunu tuttuk. Geçen sene olduğu gibi bu sene de adam akıllı bir doğa yürüşü web sitesinin olmayışına hayıflandık. Şöyle içinde bölgeler, iller taksonomisin altında, parkurların anlatıldığı, Google Earth üstünde gösterildiği, dilenirse rotaların indirildiği. Bu rotaları yürüyenlerin fotograflarını koyabildikleri, yorularını yazabildikleri bir web sitesi olsa ne güzel olur diyip durduk. Sabagöz rotası biraz zorlu. 3.kmden sonrasın görece dik bir tırmanışta iflahınız kesiliyor. Sonra kanyonu yukarıdan seyretmeye başlıyorsunuz. Temiz ve güvenli bir rota. Biz 4 km kadar gidip geri döndük. Molalar dahil 3.5 saat kadar sürdü. Gitmeden önce Google Earth'den 11km'lik bir rota işaretlemiş ve GPS'e indirmiş olmamıza rağmen, Fatih'in bizim için hazırladığı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;göveç&lt;/span&gt; süprizi kaçırmamak için rotayı tamamlamadık.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPNqZ0ZzBqI/AAAAAAAAAm8/J83XD5p3ldg/s1600-h/beypazar%C4%B12.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPNqZ0ZzBqI/AAAAAAAAAm8/J83XD5p3ldg/s400/beypazar%C4%B12.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5256662181867620002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Göveç de göveçti hani. Öyle dillere destan bir lezzetti ki, yürüyüş, doğa felan hepimiz unutuverdik bir anda. Yumulduk 10 kişilik koca gövecin üstüne. Üstüne de yorgun bünyelere ilaç niyetine bir semaver çay verdik. Ohhhh. Bu Ayaş, Beypazarı tarafına bu ay üçüncü gidişimdi. Her gittiğimde ayrı bir keyif aldım. Rabia beni alıp Ayaş'a götürdüğünden beri ayrı bir sevmeye başladım galiba Ankara'yı. Daha benim gibi mi geliyor ne?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8822347236054533133?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8822347236054533133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8822347236054533133&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8822347236054533133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8822347236054533133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/10/sabagz-vadisi-yry.html' title='Sabagöz Vadisi Yürüyüşü'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SPOOKv7veoI/AAAAAAAAAnE/2A26YKsen5s/s72-c/beypazar%C4%B11.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5021702148790694055</id><published>2008-10-04T13:03:00.005+03:00</published><updated>2008-10-04T13:31:00.544+03:00</updated><title type='text'>Bayram tatilim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SOdAcDKVmkI/AAAAAAAAAmk/4G4XJHlH96w/s1600-h/beypazari2008.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SOdAcDKVmkI/AAAAAAAAAmk/4G4XJHlH96w/s400/beypazari2008.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253238340980152898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yılın Ramazan bayramı etkinlikleri Balıkesir'de başladı. Bol bol geniş aile ile vakit geçirdim. Bol bol Begüm (daha bir aylık, kuzenim Gökay'ın bebeği) sevdim, amcamla ve Turgay ile araba galerilerini gezdik, benim arabamı beş defa satıp, altı defa jipten, Alfa'ya yeni arabalar için pazarlıklar yaptık. Balıkesir'in tüm cep telefoncularını dolaşıp Nokia N78 almayı başaramadık. Utku ile cep telefonuna oyun yazma projemize başladık. Derken, arife günü Eskişehir'e geri dönüp bayramın ilk günü vatani görevimi icra ettikten sonra tatilin ikinci yarısı başladı. Bilge Hollanda'dan geldi, Aslı İstanbul'dan derken 2. günün gecesi uzun sohbetler ile geçti. 3. gün bir baktım, en sevdiğimin doğduğu, büyüdüğü yere, Ayaş'a doğru sürüyorum arabamı. Büyüklerin bayramları kutlanır kutlanmaz avluda yakılmış ocağın başına üşüşüldü. Lokmalar (Ayaş'ta lokmaya "kabartlama" diyorlar bu arada) sıcak sıcak, "pek de tatlı oluyormuş, canım" diye diye mideye indirildi. Dün de cümbür cemaat Beypazarı'na gittik. Ben sabahtan çalıştım dersime. Önce Hıdırlık tepesine çıkılacak, oradan Halk Eğitim Merkezi. Yaşayan Müze, Doğa Evi illa ki ziyaret edilecek. İnözü Vadisi'nde de Dostlar tesisi varmış diye başladım kızlara anlatmaya. Fatih ile Serap da Beypazarı'ndalarmış. Onlar da katılınca bize şahane bir grup olduk. Ne, yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi, Rabia ile geçtik beyaz perdenin arkasına Karagöz-Hacivat oynatmadığımız kaldı, ne de İnözü'nde doğa yürüyüşü yapmadığımız. "Gene gelelim Beypazarı'na çok eğlenceli imiş buralar" deyip akşamın nasıl olduğunu anlamadan döndük Ankara'ya.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5021702148790694055?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5021702148790694055/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5021702148790694055&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5021702148790694055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5021702148790694055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/10/bayram-tatilim.html' title='Bayram tatilim'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SOdAcDKVmkI/AAAAAAAAAmk/4G4XJHlH96w/s72-c/beypazari2008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6786475518783678120</id><published>2008-09-24T21:26:00.002+03:00</published><updated>2008-09-24T21:30:00.944+03:00</updated><title type='text'>Papatyamı öldürüyorum</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SNqGgA7F-bI/AAAAAAAAAmU/Mtw8GWjzVQU/s1600-h/frank_15.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SNqGgA7F-bI/AAAAAAAAAmU/Mtw8GWjzVQU/s400/frank_15.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249656200215525810" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Biliyor musun, papatyamı öldürüyorum-hep aynı saksı içinde beslenmeden tutuyorum onu; ben varken biraz su alıyor, yokken de, kupkuru kökleriyle, öyle, güneşin altında kalıyor: verebildiği çiçekler, birer dal çıkıntısı yalnızca; yaprakları, sarı-kahverengi, yanık ve kavruk- papatyamı niye öldürüyorum, sence?&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aruoba&lt;/span&gt;, Tümceler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6786475518783678120?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6786475518783678120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6786475518783678120&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6786475518783678120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6786475518783678120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/09/papatyam-ldryorum.html' title='Papatyamı öldürüyorum'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SNqGgA7F-bI/AAAAAAAAAmU/Mtw8GWjzVQU/s72-c/frank_15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6428005345329489204</id><published>2008-09-24T09:55:00.003+03:00</published><updated>2008-09-24T10:07:35.257+03:00</updated><title type='text'>Farid Farjad Eskişehir'de</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SNnkecM4oBI/AAAAAAAAAmM/xOtBm8dM0zU/s1600-h/maxcelina_aanruzhaa.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SNnkecM4oBI/AAAAAAAAAmM/xOtBm8dM0zU/s400/maxcelina_aanruzhaa.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249478052294467602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Farid Farjad'ın müziği aşkın çığlığıdır ya, o çığlık dün gece Eskişehir semalarında inledi. Hayal Kahvesinde 70 yaşındaki delikanlı Farjad'ın kemanı ile yarttığı mucizeye şahit olduk. Çok güzeldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6428005345329489204?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6428005345329489204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6428005345329489204&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6428005345329489204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6428005345329489204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/09/farid-farjad-eskiehirde.html' title='Farid Farjad Eskişehir&apos;de'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SNnkecM4oBI/AAAAAAAAAmM/xOtBm8dM0zU/s72-c/maxcelina_aanruzhaa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-1211292836438690546</id><published>2008-09-16T15:05:00.004+03:00</published><updated>2008-09-16T15:58:07.142+03:00</updated><title type='text'>Polatlı Zafer Koşusu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SM-jee8cIRI/AAAAAAAAAl8/5M7-TflvCqg/s1600-h/blog1polatli.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SM-jee8cIRI/AAAAAAAAAl8/5M7-TflvCqg/s400/blog1polatli.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5246591835007885586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sabahın 7:30'und koyulduk babamla yollara. Saat 9 olmadan Polatlı'daydık. Önce Polatlı kaymakamlığı önünde federasyondan görevliler ile buluştuk. Oradan sürdük arabamızı yarışın başlayacağı mevki olan Duatepe'ye. Önce babamla Sakarya Meydan Muharebesinde geri alınan ilk mevzi olan Duatepe'yi gezdik. Sonra arabamızı &lt;a href="http://www.sporstudyo.com/Diger-Sporlar/Genel/41303/Sakarya-Zafer-Yolu-kosusunu-Turk-ve-Bekele-kazandi.html"&gt;koşu&lt;/a&gt;'nun startına çektik. Yukarıdaki fotografta da görüldüğü üzere koşu vaziyeti aldık. Koşuya 17si bayan olmak üzere 40 atlet katıldı. Kendimi atletten saymazsam 30 demek daha doğru olur. İçimizde profesyonel atletler de vardı. Silahın patlaması ile bir ekip ok gibi fırladı.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SM-qapMe7rI/AAAAAAAAAmE/xnsqjteqNhc/s1600-h/blog2polatli.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SM-qapMe7rI/AAAAAAAAAmE/xnsqjteqNhc/s400/blog2polatli.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5246599465621450418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yarış 11km olarak anons edildi. Start öncesinde bu mesafeyi 1 saatte koşacağını bilen bir grup sosyelleşip beraberce koşmaya kavullaştık. Tabaca atışı ile koşu başladı. 11km boyunca 4 lü grup olarak en arkadan, önde gidenleri seyrederek yarışı sürdürdük. Son kilometre içinde yanımdaki grup da beni geride bırakınca, ben de ambulansın önünde 1:00:08'lik kişisel en iyi derecem ile yarışı sonuncu olarak tamamladım. Biraz önce baktım Avrasya Maraton'unun kayıtları açılmış. Darısı Avrasya'da koşacağım 15km'nin başına. Avrasya'da amacımız parkuru 1 saat 45 dakika civarında bitirmek. Onu da kazasız belasız bitirirsem, sigarayı bırakmama müteakip 5 Mayıstan bu yana yaptığım haftada 25-30km koştuğum antrenmanlarımın hakkını vermiş olacağım. O derece ile geçen senelerdeki sonuçlara bakarsak sonuncu da olmayacağım :) Hayırlısı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-1211292836438690546?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/1211292836438690546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=1211292836438690546&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1211292836438690546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/1211292836438690546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/09/polatl-zafer-kousu.html' title='Polatlı Zafer Koşusu'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SM-jee8cIRI/AAAAAAAAAl8/5M7-TflvCqg/s72-c/blog1polatli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6260172158967374987</id><published>2008-09-01T12:47:00.003+03:00</published><updated>2008-09-01T19:25:18.341+03:00</updated><title type='text'>Ferdi Atletizm Lisansı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SLu6hISKlQI/AAAAAAAAAlE/ZjoMXIIqMjw/s1600-h/lisans.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SLu6hISKlQI/AAAAAAAAAlE/ZjoMXIIqMjw/s400/lisans.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5240987669697828098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir zamandır yaptığım düzenli koşu antremanlarını yarışlara katılarak taçlandırmak niyeti ile, Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne giderek ferdi atletizm lisansı aldım. Yok yok, dereceye girecek halim zaten yok ama bir kaç 10K yarışını bitirmek bile bana yeter, artar.. Şu an itibarı ile yarınki 2 Eylül Eskişehir Koşusu'nu kaçırıyor gibi gözüküyorum ya, darısı 13 Eylül'deki Polatlı Zafer Koşusu'na.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6260172158967374987?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6260172158967374987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6260172158967374987&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6260172158967374987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6260172158967374987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/09/ferdi-atletizm-lisans.html' title='Ferdi Atletizm Lisansı'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SLu6hISKlQI/AAAAAAAAAlE/ZjoMXIIqMjw/s72-c/lisans.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2167186850361980635</id><published>2008-08-29T13:32:00.003+03:00</published><updated>2008-08-29T13:37:29.878+03:00</updated><title type='text'>İlhan Berk, toprağın bol olsun...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SLfQcSW0WCI/AAAAAAAAAk8/W6pvte7-aGc/s1600-h/1191549288ilhan-berk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SLfQcSW0WCI/AAAAAAAAAk8/W6pvte7-aGc/s400/1191549288ilhan-berk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5239885875851319330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;blockquote&gt;ilhan berk, 1918. manisa, boy: 1.70, göz: kara, renk:&lt;br /&gt;buğday. bir insan. herkes gibi.&lt;br /&gt;bir fotoğrafta uzun pantolonlar, uzun saçlar, uzun&lt;br /&gt;kollar. bilinmez niçin?&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;sen ki ilhan berk yaşadın iyi kötü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tanıdın otları böcekleri&lt;br /&gt;           acıyı uzun&lt;br /&gt;gördün ihtiyar avrupa'yı, çölü&lt;br /&gt;yürüdün aşkların üstüne&lt;br /&gt;aldın dersini&lt;br /&gt;...  &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;KÜL kitabı İlhan Berk şiirinden (&lt;/span&gt;&lt;a style="font-weight: bold; font-style: italic;" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=13902280"&gt;kaynak&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2167186850361980635?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2167186850361980635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2167186850361980635&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2167186850361980635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2167186850361980635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/08/ilhan-berk-topran-bol-olsun.html' title='İlhan Berk, toprağın bol olsun...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SLfQcSW0WCI/AAAAAAAAAk8/W6pvte7-aGc/s72-c/1191549288ilhan-berk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-269743476634697163</id><published>2008-08-21T08:35:00.003+03:00</published><updated>2008-08-21T09:09:13.177+03:00</updated><title type='text'>Garmin Forerunner 50</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKz_0ORGIFI/AAAAAAAAAk0/K9eF_PJRRoI/s1600-h/garmin.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKz_0ORGIFI/AAAAAAAAAk0/K9eF_PJRRoI/s400/garmin.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5236841739373125714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Efendim &lt;a href="https://buy.garmin.com/shop/shop.do?pID=10527"&gt;Garmin Forerunner 50&lt;/a&gt;'im geldi. Haliyle yeni oyuncağımla çok ama çok mutluyum. Bu oyuncak, bir kol saati, bir ayakkabı cihazı, bir kalp atışı ölçme çihazı, bir de usb bağlantısından oluşuyor. Saatinizi kolunuza takıp, ayakkabı cihazınız ayakkabınızın bağcıklarına bağlayıp, kalp atışı ölçme cihazını da göğsünüze kemer gibi bağladıktan sonra başlıyorsunuz koşmaya. Döndükten sonra usb bağlantısını bilgisayarınıza takıyorsunuz, o saatinizde saklı tüm antreman verinizi bilgisayarınıza (ister lokal bir programa isterseniz de web'e) atıyor. Yukarıda dün koştuğum 10K'nın hız ve kalp atışı verisi var. Bu veriye bakarak hangi kalp atışı rejiminde ne kadar uzun süre hangi hızla koşabildiğiniz hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Daha sonra bu veriyi kullanarak antremanlar planlayabiliyorsunuz. Misal bir dahaki antremanımda diyebilirim ki kalbim antreman boyunca 140'ın üstünde atsın veya 9km/saat'in üstünde bir hızda koşayım; saatim de bu değerin altına indiğimde beni uyarır. Bunun yanında bir terslik olmaz ise 2 Eylül'de 10K yarışına katılacağım. Dünkü antremanda gördüm ki ben 130-150 arası bir kalp atışı ile 1 saat civarında 10km koşabiliyorum. Yarışda diyeceğim ki kalp atışımı bu aralıkta tutmak istiyorum. Yeni oyuncağım sayesinde hem yarış boyunca daha ne kadar mesafem kaldığını göreceğim hem de kontrollü bir yarış koşup kendimi boş yere heba edip yarışı yarıda bırakmak zorunda kalmayacağım. Velhasılı yeni oyuncağım pek bir maharetli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-269743476634697163?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/269743476634697163/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=269743476634697163&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/269743476634697163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/269743476634697163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/08/garmin-forerunner-50.html' title='Garmin Forerunner 50'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKz_0ORGIFI/AAAAAAAAAk0/K9eF_PJRRoI/s72-c/garmin.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5027295095126006917</id><published>2008-08-17T09:24:00.003+03:00</published><updated>2008-08-17T09:55:01.384+03:00</updated><title type='text'>9.69 saniye, ama nasıl?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKfEkK3rZ8I/AAAAAAAAAks/Ens6A9djk6c/s1600-h/bolt.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKfEkK3rZ8I/AAAAAAAAAks/Ens6A9djk6c/s400/bolt.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235369217513711554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Olimpiyatları seyrettikçe insanın aklına aynı soru gelmiyor mu? &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"İyi ama nasıl?"&lt;/span&gt; Yüzmede yaşananları NASA'nın geliştirdiği, teknolojinin ulaştığı son nokta olan mayoya bağladık. Her ne kadar Micheal Phelps gibi son yedi senede sadece 5 gün yüzmemiş, günde 12bin kalorilik bir diyet uygulayan, dün gece itibarı ile 8 (sekiz) altın madalya kazanmış üstün insaların başarısını benim nacizane aklım bir türlü çözemiyor ama olsun, n'apalım. Ha bu yetmezmiş gibi dün adamın biri, hadi adını da söyleyeyim, Usain Bolt, güle oynaya 100m dünya rekorunu kırdı. Elemeleri seyrederken ağzım açık kalmıştı. Güzel abim, Usain, daha önce kendine ait olan 9.72'lik dereceyi, afedersiniz son elli metre pazar koşusu yapar gibi koşarak egale edivermişti. 2. ile arasında da dağlar kadar mesafe vardı. Bolt'un o yarışta yaptıklarını bir ekşisözlük yazarı, küçükken yapılan mahelle arası futbol maçlarında önde olan takımın elemanlarının  golleri yerdeki topa kafa vurarak atmalarına benzetmişti. Final de farklı olmadı. Son 50m değilse de son 20-30 metrede kah ellerini yana açarak, kah göğsünü yumruklayarak, kah sağa sola poz vererek dünya rekoru kırıverdi Jamaika'nın genç panteri. Adama daha iyisini yapabileceği halde, ki tahinimce 9 elliler artık hayal değil, şımarıp yapmadığı için, bir disiplinsizik gösterisi yaptığı için kızsam mı yoksa 22 yaşında dünyayı yerinden oynattı ve daha yıllarca da oynatacak olduğu için hayran mı olsam bilemedim. Öte yandan, anladığım kadarı ile herşey nizamiydi. Ne arkadan rüzgar üfleyen bir pervane vardı, ne NASA yapımı bir mayo. Usain Puma'nın adına yaptığı ayakkabıların çok reklamını yaptı ama bu derece ayakkabı ile açıklanabilecek birşey değil tabi. E o halde nasıl be güzel kardeşlerim? Antreman teorisi/pratiği mi çok gelişti? Çocuktan alıyorsun, süpper antreman yaptırınca böyle mi oluyor? Yok bilişim teknolojilerindeki akıl almaz gelişmeler 100metre dünya rekorunun gelişmesinde süpper etkili olmuştur gibi bir önerme yapıcam ama çok dayanaksız olacak. Bakalım 200m finalinde daha ne göreceğiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5027295095126006917?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5027295095126006917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5027295095126006917&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5027295095126006917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5027295095126006917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/08/969-saniye-ama-nasl.html' title='9.69 saniye, ama nasıl?'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKfEkK3rZ8I/AAAAAAAAAks/Ens6A9djk6c/s72-c/bolt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4548909341106466058</id><published>2008-08-13T19:10:00.006+03:00</published><updated>2008-08-13T20:07:02.740+03:00</updated><title type='text'>Güzel İzmir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKMH0RYpzmI/AAAAAAAAAkU/lieWt4CIyPY/s1600-h/muzekart.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKMH0RYpzmI/AAAAAAAAAkU/lieWt4CIyPY/s400/muzekart.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234035786536046178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tatilde gezip görmek gerek. Hazır da Dikili tarflarındayken, hazır Rabia'mın yakın arkadaşı Özlem İzmir'de iken, hazır Tolga baharda evlenmiş, biz gidememişken, Ernur'u geçen seneden beri görmemişken, hazır Çorba Hollanda'dan İzmir'e intikal etmişken, biz de İzmir'e doğru yola koyulduk. Efes, Selçuk Müzesi, Meryem Ana, Artemis Tapınağı, taşların izinde Anadolu diyerek başladık geziye. Ha madem ki müze, ören yeri gezilecek deyip, hemen bir &lt;a href="http://www.muzekart.com/"&gt;Müze Kart&lt;/a&gt; aldık kendimize. 20 YTL olan Efes giriş ücreti ile aynı fiyata tüm sene boyunca tüm müze ve ören yerlerine ücretsiz girebileceğimiz bir kartımız oldu.  Sonra da Demir Ünsal'ın &lt;a href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=GARAGZDDY7EL6HH5V4RU"&gt;Efes kitabı&lt;/a&gt; kılavuzluğunda gezdik şehri. Gözlerimizi kapatıp, Yunanistan'dan göç edenlerin, Ionların kurdukları, Ionya'nın en güzel şehirlerinden, Şehr-i Ephesus'u hayal ettik. Yamaç evlerden, kütüphaneye gidenleri, aşk evinden çıkıp, hamama gidenleri gördük. Bu arada kitap çok güzel, bir rota boyunca, güzel bir hikaye olarak anlatıyor şehri, gezecek olanlara tavsiye ederim.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKMLPcru4II/AAAAAAAAAkc/7OVmIiSZCm0/s1600-h/surf.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKMLPcru4II/AAAAAAAAAkc/7OVmIiSZCm0/s400/surf.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234039551960211586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İzmir'de olup sörf yapmamak olmaz deyip, en delikanlı rüzgar, pardon esinti sörfçüleri Ernur ve Umut olarak çıktık bordun üstüne. 190'lık board, 3.5 m2'lik yelken ile Ferrarilerin yanında Ford Transit misali bir o yana bir bu yana seyirttik Çark Plajı'nda. Ulusal bir yarış vardı, ama biz bir türlü sökemedik, neresi başlangıç, neresi finiş. Acemiyiz (beginner) ya, yarışı bile anlayamadık  (Sonradan hırs yapıp Yunan televizyonundan olimpiyatlardaki rüzgar sörfü yarışmalarını seyrettim, onları anladım.) Seneye kesin yine gelmek üzere ayrıldık Alaçatı'dan.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKMOEGgPy0I/AAAAAAAAAkk/7ldyxzIdlNw/s1600-h/dikmen.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKMOEGgPy0I/AAAAAAAAAkk/7ldyxzIdlNw/s400/dikmen.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234042655562779458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ne zamandır göremediklerimize zaman ayırdık. Pek özlemişiz birbirimizi. Doyamadık desem yalan olmaz. Uzun uzun yemekler yedik. Liseden, üniversiteden, uzaktakilerden, yakındakilerden, yeni doğan bebeklerden, politikadan, türküden şarkıdan dem vurduk. Tolga Küba anılarını, Ernur Meksika anılarını anlattı. Bana asker anılarımı anlatmak kaldı :) Psikolog, psikiyatrist kaynaşmaları yaşadık. Çorba ile görüşmeyeli iki seneyi aşmıştı. Hollanda, Türkiye, Yunanistan, Ankara, Eskişehir, Denizli herkesin kulaklarını çınlattık. İzmir'e taşınmak bu yaştan sonra artık çok zor ya, Rabia ile her sene tatilimizin bir yerine İzmir'i sıkıştırmak konusunda anlaştık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4548909341106466058?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4548909341106466058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4548909341106466058&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4548909341106466058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4548909341106466058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/08/gzel-izmir.html' title='Güzel İzmir'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SKMH0RYpzmI/AAAAAAAAAkU/lieWt4CIyPY/s72-c/muzekart.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6520842950459391616</id><published>2008-07-28T19:55:00.005+03:00</published><updated>2008-07-28T23:06:09.929+03:00</updated><title type='text'>Ege'den selamlar...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SI36-OKn4JI/AAAAAAAAAkI/j67-wSi6cVI/s1600-h/salihler.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SI36-OKn4JI/AAAAAAAAAkI/j67-wSi6cVI/s400/salihler.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228110689308500114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tatil zaten güzel bir şey, ama kocaman bir aile ile Ege'de tatil tadından yenmiyor mirim. Dün Akçay'da teyzemler, dayım ve annemin kuzenleri ile Kaz Dağları'nın gölgesinde Ege'nin mavisine karşı koyu muhabbet ile başladım 2008 yılı tatilime. Bu sabah 7 buçuk sularında 54'lük delikanlı  Mustafa eniştemle Dikili-Salihleraltı sahilinde 4 km'lik bir koşu  yaptık. Sabahın sisi çokmüştü Ege'nin üstüne. Denizin mavisinin göğün mavisine karıştığı saatlerdi, attık kendimizi mavinin bağrına. Balıklarla birlikte Midilli'ye doğru yüzdük. Öğleye doğru Dikili merkeze indik. Öğretmenevinin bahçesinde gölge bir yere park edip gövdelerimizi, denize karşı çaylı kahveli uzun sohbetler ettik. Akşam üstü aile boyu Salihleraltı kumsalındaydık. Bu sefer toplu yüzme seansları yaptık. Hep beraber denize atıp kendimizi, Ege'yi taşırdık. "Taşsın Ege'nin suları, Ankara'ya doğru sevdiklerimize selam götürsün" dedik...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6520842950459391616?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6520842950459391616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6520842950459391616&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6520842950459391616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6520842950459391616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/07/egeden-selamlar.html' title='Ege&apos;den selamlar...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SI36-OKn4JI/AAAAAAAAAkI/j67-wSi6cVI/s72-c/salihler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-63760698830326186</id><published>2008-07-16T08:56:00.004+03:00</published><updated>2008-07-16T09:35:50.390+03:00</updated><title type='text'>İlk 15K</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SH2PnrjbQEI/AAAAAAAAAkA/w6UdgkqAoZI/s1600-h/running.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SH2PnrjbQEI/AAAAAAAAAkA/w6UdgkqAoZI/s400/running.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5223489054688624706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mayıs başında başladığım koşu antrenlarımlarımda bir  aşama daha kaydettim. Hedeflediğim yarış mesafesi olan 15 kilometreye yarıştan, Avrasya Maratonundan, 3 ay önce ulaştım. Dün 15km'yi 2 saat 2 dakika 38 saniyede tamamladım. Geçen seneki sonuçlara göre, bu derece ile geçen sene 1559 kişinin bitirdiği Avrasya Maratonunu 1521. olarak bitirebiliyorum.  &lt;a href="http://www.coolrunning.com/engine/2/2_1/106.shtml"&gt;Cool Running&lt;/a&gt; isimli web sitesi, sezonluk koşu antrenmanlarının döngüler (cycle) halinde planlanmasını öneriyor. İlk döngü &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;dayananıklılık&lt;/span&gt; döngüsü. 6-12 hafta arası önerilen bu döngüde koşulan mesafenin artırılması, mental ve fiziksel dayanıklılık kazanılması hedefleniyor. İkinci döngü olan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;güç&lt;/span&gt; döngüsünde 4-6 haftalık bir program ile güç antremanlarına yönelmek, üçüncü döngü olan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;hız&lt;/span&gt; döngüsünde 3-4 hafta hız antrenmanlarına yönelmek öneriliyor. Daha sonra ise yarış öncesinde zinde olmanızı sağlayacak, 2-3 haftalık daha hafif içerikli bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;azaltma&lt;/span&gt; döngüsü öneriliyor. Bu antrenman programı sonunda da yarışlar geliyor.  Bu döngülü yapıyı esas almaya çalışarak önümüzdeki haftadan itibaren yolumuza antrenman programıza en az bir tane ağırlık çalışması ekleyerek devam edeceğiz. Bu arada daha veriye dayalı antrenman yapabilmek için bir de &lt;a href="https://buy.garmin.com/shop/shop.do?pID=10527"&gt;Garmin Forerunner 50 &lt;/a&gt;aldım. Ay sonunda Berna Amerikadan dönerken getirecek. Bu saat sayesinde hem koştuğum mesafe, hızım, tempomu ölçebileceğim hem de kalp atışımı. Bu verileri kolayca bilgisayara atıp ne olup bittiğine grafikler üzerinden de bakabileceğim. Bu sayede hangi mesafeyi nasıl koştuğum, ve nasıl koşmak istediğim hakkında daha nicel değerlendirmeler yapabileceğim. Yep yeni bir oyuncağım olacak. Gelir gelmez onu da uzun uzun anlatırım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-63760698830326186?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/63760698830326186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=63760698830326186&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/63760698830326186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/63760698830326186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/07/ilk-15k.html' title='İlk 15K'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SH2PnrjbQEI/AAAAAAAAAkA/w6UdgkqAoZI/s72-c/running.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3143666812062356693</id><published>2008-07-14T10:00:00.004+03:00</published><updated>2009-12-28T23:19:01.304+02:00</updated><title type='text'>Büyük aile fotografı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SHr6KoAu1II/AAAAAAAAAjw/FalZskyoOyA/s1600-h/buyuk_aile.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SHr6KoAu1II/AAAAAAAAAjw/FalZskyoOyA/s400/buyuk_aile.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222761778335634562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ö. ve D. aileleri dün yanyana gelerek yukarıdaki fotograf için poz verdiler. Rabia Hanımefendi ile Umut Beyler nişanlandılar. Çok güzel bir nişan töreniydi. Oğlan tarafı Eskişehir öğretmen evine kamp kurduk. Annemler, amcamlar, küçük teyzemler, Halide teyzemler, Didem, dayım, Emrah'lar ve Bilge'ler ile birlikte 3 araba sefere çıktık. Evin önüne geldiğimizde annem bagajı açıp kızların ellerine, çiçek, çikolata bohça dağıtıverdi. Eğlence o anda başladı.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SHr9xn6PVZI/AAAAAAAAAj4/Oo-r9qEtYQE/s1600-h/sefer.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SHr9xn6PVZI/AAAAAAAAAj4/Oo-r9qEtYQE/s400/sefer.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222765746858186130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İlkin babacım çok güzel bir konuşma yaptı. Sonra amcam ve Rabia'mın büyükbabası yüzüklerimizi taktı. Herkeslerle kucaklaştık, tüm iyi niyet dileklerini topladık. Şerbetler içildi, börekler sarmalar yendi. Sonra Ankara havası eşliğinde biz nişanlımla döne döne oynadık. Bir gün evvelinde Rabia'mın yengesinden aldığım Ankara havası nasıl oynanır derslerinde öğrendiklerim sayesinde kız tarafında pek rağbet gördüm. Bilgecim tüm nişan boyu fotograflarımızı çekti. Emrah ile Züleyha da kameramanlarımızdı. Hatice gene ortamın eğlencesiydi. Kırdı geçirdi insanları esprileriyle. Didem iki dakkada pasta olayını organize etti. Velhasın, emeği geçen o kadar çok insan oldu ki, hepsine burdan teşekkür ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3143666812062356693?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3143666812062356693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3143666812062356693&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3143666812062356693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3143666812062356693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/07/byk-aile-fotograf.html' title='Büyük aile fotografı'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SHr6KoAu1II/AAAAAAAAAjw/FalZskyoOyA/s72-c/buyuk_aile.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6269974081663258977</id><published>2008-06-22T13:22:00.006+03:00</published><updated>2008-06-22T18:08:29.199+03:00</updated><title type='text'>Isparta'ya ateş almaya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SF4pcgPd4GI/AAAAAAAAAjg/GW5d5J9-Wio/s1600-h/asyu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SF4pcgPd4GI/AAAAAAAAAjg/GW5d5J9-Wio/s400/asyu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214650988209496162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hiç hesapta yokken haftasonu Isparta'ya ateş almaya gittim. ASYU (Akıllı Sistemlerde Yenilikler ve Uygulamaları) kongresine kabul edilen makalemizi Halit Hocam sunmak niyetindeydi fakat kendisinin yurt dışında katılması gereken bir toplantısı çıkınca bu görev bana kaldı. Sevinmedim desem de yalan olur zira durduk yere Isparta'ya gezmeye gitmezdim herhalde. İlk fikir ortaya çıktığında &lt;a href="http://ukutluay.blogspot.com/"&gt;Ümit &lt;/a&gt;ile önce Isparta, ordan Eğridir diye devam eden tüm haftasonunu kaplayan gezi planları yaptıydık fakat bir de Cumartesi akşamı katılmam gereken bir düğün olunca, Isparta gezim ateş almaya gelmiş gibi oldu. Sabah 6 çeyrekte inip, şehir uyanmadan caddelerinde dolaşıp, fotoğraf çektim. Güzel bir börekçi bulup, şehrin uyanmasını, otobüslerin çalışmaya başlamasını, esnafın dükkanlarını açmasını izleyerek kahvaltımı yaptım. Saat 9 civarı Süleyman Demirel Üniversitesi'ne intikal edip, kendi sunumumun da içinde bulunduğu oturuma katıldım. Yok otomatik özet çıkarma, yok akıllı müşteri tanıma sistemleri, yok dikkatli arayüzler derken keyifli bir oturum izledim. Bildirimi sundum. Bundan sonra yılda en az bir kez yurtiçi kongrelere katılınmalı kararı aldım.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SF4rvc3_Z4I/AAAAAAAAAjo/_GB9YQXhF-Y/s1600-h/tarlaya.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SF4rvc3_Z4I/AAAAAAAAAjo/_GB9YQXhF-Y/s400/tarlaya.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214653512746493826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şans bu ya, &lt;a href="http://kamiltulum.blogspot.com/"&gt;Kamil&lt;/a&gt; de hafta sonu ailesinin yanına Isparta'ya geliyormuş. Sabah kahvaltısına davet ettiler önce, yok sabah erken rahatsız etmeyeyim deyince,  sağolsunlar, sunum sonrasında üniversiteden alıp beni, saat 1 buçuktaki otobüsüme kadar ağırladılar. Sav'a doğru giderken bir tarlanın yanında dut yemeye durduk. Fotoğraftan da bellidir, ne zamandır ağaçtan dut yemediğimden midir bilmem pek hevesle seyirtmişim ağaçlara doğru. Dut, erik, kiraz, vişne, hoş sohbet, kuyu kebabı derken, koltuğumun altına da bir kasa kirazla uğurladılar beni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6269974081663258977?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6269974081663258977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6269974081663258977&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6269974081663258977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6269974081663258977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/06/ispartaya-ate-almaya.html' title='Isparta&apos;ya ateş almaya'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SF4pcgPd4GI/AAAAAAAAAjg/GW5d5J9-Wio/s72-c/asyu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5101799977243378813</id><published>2008-06-11T09:25:00.005+03:00</published><updated>2008-06-11T10:15:56.931+03:00</updated><title type='text'>En güzel haftasonu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SE9wIPjGfPI/AAAAAAAAAjY/e5LEXslAj9E/s1600-h/Picture+787.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SE9wIPjGfPI/AAAAAAAAAjY/e5LEXslAj9E/s400/Picture+787.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210506580805975282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu haftasonu Eskişehir'de geçirdiğim haftasonların en güzeliydi. &lt;a href="http://elegimsagma.blogspot.com/2007/11/masal.html"&gt;Masal&lt;/a&gt;daki Prensin, uzak tütün ülkesinin Kralı ve Kraliçesi olan anne ve babası su şehirine şeref verdiler. Su şehrinde yaşayan bozkırın kiraz ülkesinin Kralı ve Kraliçesi olan Prensesin annesi ve babası ile tanıştılar. Aileler Allah'ın emri Peyganberin kavli ile iki ülkenin gelecekte huzurlu, mutlu ve barış içinde yeni bir ülkeye evrilmesi için karşılıklı iyi niyetlerini bildirdiler. Prens ile Prenses masalın yeni bir bölümüne doğru yelken açtılar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5101799977243378813?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5101799977243378813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5101799977243378813&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5101799977243378813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5101799977243378813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/06/en-gzel-hafta-sonu.html' title='En güzel haftasonu'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SE9wIPjGfPI/AAAAAAAAAjY/e5LEXslAj9E/s72-c/Picture+787.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5013318112500876830</id><published>2008-06-11T09:02:00.003+03:00</published><updated>2008-06-11T09:24:08.298+03:00</updated><title type='text'>Deklanşör</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SE9qrgYCAXI/AAAAAAAAAjQ/mzUJLLlF_YU/s1600-h/Picture+766.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SE9qrgYCAXI/AAAAAAAAAjQ/mzUJLLlF_YU/s400/Picture+766.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210500589548601714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen hafta &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Deklanşör&lt;/span&gt; ismi ile çekilen kısa filmin setinde fotografçılık yaptım. Eskişehir'de bir grup insanın çektiği filmin Yardımcı Yönetmeni &lt;a href="http://no-tengo-lugar.blogspot.com/"&gt;Züleyha&lt;/a&gt; olunca, ben de ekibe set fotografçısı olarak dahil oluverdim. Dört gün süren çekimler esnasında bine yakın fotograf çektim. Filmin eğlenceli, &lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0005363/"&gt;Guy Ritchie&lt;/a&gt; filmlerini andıran, bol kuşturmacalı, kavgalı döğüşlü senaryosu, birbirinden ilginç oyuncu ve set ekibi sayesinde çekimler çok ama çok keyifli geçti. Dört gün süren çekimler, genelde gece ve bir kafe ve bir de bar sahnesini saymazsak sürekli açık havadaydı. Elemanlarla muhabbet çok güzeldi. Film ağır entellektüel içerikten çok uzak oldundan, ekip de yapılan işte "ben sanatçıyım uleyn" kasıntısından çok uzaktı. Çocuklar film çekiyor olmaktan çok eğleniyorlardı. Sete serhoş gelenler, sette içilen biralar, sürekli bir oraya bir buraya taşınan ekipmanlar, steady cam'li koşturmaca sahneleri, kareye giren bum, arkadan çekirdek çitleyerek bizi seyreden teyzeler, iyi kalpli ama huysuz görüntü yönetmenimiz, Vişnelikte geceyarısına kadar süren çekimler. Kanımca çok güzel bir iş çıktı, çok. Ben çok eğlendim. Şu sıralar kurgusu yapılan film bakalım neye benzecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5013318112500876830?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5013318112500876830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5013318112500876830&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5013318112500876830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5013318112500876830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/06/deklanr.html' title='Deklanşör'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SE9qrgYCAXI/AAAAAAAAAjQ/mzUJLLlF_YU/s72-c/Picture+766.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2186861936388849520</id><published>2008-05-30T22:32:00.007+03:00</published><updated>2008-05-31T08:07:51.798+03:00</updated><title type='text'>İlk fotograf yarışması ödülüm</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SEBXsxJoOiI/AAAAAAAAAig/EdrUF5Cxdn0/s1600-h/foto--maraton.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SEBXsxJoOiI/AAAAAAAAAig/EdrUF5Cxdn0/s400/foto--maraton.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206257595859876386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;2001 yılında başlayan fotoğraf maceramda ilk defa bir ödül alıyorum. &lt;a href="http://efsad.org.tr/"&gt;EFSAD&lt;/a&gt; geçen hafta Eskişehir'de fotoğraf haftası düzenledi. Hafta sonuna denk gelmesi nedeni ile sadece Cuma ve Salı etkinliklerine katılabildim. Cuma günü EFSAD camiası ile tanışmak açısından çok güzel oldu. En çok da &lt;a href="http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=N8U0J798IE6EMF86PCPA"&gt;Görüntü Estetiği&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=K8FIEUG6SB2BURLZVJA2"&gt;Fotoğrafa Başlarken&lt;/a&gt; ve&lt;a href="http://msn.estore.com.tr/EStore/Products.aspx?catalog=kitap&amp;amp;productid=KTI29591%287000000%29"&gt; Fotoğraf ve Sinemanın Toplumsal Tarihi&lt;/a&gt; kitaplarının yazarı &lt;a href="http://academy.anadolu.edu.tr/display.asp?kod=0&amp;amp;acc=lkilic"&gt;Levend Hoca&lt;/a&gt; yanımıza gelip, "Çocuklar sizi tanımıyorum, kimsiniz siz, nerden geldiniz, ne yaparsınız ?" dediği zaman mutlu oldum. Etkinlikler kapsamında ilk olarak Altan Bal'ın &lt;a href="http://belgeselfotografya.blogspot.com/search/label/Altan%20Bal"&gt;Kamyoncular&lt;/a&gt; gösterisini seyrettik. İşi daha önceden biliyordum ama gene de bir gösteri olarak seyretmek çok keyifli idi. Gösteriyi &lt;a href="http://www.fotoroportaj.org/anasayfa.htm"&gt;Fotoroportaj.org&lt;/a&gt;'dan Ali Saltan yaptı. Onunla da tanışma, ayak üstü de olsa fotoğraf üstüne iki satır konuşma fırsatımız oldu. Pek keyifliydi. Salı günü de Milliyet gazetesinden Hüseyin Özdemir'in Diğer isimli gösterisini seyrettik. Milliyet gibi bir gazetede çalışan bir fotomuhabir için hayat nasıldır hakkında fikir sahibi olduk.&lt;br /&gt;Etkinlikler içinde bir de Cuma günü başlayan bir Fotomaraton vardı. Cuma günü konu verilecek, Pazartesi'ye kadar da verilen temada beş fotoğraf çekilecek ve teslim edilecekti. Zor da bir tema seçmişler. "Su". Cumartesi uzun nöbetim boyunca ne çeksem nasıl çeksem diye düşündükten sonra hikayeyi kurdum. "Su ile ne yıkıyorum?" başlığı ile ellerimi, bulaşıklarımı, çamaşırlarımı, meyve sebze ve fotoğraf yıkayacaktım. Pazar akşamı çekimleri yapıp aralarından seçtim. Pazartesi de ekibe ulaştırdık. Bugün sonuçlar açıklandı. Birinci olmuşum. Çok mutluyum. Merak edenler için fotoğraflar &lt;a href="http://umutunfotografsergisi.blogspot.com/"&gt;fotoğraf blogum&lt;/a&gt;da. Nice fotoğraf yarışmalarına diyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2186861936388849520?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2186861936388849520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2186861936388849520&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2186861936388849520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2186861936388849520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/ilk-fotograf-yarmas-dlm.html' title='İlk fotograf yarışması ödülüm'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SEBXsxJoOiI/AAAAAAAAAig/EdrUF5Cxdn0/s72-c/foto--maraton.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-3738080225650510918</id><published>2008-05-25T17:38:00.004+03:00</published><updated>2008-05-25T17:54:27.804+03:00</updated><title type='text'>Çocuklarımız var artık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDl9mRJoOcI/AAAAAAAAAhg/WGayvs9m4uc/s1600-h/01-0902.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDl9mRJoOcI/AAAAAAAAAhg/WGayvs9m4uc/s200/01-0902.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204328940795607490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Güneş'imiz dün doğdu. Mehmet'imiz ve Berna'mızın oğulları Güneş dün dünyaya gözlerini açtı. Çocuklarımız var artık. Deniz'imiz, Ece'miz, Kiraz'ımız ve Güneş'imiz. Güzel günler göreceğiz,  Güneşli günler. Güneş de artık yaşama sevincimizin, umudumuzun bir parçası. Hoş geldin Güneş. Hoş geldin aramıza güzellik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-3738080225650510918?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/3738080225650510918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=3738080225650510918&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3738080225650510918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/3738080225650510918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/ocuklarmz-var-artk.html' title='Çocuklarımız var artık'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDl9mRJoOcI/AAAAAAAAAhg/WGayvs9m4uc/s72-c/01-0902.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-6347566320127840458</id><published>2008-05-23T08:58:00.003+03:00</published><updated>2008-05-23T19:30:21.400+03:00</updated><title type='text'>At kendini uçurumdan aşağıya!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDZddhJoOZI/AAAAAAAAAhI/x29pGbqHp00/s1600-h/die_welle.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDZddhJoOZI/AAAAAAAAAhI/x29pGbqHp00/s400/die_welle.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5203449181169531282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Almanya'da, otokrasinin, faşizmin, totaliterizmin dünyada doruk noktasını deneyimlediği topraklarda, bu deneyimin üzerinden 60 sene geçmesine rağmen hesaplaşma bitmiyor. "Die Welle", "Tehlikeli Oyunlar" da böyle bir film. Filmde pek çok ilginç nokta vardı ya bana ilk dokunan lise öğrencilerinin otokrasinin veya Almanya'da özdeşleştiği hali ile faşizmin nedenlerini bir çırpıda sayıvermeleri oldu. İnsanların işsizlik, ekonomik ve sosyal yokluk içinde nasıl varoluşlarını bir aidiyet içinde beslediklerini anlatmaları, bizim ülkemizin lise öğrencilerinden beklenmeyecek bir sosyal olgunluk göstergesiydi. Almanya nazizm ile hesaplaşırken kendi eğitim sistemi içinde demokrasi anlayışını yoğurmasının hikayesi olan filmde, toplumsal belleğin nasıl yaratıldığı ve korunduğu üzerine bir çok ipucu var. Otokrasinin kullandığı yöntemler, birey ve topluluk üzerindeki etkileri lise bitirme projesi çerçevesi içinde bir çırpıda anlatılıveriyor. Biz ise bırakın liselerde demokrasinin erdemlerini içselleştimiş bireyler yetiştirmeyi, 6-7 Eylül, Sivas veya Maraş gibi toplumsal utançlarımızla yüzleşmekten çok uzağız.  Ülkemizde bir yandan siyah/mavi önlükler ile  mini mini çocuklara andımızı söyletip, bir "disiplin" içinde uygun adım askeri bir düzen ile tasarladığımız sınıflara alıp, coğrafyanın bile "milli" olanını öğretmeye çalışıyoruz. Öğretmenlerin mutlak egemen olduğu, öğrencinin resmi ideoloji dışına burnunu bile çıkarmasına izin vermeyen milli eğitimimiz 1930'ların dünyasındaki yöntemleri aşmaktan çok uzak. "Fikri hür vicdanı hür" nesiller yetiştirmek ise sözde bile "ideal"imiz değil. Öte yandan ülkede iktidarı elinde bulunduran kesim ise otokrasinin tüm yöntemlerini kullanmakta. Örtünmek dini bir gereklilik olmaktan çok öte, egemen siyasanın üniforması olarak kullanılmakta. İnsanlar yokluk içinde aidiyeti cemaatlerde buluyorlar. Bu durum hem siyasal hem ekonomik rant olarak kullanılıyor. Bu iki kutup arasında bir o yana bir bu yana sallanan sarkacı kırmak ise çok zor gözüküyor. Bir yandan ekonomik bir gelişkinlik yaratmak gerekirken bir yandan da sosyal bir değişimi yaratacak mekanizmaları kurmak gerekiyor. Bunun hangi motivasyon ile yapılacağı da başka bir soru. Almanya sineması bu filmle bir kez daha demokrasinin değerini vurgulamak için üstüne düşeni yapmış. Seyredilmesi ve üstünde düşünülmesi gereken bir film.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-6347566320127840458?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/6347566320127840458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=6347566320127840458&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6347566320127840458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/6347566320127840458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/at-kendini-uurumdan-aaya.html' title='At kendini uçurumdan aşağıya!'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDZddhJoOZI/AAAAAAAAAhI/x29pGbqHp00/s72-c/die_welle.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-5923414998053029576</id><published>2008-05-20T19:13:00.005+03:00</published><updated>2008-05-20T21:25:59.069+03:00</updated><title type='text'>Mazi kalbimde bir yaradır</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDL7hEtzC8I/AAAAAAAAAhA/xHRJMCGhFVs/s1600-h/kilicoglu_blog.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDL7hEtzC8I/AAAAAAAAAhA/xHRJMCGhFVs/s400/kilicoglu_blog.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202497065186429890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;16/05/2008 tarihinden itibaren sinemamız artık hizmet vermemektedir.&lt;/span&gt; İlk gençliğe ait bir efsane daha tarihe karıştı. Artık kimse Kılıçoğlu'nda film seyredemeyecek. Eskişehirliler son dört gündür biraz eksildiler. Bir parçalarını alışveriş merkezleri, tüketim toplumunun amansız akışı kaptı. Sinema eskisi gibi, bir çok Anadolu kentinde bir tane bulunan, babadan, dededen sinemacıların yapacağı iş olmaktan çoktan çıkmıştı. Ankara Akün'ü kaybetti önce, Eskişehir Arı'yı. Geçen yaz Kavaklıdere karlı olmadığı nedeni ile kapandı. Balıkesir'in Şan Sineması son günlerini yaşıyor belki de. Küresel dağıtım firmalarının tekelindeki sinemaya bağımsız yapımcıların ve dağıtım şirketlerinin veya küçük sinemaların dayanması neredeyse imkansız. Kızılırmak belki de elimizdeki son kalan değer. Koruyup kollamak lazım. Bilmiyorum belki de vazgeçmek lazım. Amazon'a girip, olmadı köşedeki kopya DVDciye uğrayıp istediğimiz filmi almak mı lazım?  106 ekran televizyonlarımızda, 5 artı 1 kablosuz ses sistemlerimizle blueray disklerimizden "yabancılaşma" üstüne yapılmış Avrupa filmlerini izleyip, "biz nerede yanlış yapıyoruz?" diye mi düşünsek?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-5923414998053029576?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/5923414998053029576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=5923414998053029576&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5923414998053029576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/5923414998053029576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/mazi-kalbimde-bir-yaradr.html' title='Mazi kalbimde bir yaradır'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDL7hEtzC8I/AAAAAAAAAhA/xHRJMCGhFVs/s72-c/kilicoglu_blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-8708603024764517638</id><published>2008-05-19T15:03:00.006+03:00</published><updated>2008-05-20T00:16:21.953+03:00</updated><title type='text'>Kurucaşile, olmadı Amasra</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHajUtzC3I/AAAAAAAAAgY/bWRfuiZDG-Q/s1600-h/Picture+067.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHajUtzC3I/AAAAAAAAAgY/bWRfuiZDG-Q/s400/Picture+067.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202179344980708210" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;19 Mayıs'ı fırsat bilerek aldık haritayı önümüze, vurduk kendimizi yola. Planımız sabah erken Ankara'dan çıkıp öğle yemeğini Amasra'da yemek, akşam yemeğine Kurucaşile'ye geçmek. Geceyi de Kurucaşile'deki &lt;a href="http://www.uralotel.com/"&gt;Ural Otel'&lt;/a&gt;de geçirmekti. İki hafta öncesinde Amasra'da yer bulamayınca böyle bir plan yapmıştık. Günümüz çok şahane başladı. 45'lik dinleye dinleye Amasra'ya vardık. Dalgakırandan başlayan güzel bir yürüyüş sonrasında acıkan bünyeyi Çeşmi Cihan'da balığa doyurduk. Eksik kalmasın aman diyip atladık bir tekneye, o dalga senin bu dalga benim, denizden de bir Amasra turu attıktan sonra közlenmiş mısırlarımızı alıp koyulduk Kurucaşile yoluna.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHdzUtzC4I/AAAAAAAAAgg/uuu7pxIBD_4/s1600-h/Picture+114.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHdzUtzC4I/AAAAAAAAAgg/uuu7pxIBD_4/s400/Picture+114.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202182918393498498" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu kadar mı yeşil olur, asfaltın çatlaklarından yeşil fışkırıyordu adeta. Karadeniz'in denize paralel dağlarının eteklerinde bir o yana bir bu yana süzülerek 40 km'yi bir buçuk saatte aşıp Kurucaşile'ye vardık. Çok sakin, hakikaten küçük, huzur veren bir kasaba bulduk karşımızda. Yeşil deniz ile kucaklaşırken araya yerleşmiş insancıklar. Fakat otelin, öyle web sitesindeki afilli turistik durumla hiç mi hiç alakası yok. En güzel yeri, bahçesindeki çay bahçesi. Bir poyraz vardı ki bahçede oturmak bile kısmet olmadı. Otelde çoğunlukla tersanede çalışan işçiler kalıyormuş. Odalar pejmürde. Şöyle ki bize ilk gösterdikleri odanın banyosunun camı yoktu. Gazete ile örtmüşler, o da yağmurda erimiş. İkinci odaya sigara kokusundan girmenin imkanı yoktu. Sezonda nasıldır bimem ama Mayıs ayı için iyi bir tercih olmadığını söyleyebilirim. Kurucaşile'yi şöyle bir çay içmek için durulacak güzel bir Batı Karadeniz kıyı kasabası olarak  listemize ekledik. Ama kalınacaksa, ille de Amasra. En kalabalık gününde akşamın 8'inde geri döndüğümüz Amasra'da bir ev pansiyon kiraladık. Eşyaları eve atar atmaz güneşi batırmaya küçük liman kıyısında Konak Cafe'ye gittik. Sonrasında Çınar Restoran'da bir balık ziyafeti daha çektik. Kalabalık olduğundan 9'da verdiğimiz siparişi saat 11'de yiyebildik ama olsun.. Tüm restoran bu durum ile o kadar eğleniyordu ki sormayın gitsin. Siz garsona sesleniyorsunuz, "Ustam salata nerde kaldı?" diye, yandaki amca  cevap veriyor, "Ohooo, daha dur, siparişi vereli 10 dakika oldu, onun yarım saati daha var." diye.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHpKUtzC5I/AAAAAAAAAgo/Ov_eKCPtHp0/s1600-h/Picture+108.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHpKUtzC5I/AAAAAAAAAgo/Ov_eKCPtHp0/s400/Picture+108.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202195408158395282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pazar günü denize nazır güzel bir kahvaltı sonrasında Safranbolu'ya geçtik. Çarşı pek bir kalabalıktı. Kalabalık yakışıyor Safranbolu çarşısına. İncik boncukçular arasında kaybolduk. Konak gezdik. Bir demirci ustasına hal hatır sorduk. Yorulmuş, "soluklanayım hazır siz gelmişken" dedi, çay söyledi. Muhabbetine eşlik ettik. Cevizli yayım, üstüne zerde yedik. Hasır şapka yetmedi bir de tahtadan üç boyutlu bir bulmaca aldım kendime. Son bir çarşı içine uğrayıp türk kahvesi içtik. Gül yaprakları dolu bir tepside yanında karadut şerbeti ile sundular kahveyi. Mutlu olduk.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHquUtzC6I/AAAAAAAAAgw/JAW96cygTLU/s1600-h/Picture+124.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHquUtzC6I/AAAAAAAAAgw/JAW96cygTLU/s400/Picture+124.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202197126145313698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Akşam üstü çıktık Safranbolu'dan. Kardemir'in o büyülü görüntüsü önünde fotograf çekinmek için durduk. Görenler gülmüştür ya olsun, "fabrikanın önünde de fotoğraf çekilir mi?" çekilir tabii. Hele ki o fabrika, ağır sanayiinin ikonu olmuş bir demir çelik fabrikası ise. Son olarak da yol üstünde Çay ilçesindeki kahveye uğradık. Kahveci amcanın halini hatrını sorduk. Daha önceden de uğradığım bir kahve idi. Amca hoş sohbet, yaşı iyice geçkin, çay parası almadı bu sefer bizden. Uğurlar olsun diyip yolcu etti bizi. İki günlük çok güzel bir seyahat oldu. Gezmek çok güzel bir şey, kesinlikle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-8708603024764517638?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/8708603024764517638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=8708603024764517638&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8708603024764517638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/8708603024764517638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/kurucaile-olmad-amasra.html' title='Kurucaşile, olmadı Amasra'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SDHajUtzC3I/AAAAAAAAAgY/bWRfuiZDG-Q/s72-c/Picture+067.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-2081140571203401675</id><published>2008-05-13T08:47:00.006+03:00</published><updated>2008-05-13T09:31:11.311+03:00</updated><title type='text'>Yaşamın içkinliğinin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCkypktzC2I/AAAAAAAAAgQ/g-2tWr3iiWY/s1600-h/001.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCkypktzC2I/AAAAAAAAAgQ/g-2tWr3iiWY/s400/001.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199742934587738978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hayvan, bitki, çocuk ve Yumurta&lt;/span&gt;, Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi &lt;a href="http://felsefe.gsu.edu.tr/tr/akademikpersonel/index.php"&gt;Zeynep DİREK&lt;/a&gt;'in Yumurta filmi üstüne yazdığı yazının başlığı. Yazı film hakkında okuduğum en derli toplu eleştiri. Yazının beni en çok etkileyen bölümünü aşağıda sunuyorum. Bu parçanın üstüne tıklayarak da yazının tamamına ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=157764"&gt;Ölüm dünyanın sıradan gündelikliğini, iş güç peşinde yuvarlanıp gitmeyi, varolmak uğruna küçük hesap kitap yapmayı askıya alır; bizi özsel bir yanımızla ait olduğumuz kutsalın alanına döndürüverir; dünyanın ardalanından görünen doğal yaşamla ilişkimizi yeniden kurar. Marketten yumurta almakla, yumurtayı kümesten, bir tavuğun altından almak çok farklıdır. ‘Çok sevilen’, ‘yeniden döşenen’ bir kent evi ile bu ekonominin tamamen dışında bulunan, modern bir mutfağı olmayan, güzelliğin eşyalaştırılmadığı ve fetişleştirilmediği, fakat ölülerin çiçeklere dönüştüğü ve bir sohbetin muhatapları oldukları bir evde yaşamak çok farklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukları ölümden sakınan ve onları ölümün hiç uğramadığı pembe dünyalar kuran modern kent burjuvazisi normları ile çocukların mezarları suladıkları, ölümden sakınılmadıkları yaşam bambaşkadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutsalı tanımayan, ateist bir prafan dünya insanının bir kurban adağını yerine getirirken daha da yaklaştığı içkinliğin haberci izleridir hayvan, çiçek ve çocuk... Hayvan, bitki ve çocuk iş güç hayatı, dünyanın karşılıklılık ekonomisi ile yaşamın içkinliği arasındaki sınırda dolanırlar. İçkinlik camların kırılmasıyla, elektiriklerin kesilmesiyle, dünyaya dönüşün sürekli ertelenmesiyle yaklaşır ve musallat olur.&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-2081140571203401675?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/2081140571203401675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=2081140571203401675&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2081140571203401675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/2081140571203401675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/yaamn-ikinliinin.html' title='Yaşamın içkinliğinin'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCkypktzC2I/AAAAAAAAAgQ/g-2tWr3iiWY/s72-c/001.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-717440535208445005</id><published>2008-05-08T09:21:00.004+03:00</published><updated>2008-05-08T09:38:47.306+03:00</updated><title type='text'>Film Festivali</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCKb_9taFpI/AAAAAAAAAf4/XWvIvwnabFg/s1600-h/eff.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCKb_9taFpI/AAAAAAAAAf4/XWvIvwnabFg/s400/eff.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5197888443138053778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eskişehir'e gelmeden hemen önce yazmıştım. Hatırlarsınız. Bir sürü festival var önümde diye. Beklediğim festivallerden biri de &lt;a href="http://eskfilmfest.anadolu.edu.tr/program.asp"&gt;Film Festivali&lt;/a&gt; idi. Pazartesiden bu yana her akşam saat 9 seansında Sinema Anadoluya gidiyorum. Kampüs içinde olmaz bünyeme zaten iyi geliyor, bir de üstüne festival havası eklenince deymeyin keyfime. Pazartesi Amerikan Düşleri, Salı Sürgün dün ise Hayat Bağları filinin ilk yarısını izledim. Malum festival filmlerinde her daim insan aradığını bulamıyor. Bazen de hayal kırıklığı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCKeR9taFqI/AAAAAAAAAgA/8F30ncN46tc/s1600-h/surgun.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCKeR9taFqI/AAAAAAAAAgA/8F30ncN46tc/s400/surgun.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5197890951398954658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu üç filmn en etkileyicisi &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0488905/"&gt;Sürgün&lt;/a&gt;'dü. Film inanılmaz bir görsellikler, ok baif bir hikayey, çok zekice hazırlanmış bir kugu üstünden anlatıyor. Güçlü bir atmosfer içinde, kusursuz bir işçilikle aile, baba ve eş kavramları anlatılıyor filmde. Yönetmeni &lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm1168657/"&gt;Andrei Zvyagintsev&lt;/a&gt;. Yönetmenin bundan önce yaptığı fim, &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0376968/"&gt;Dönüş&lt;/a&gt;, DVDcilerden bulunuyormuş. Bugün onu alıp, haftasonu seyretmek niyetindeyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-717440535208445005?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/717440535208445005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=717440535208445005&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/717440535208445005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/717440535208445005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/film-festivali.html' title='Film Festivali'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCKb_9taFpI/AAAAAAAAAf4/XWvIvwnabFg/s72-c/eff.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18225959.post-4980884893603998370</id><published>2008-05-07T16:04:00.003+03:00</published><updated>2008-05-07T16:49:07.715+03:00</updated><title type='text'>İlk 10K koşum...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCGpLNtaFoI/AAAAAAAAAfw/rQ6CUjT2ir8/s1600-h/10K.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCGpLNtaFoI/AAAAAAAAAfw/rQ6CUjT2ir8/s400/10K.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5197621455086032514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ne zamandır spor yapıyorum da hiç bir hedef için yapmamıştım. Özellikle Eskişehir'de olmamın da verdiği bir rahatlıkla, şu sıralar spor yapmak için daha çok zamanım oluyor. Dedim ki tam zamanıdır. 26 Ekim 2008'de &lt;a href="http://www.istanbulmarathon.org.tr/"&gt;Avrasya Maratonunun&lt;/a&gt; 10.su  koşulacak. Tarih tam da benim Eskişehir maceramın sonlarına rastlayacak. Hal böyle iken önümüzdeki 6 ay güzel bir antreman programı ile ben Avrasya Maratonu kapsamında koşulan 15km yarışında yarışabilirim diye düşündüm. Aradım, taradım, okudum bir antrenman programında karar kıldım. &lt;a href="http://www.runnersworld.com/"&gt;Runner's Word&lt;/a&gt;'e kaydoldup antrenman tarihçemi tutmaya da başladım. İlk gün 5K (kilometre koşucu dünyasında K diye kısaltılıyor) koştum ki zaten daha önceden de haftada 1-2 defa 6K koşuyordum bu nedenle çok yıpranmadım. Dün ise 10K koştum, ki bu hayatımda ilk 7K ve 1 saat üzeri koşumdu. 1:19:35'de ortalama 7.5 km/saat gibi bir tempoda koştum. Ekim ayında 10km/saatlik bir tempoda 1.5 saat koşmayı başarırsam, tahmini 1500kişinin katılacağı bu yarışı 1000li sıralarda tamamlayabilirim. Tamamlayan herkese nasılsa madalya veriyorlar :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18225959-4980884893603998370?l=www.umutungunlugu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.umutungunlugu.com/feeds/4980884893603998370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18225959&amp;postID=4980884893603998370&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4980884893603998370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18225959/posts/default/4980884893603998370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.umutungunlugu.com/2008/05/ilk-10k-koum.html' title='İlk 10K koşum...'/><author><name>Umut DURAK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00177195739444382935</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/TN22cTUpDyI/AAAAAAAABMg/0_Mcj90J2HE/S220/portre.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gn_qn9sZe2E/SCGpLNtaFoI/AAAAAAAAAfw/rQ6CUjT2ir8/s72-c/10K.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry></feed>
